Özdemir oğlu Osman Paşa atları soylu diye beş baş Çerkez esirine bir at alırlar ve verirler. Ama gayet hırsız kavimdirler. Hani bu diyarda hırsızlık etmeyenlere «yiğit değildir» diye kız vermezler. Onun için gece olunca siyah elbiseler giyip hırsızlığa giderler. Kızları, oğlanları, hatta kart adamları bile evde, dağda, tarlada bulduklarını alıp sağ salim köyüne dönerse kurtulur. Yoksa geriden kovalayıp yetişirlerse onu tutup esir ederler. Ya Osmanlıya veya Tatar’a satarlar. Veyahut bin baş, iki bin baş mal karşılığı kurtulur. Baş mal diye tabir ettikleri bin, iki bin canlı at, koyun, esir, zırh ve zırhlı-külâh şeylerdir.
Hâlâ işleri, güçleri birbirlerinin köylerini ve konaklarını vurup geçinmektir. Öylesine hırsızdırlar ki gözden sürmeyi çalar, göz yerinde kalır. Ta bu derece haramidirler. Ama misafirlerinin bir hardal tanesi uğruna ölürler. Herkes konuğunu yedirir, içirir, misafirperverlik ederek gideceği köye kadar götürür. s. 419
Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, s. 419) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın