Hereke kumaşından bir sandalye getirdim, öylece takım bozulmamış oluyordu. Atatürk bunu görünce sordu:
-“Niye koltuk vermiyorsun?”
-“Koltuk bitti. Aynı desenden sandalyesini verdim.”
Atatürk sinirlenmişti:
-“Hayvan, kafanı kullan, koltuk ver” dedi.
-“Aynı renk olsun diye sandalye getirmiştim efendim.”
Tekrar: “Hayvan kafanı kullan” dedi.
Bu sözlere çok canım sıkıldı. Gerçi arada sırada alışkanlıkla bu hitabı işitmiyor değildim. Fakat nedense bu kez bana dokunmuştu. Koşa koşa yukarı çıktım. Kendimi tutamayıp başladım koca adam hüngür hüngür ağlamaya.
Az sonra eski Başyaver Cevat Abbas’la, ikinci Yaver Naşit yanıma geldiler:
-“Niye ağlıyorsun?”
-“Hayvan dedi.”
-“Bize her gün eşşoğlu eşek diyor. Darılıyor muyuz? Ne var dediyse? Hayvan mı oldun hemen. Nazik, terbiyeli adam… Hepinizi seviyor. Sevmese bunca yıl yanında tutar mı? Ama arada bir böyle konuşuyor. Ne var alınacak. Koskoca reisicumhur. Her şeyi söyler.” Sf.207
Alıntı; Atatürk’ün Uşağı Cemal Granda Anlatıyor – Cemal Granda, (Kristal Kitaplar, 1. Baskı Mart 2007 – Sf. 207) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın