Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Biz sadece ayda bir kere taze, sıcak ekmek yerdik, tandırı yakıp ekmek pişirdiğimiz gün. Bizler bir aylık ekmek pişirir, yirmi dokuz gün kuru ekmek (1) yerdik. Ama bizim ekmeğimiz yuvarlak somun ekmeğine veya francalaya benzemezdi. Onların içi hamur, üzeri kabuk olur, çabucak küflenir. Ramazan pidesine de benzemezdi. O da kaim olur, içiyse hamur. Bizim ekmeklerimiz ince yapraklardı, içi de olmazdı. Hamur topaklarını açar, yayardık rahatın üstüne, tandırın duvarlarına yapıştırır pişirirdik, kızarırlardı. Eğişle çekip çıkarırdık. Sf. 197

Alıntı; Turna Nereden Gelirsin? – Hagop Mıntzuri, (Aras Yayınları 2. Baskı, 2012 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (2015); Tandır ekmeği; 1 veya 1,5 mm kalınlığında, kuru ve çıtır çıtır olurdu, kuruduktan sonra bisküvi gibi çıtır da yenilirdi ama yemekten birkaç dakika önce yenilecek kadar tandır ekmeğinin üstüne biraz su çilenirdi ve üstüne temiz bir bez kapatılıp beklenirdi, veya tandır ekmeği nemli bir sofra bezine sarılarak beklenirdi. birkaç dakika sonra taze ekmek gibi yumuşamış olarak ta yenilirdi çünkü içi hamur olmazdı. Tandır ekmeği mayalı ve çok sert hamurdan yapılır, tandırda iyice pişirilirdi.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın