Yolgeçen, saldırılar başlamadan önce Taksim Meydanı, Sıraselviler, Rum Kilisesi Aya Triada önünde kısa konuşmalar yaparak yağmacıları topladı. Her konuşmasında kendisini farklı derneklerin başkanı olarak tanıtan Yolgeçen konuşmaları boyunca omuzlarda taşındı. Yağmalamalar başladığında yine en önde o vardı.
Sonunda 7 Eylül akşamı diğer öğrenci dernekleri ve Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti’nin yöneticileriyle birlikte yakalandı. Burada, “Askerlik görevini yapmamış, askere gönderilmesi gerekiyor” denilerek Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından diğer zanlılardan ayrı tutuldu. Tuzla Piyade Yedek Subay Okulu’na götürüldü.
Olaylar nedeniyle hakkında açılan davanın ilk duruşmasına yedek subay üniformasıyla geldi. İlk ifadesinden sonra avukatının isteği üzerine duruşmalardan muaf tutuldu. “Duruşmalara katılmasına gerek” yok karan o günkü şartlarda ve böylesi bir davada çok önemli bir ayrıcalıktı!
Yolgeçen dava sonunda beraat etti. Askerliğini bitirdikten (!) sonra avukat oldu ve Adnan Menderes’in yanında görev yaptı. Darbeden sonra bu kez Süleyman Demirel’le sıcak ilişkileri başladı. Demirel, Yolgeçen’i Türk Hava Yolları Hukuk Müşaviri yaptı. Hep esrarengiz olaylarla anıldı. Sonunda Beykoz’da yine esrarengiz bir şekilde öldürüldü. Sf. 89, 90
Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 89, 90) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın