Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Üç, 14 Şubat 1921 tarihinde, Merkez Ordusu çerçevesinde tertiplenen Altıncı Süvari Alayı, Ümraniye’ye sevk edildi. Mart Ayı bidayetinde (başlangıcında), isyancı şefler, Kürt köylerinde “hükümet Ermeniler gibi bizi de kırmak istiyor” propagandasını yapmaya başladılar. 5 Mart 1921 tarihinde, Alişan Bey, “İstanbul Hükümeti, Kürtlere beylik veriyor ve Ankara itiraz ediyor”, bildirileri dağıtıyordu. Ve 6 Mart 1921 tarihinde Kürt isyancılar, Ümraniye’ye saldırdılar, Alay Komutanı Binbaşı Halis ile bazı yardımcılarını esir alıp idam ettiler. Ayrıca 90 Türk askeri Koçgiri’ye esir düşmüştü, Merkez Ordusu tarafı pek fazla silah ve hayvan kaybettiler. 10 Mart 1921 tarihinde Ankara, isyan bölgesinde sıkıyönetim ilan etti ancak, daha önce de not ettim, anlaşma yolunu arıyordu. Hep nasihat heyeti gönderdiğini ve anlaşma zemini yaratmak istediğini biliyoruz.

İsyancılar, daha büyük sayıda imzalarla, 11 Mart 1921 tarihinde Ankara’ya bir telgraf daha göndererek “Kürt Yurdu” isteklerini tekrarladılar. Bu, muhtariyet’tir, Vali’nin Kürt ve yardımcısının Türk olmasını şart koştular. Bir gün sonra, 12 Mart 1921 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi “İslamcı” şaire ait olduğu söylenen bir manzumeyi çok acele bir şekilde kabul etti, artık ezbere biliyoruz. Manzume’de “Türk” kelimesi yoktu, geçmiyordu, cenk şevki verilmiyor ve alışılmış “Allah” sözcüğü bulunmuyordu ve yerine “Hûda” vardı; bu sözcük, Farisi-Kürdi’de “Allah” ve Kürt-Yahudice’de ise “Yahudi” demektir. Öyleyse, uygundur ve deşifrasyona başlıyoruz. Sf. 98

Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın