(Moltke’nin Mektubundan; 20 Şubat 1839, Malatya)
Konya, Ankara ve Malatya’da kırk bin kadar sipahi ve redif askeri toplanmıştır. Sadece bu bir felâket, hem de çifte felâkettir, çünkü hükümet bu insanları asker olarak beslemek zorunda kaldığı gibi onlardan uyruk sıfatıyla vergi alamaz; bunların ticaretleri, sanatları durur, tarlaları yoz kalır ve çoluğu çocuğu sefalete düşer. Rediflerden başka muvazzaf kıtaların da ikmali lâzımdır. Bizim askerlerimiz arasında, eşi görülmedik derecede ölüm var. Olayları kaydedeceğim: 3’üncü hassa piyade alayından, burada geçirdiği on iki ay zarfında 1026 kişi öldü, yani toptan kuvvetinin yarısı. Muhtar Paşa’nın hassa redif livası dört ayda 800 asker kaybetti, bu da on iki ayda 2400, yani mevcut kuvvetin yarısı eder; en az zayiat veren liva Kürt Mehmet Paşa’nınki, Garzan dağına olan küçük seferimizde ölen ve yaralananlar da dâhil bütün zayiatı 200 kişiden ibaret; geri kalan bütün alaylar hastalık yüzünden çok kayıp verdiler. Eğer bir barış yılı içinde kuvvetimizin üçte birini gördüğümüzü söyleyecek olursam muhakkak ki yine hakikatten geride kalmışımdır.
Bu şartlar içinde ve ikmal hemen hemen tamamıyla Kürdistan’a yüklendiği için asker toplama, devlet makamlarının köylere baskın etmesi şeklinde, öyle köyler var ki içinde genç ve çalışabilir kimse kalmamış, insan bu adam avcılığında hazır bulunmalı, bu elleri bağlı ve gazap dolu bakışlı yeni askerlerin gelişini görmeli ki hükümetin, bütün iyi niyetine rağmen, bu halkın ruhunda nasıl kendisine karşı tam bir nefret uyandırdığını anlayabilsin. Günümüzdeki bu dertlere, gelecekte, aslında çok seyrek olan Müslüman nüfusunun zorunlu olarak azalması, millî servetin tükenmesi ve onların geldiği pınarların da tamamıyla kuruması katılacaktır. Sf. 241
Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın