“İşte tam böyle bir “yoklama” sırasında koğuşlar arasında “kontrole çıkan” Şevket Bey, ayağında çizmelerle tren rayları arasından geçerken, vagonları manevra yaptıran lokomotifin altına düştü ve ayakları dizlerinden kesildi. Herkes telaşa düştü ve kendisine yardıma koşmak istedi. O ise kanlar içinde yerde yatarken yanına koşan çocukların yardımını reddederek, “Beni onbaşılar kaldırsın!” diyerek bırakmadı, çünkü onbaşılar Türk’tü, öteki askerlerin ise hepsi Ermeni. Yine de arkadaşlar koşup kamyon getirdiler ve kendisini hastaneye götürmek istediler. Ne var ki “puantör” Şevket Bey “Ermeni eli dokunmadan” Müslüman iki onbaşının elleri arasında, orada, kan kaybından yaşamını yitirdi. Hepimiz büyük üzüntü ve şaşkınlık içindeydik, olay yerine gelen babacan Faik Çavuş bizi teselli etti ve Allah’ın adaletinin böylece gözlerimizin önünde tecelli ettiğini söyledi.” Sf. 126
Alıntı; Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri – Rıfat N. Bali, (Kitabevi Yayınları, 1. Baskı 2008 – Sf. 126, 127) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın