Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Moltke’nin Mektubundan; 8 Kasım 1838, Malatya’da Ramazan)

Şimdi biz Ramazan-ı Şerifte, yani o yüce oruç zamanında bulunuyoruz. Güneş gökte iken ne yiyebiliriz ne de içebiliriz; bir çiçeğin kokusu, bir tutam enfiye, bir yudum su ve hepsinden daha kötüsü çubuk yasaktır. Çoğu zaman akşam saat 5’e doğru kumandanın yanına gidiyorum, paşalar orada toplanıyor, hepsinin saati elinde. Büyük pirinç sini meyveler, zeytin, güneşte kurutulmuş sığır eti, peynir, şerbet gibi şeylerle örtülmüş. Şimdi 12’ye (Türk saat ile) sadece bir dakika var, çorbanın kapağı kaldırılıyor ve insanı çileden çıkaran koku sabırsızlığı son haddine getiriyor. Nihayet, muhakkak 100 saniye çeken bir dakikadan sonra, imam Lâilâhe İllallah diyor, bir Bismillah ve Elhamdülillah ile herkes yakınında ne varsa saldırıyor, uzun yoksunluğun acısını pilavla koyun etinden çıkarıyor.

Dostlarımız ve arkadaşlarımız Türkler için tütün içmeden çalışmak imkânsız olduğundan şimdi her iş gece yapılıyor. Büro açık, mektuplar okunuyor ve gönderiliyor, raporlar alınıyor, işler konuşuluyor. Sana, gece yarısından iki saat sonra askerlere ikinci yemeğin verildiğini söyleyecek olursam buradaki idareyi tasavvur edebilirsin; sabaha doğru herkes yatıyor; ertesi gün de mideleri bozuk ve keyifleri yerinde değil. Sf. 230

Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın