Halkın “Maviler” ve “Yeşiller” olarak iki hizbe, bölünmesi de bu dönemde başlamasa bile, Justinyen Çağı’nda önem kazanmıştı; bu bölünme sportif olduğu kadar ve daha çok, politik idi. O dönemde politika hipodromda, daha sonra “At Meydanı” denilen şimdiki Sultanahmet alanı ve çevresi, yapılıyordu; “Maviler” yüksek tabakaları ve “Yeşiller” ise yoksulları çağrıştırıyordu, “Mevlevi” vs “Bektaşi” bölünmesine benzetebiliriz.
Maviler, Ortodoks ve Yeşiller, heretic, sapkın idiler; Ortodoks Justinyen, paganları çok acımasızca bastırıyordu ve bunlar da Yeşiller içine sığınmışlardı. s.254, 255
Justinyen barışı için bu iki hizbin, zaman zaman kanlı olmak üzere, kavgası kaçınılmazdır; “bizanten politika” repertuarında bir tür planlı kavgalara ayrıca yer var. Gerginliği boşaltmayı sağlamaktadır; supap mekanizmasını hatırlatıyor, basınç dışa çıkarılmaktadır.
Planlı supap mekanizmasında aksaklıklar olabiliyor, zaman zaman hipodromda, “Maviler Yeşiller el ele” sloganları da yükseliyordu ki çok tehlikelidir.
Bu durumda ciddi isyanlar ortaya çıkıyordu; 532 yılı tarihli,“Nika İsyanı” bunlardan birisi oldu. Bu isyanla Justinyen tahtını hemen hemen kaybetmişti,
Hem kanlı seyirlikleri sürekli düzenlemek ve hem de halkı ikiye bölüp sürekli birbiriyle kavga ettirmek; “bizanten senaryo” ile bu anlatılmak istenmektedir. s.256
Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – s. 254 ile 256 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın