Harutyun Torosi Grigoryan’ın Tanıklığı (D; 1898 Erzurum, Avırdnik Köyü)
Harput her türlü nimete sahip bir yerdi; toprağı verimli, meyvesi bol, suları lezzetli, otları, çiçekleri bol bir yöreydi. Gümüş, bakır, taşkömürü, tuz bakımından da zengindi. Maden suları da boldu. Harput’ta eski anıtlar da vardı; Zeva yakınlarında üzerinde Ermenice yazılar bulunan, labirent şeklinde mağaraları olan bir kale vardır, putperestlere ait bir tapınağın sunak masası kalmıştır. Khulavanq, Datem Manastırı, Meryem Ana Kilisesi hala ayaktadır.
Harput’a bağlı pek çok köy vardı. Sadece Ermenilerin yaşadığı köyler de vardı; Ermenilerin ve Daciklerin birlikte yaşadığı köyler de. Harput’ta bir ipek fabrikası işleten beşkardeş vardı; onlar bin beş yüz işçi çalıştırıyorlardı; ama onlar sürgüne gönderildiler. Dacikler (1) ise fabrikayı çalıştıramadılar; makineleri çaldılar; fabrika harabeye döndü. O Ermenilerin evlerine ise memurlar yerleşti. Sf. 311
Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 311) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2015); Dacik Ermenilerin Türk ve Müslümanlara verdikleri sıfat.
Yorum bırakın