Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Bu sırada (Elazığ) hükümet binasına giren asi lider Şeyh Şerif, halkı toplayarak maksat ve gayesinin, dini ve Kuran’ı kurtarmak olduğunu, halka katiyen tecavüz niyetinde olmadığını söylüyordu.

O, bu teminatı verirken, öte yandan adamları evleri ve mağazaları yağmalamaya başlamışlardı. Bu yağmalamalar karşısında halk Şeyh Şerif’e başvurmuşsa da çapulculuk önlenememişti. Sf. 383

Bir yandan Elazığ’ı işgal eden asilere karşı askeri tedbirler alınırken, diğer yandan asilerin yağmacılığı ve çapulculuğuna karşı cephe alan halk silaha sarılmış ve giriştiği çatışma sonunda 26 Şubat’ta asi Kürtleri şehri boşaltmaya mecbur etmişlerdi. Firar eden asilerin büyük bir kısmı Palu’ya doğru çekilmişlerdi. Sf. 384

Bu olaylar üzerine Elazığ ve Çevresi Komutanlığı’na atanan 17. Tümen Komutanı General Nurettin, 1 Mart 1925’te Elazığ’a görevi başına gelmiş, bu arada 13. Alay da asayişi sağlayarak Palu bölgesinde yapacağı tedip harekâtın hazırlığına başlamıştı. Sf. 384

Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap, Ekim 2012, Sf. 383, 384) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (2007); Harput’ta halk zaten Kürt saldırısını bekliyordu. Hükûmet kuvvetlerinden ise bir haber yoktu. Elazığ işgal edilip Mutasarrıf esir alınmış ve Şeyh Şerif birisini mutasarrıf tayin edip yanına yeteri kadar asi bırakarak “Ben Diyarbakır’ı almaya gidiyorum ” demiştir. Asi Kürtler Elâzığ’ı yağma ve talana başlayınca Harput’ta şehrin ileri gelenleri 5 Mart akşamı Ulu Camide toplanıp, şehri Kürtlerden kurtarmaya karar vermişler. 6 Mart 1925 günü sabah namazından sonra eli silah tutan genç yaşlı herkes Elazığ’a girerek Kürtlerle çatışmış ve onları şehirden kovalamışlardır. Ertesi gün Malatya tarafından gelen Kâzım Paşa komutasındaki Fırka isyancıların peşine düşmüştür. Kâzım Paşa tellal (bağırıp davul çalarak bildiri okuyan kişi) kullanarak, Kürtleri şehirden kovalayan kahramanların Müfettişliğin önünde toplanmalarını ve Paşa’nın onlara hitap edeceğini söylüyor. Buraya toplandıklarında Paşa kısa bir konuşma yapıyor ve 1900’den küçük doğumlu olanların ayrı bir tarafa geçmesini emrediyor. Geriye kalanlara teşekkür edip evlerine gönderdikten sonra bu ayırdığı insanların iyi savaşacaklarını belirtip onları askere aldığını söylüyor ve bu gurubun içinde olan Babam da ikinci defa askere alınıyor. Bu seferki askerliğinde Şeyh Sait’in adamlarının Suriye sınırına kadar takibi ve yol üstündeki Kürt köylerinin tedip ve tenkili, sindirilmesi söz konusu.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın