Bu durum altı-yedi yıl sürdü, ta ki sultan sonunda sürdürdüğü bu uzun savaşların isyankâr Dersimde boyun eğdiremeyeceğini ve bir yarar da sağlamadığını hissedene kadar. Tersine, Dersimlilerin içlerindeki savaşçı ruhu daha da körüklemiş, Osmanlı devletine yarar getireceğine iki, üç katı zarar vermiş oldu. Çabalarının böylece tümüyle boşa gittiğini görünce Dersim vilayetini dağıtmak zorunda kaldı. Yani devlet otoritesini tanımış olan yerlerin büyük küçük tüm yöneticilerini Dersim’in civarındaki vilayetlere bağladı. Mesela Tercan ve Kuzuçan’ı Erzincan mutasarrıflığına. (Erzurum vilayetine) bağladı; Hozat’ı vilayetlikten mutasarrıflığa (Harput vilayetine bağlı) indirdi ve kaymakamlarca yönetilen Pağ, Mazgirt, Kızıl-Kilise, Peri ve Çemişgezek’i bu mutasarrıflığın yetkisine verdi; ama bu kasabalardan uzak kalmış Dersim’in doğusundaki bazı köyleri Kiğı kaymakamlığına bağladı. İsyankâr tutumlarını sürdüren Dujik ve Kuti Deresi ise tamamen bağımsız kaldılar. Sultan sonunda bir avuç dağlıyı durdurmakta başarısız oldu. Onlar ise isyankâr hayatlarına ve baskınlarına devam etmekteler. Sf. 168
Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın