Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Yahudi genç kızlar arasında yaygınlaşan fuhuşu önlemek için Samuel Cohen’in tavsiye ettiği en önemli tedbir eğitimdi. Sf. 341

İstanbul’da fuhuş faaliyetinin esas itibariyle yabancı uyruklu Yahudiler tarafında yaygın bir şekilde icra edilmesi yerel Yahudi cemaatini de etkileyecekti. İstanbul Yahudi cemaati Osmanlı topraklarında doğmuş hiçbir Yahudi genç kız veya kadının fuhuş ve genelev patronluğu yapmamasıyla övünüyordu. Fuhuş faaliyetlerinin ezici çoğunluğunun Aşkenazların elinde olması ise İstanbul Aşkenaz cemaati için bir faciaydı.  Sf. 341

Fahişeler arasında Sefarad kökenli hiçbir genç-kız veya kadına rastlanmadığından İstanbul Sefarad cemaati bu mesele karşısında lâkayt görünüyordu. Ancak bu durum Balkan Savaşları’nın meydana getirdiği göçlerin ardından değişiyor, bazı Sefarad genç kızların fuhşa başlamaları İstanbul Sefarad cemaatini alarma geçiriyordu. Bir kaynağa göre İstanbul’da iki yüz Yahudi aile geçimini fuhuştan sağlıyordu. Bu ailelerin fertleri kendi içlerinde görev dağılımı yapmışlardı: Kadınlar genelevlerin kapılarında para tahsil ediyor, yaşlılar ise ya müşteri çağırıyor veya sadece fuhuşla iştigal eden Aşkenazların müdavimi oldukları Or Hodeş sinagogunu yönetiyorlardı. Böyle bir sinagogun mevcudiyetinin nedeni fuhuşla meşgul bu iki yüz ailenin mensuplarının namuslu ailelerin müdavimi olduğu sinagoglara girmelerinin engellenmesiydi. Sinagogun başkanı, Osmanlı yetkililerinin 1892 yılında Galiçya’ya iade etmeyi reddettiği ve Osmanlı Devleti hesabına casus olarak çalıştığı ileri sürülen esrarengiz Michael Moses Salamonovitz, namı diğer Michael Paşa idi. Sf. 342

13 Haziran – 13 Temmuz 1878 tarihlerinde Berlin’de toplanan konferansın sonunda imzalanan 1878 Berlin Antlaşması uyarınca Batılı ülkeler, İstanbul’da Konsolosluk Mahkemeleri kurma, kendi tabiiyetindeki kişileri bu mahkemelerde yargılama haklarını elde ediyorlardı.  Bu durum karşısında fuhuşla mücadele etmek zordu.

Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 341 ile 344 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın