Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

1829 Edirne Antlaşması ile Klenler’in bağımsızlığını kabul ediyordu; beylikleri yutmuş, imparatorlukları kaldırmış Osmanlı’dan ilk kez bir devlet çıkıyordu, mesajının çağdaşları için ürkütücü olduğunu bugün netlikle saptayabiliyoruz.

1830 yılında Iran ile yapılan Türkmençayı Antlaşması ile de, o zamana kadar İran Ermenistan’ı olarak bilinen çok geniş topraklar Rusya’ya geçiyor ve Rusya Ermenistan’ı doğuyordu. Artık Avrupa’nın büyük devletleri için Türkiye’yi parçalamaktan vazgeçmek ve tam tersine yaşatmayı en önemli politika bilmek dönemi başlıyordu; Rusya’yı durdurmak ile Türkiye’yi yaşatmak aynı politikanın iki adıdır.

Tanzimat’ı anlayabilmek için, mutlaka, İstanbul-Mısır Hidivliği ilişkilerini hesaba katmak gerekmektedir, yerli ve Batılı pek çok tarih yazımında ihmal edildiğini biliyoruz. Burada hesaba katmamız gerekli olan ayrıntılı tarih değil, Hidiv Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim’in komutasındaki Mısır kuvvetlerinin İstanbul’a karşı yürüyüşe geçtiğinde, Akka, Şam, Halep ve Hatay’ı, nerede ise hiçbir mukavemetle karşılaşmadan alarak, 1832 yılında Konya’ya girmesidir; bir yıl sonra da Kütahya’yı alıp İstanbul kapısına dayandığını hatırlıyoruz. Sf. 286

Derslerden üçüncüsü, İbrahim karşısında büyük korkuya kapılan İstanbul’un yardım için Rusya’ya başvurması, Rusya’nın Boğaz’ı savunmak için donanma göndermesi ve arkasından Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Türkiye’ye yardım taahhüt etmesidir; bunun, Paris ve Londra’da büyük kaygılara yol açtığını tahmin etmek zor değildir. Osmanlı’yı reforme ederek güçlendirmek planı bir kez daha kendisini zorluyordu. İkincisi, Arap nüfusunun yoğun olduğu eyalet ve vilayetler bir yana, Türkler’in rengini verdiği vilayetlerin bile İbrahim komutasındaki Mısır kuvvetlerine büyük bir teslimiyet ile kapılarını açması ile düzenin çürümüşlüğünü, kör gözlere de gösteriyordu. Sf. 286

Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın