Tanrı’ya inanırken ya da âşık olurken yaşadığımız duyguları açıklamak için bilimin sunduğu şeyler çatışmalı değil, tamamlayıcıdır; küçültücü değil, katkı sağlayıcıdır. Birine âşık olduğumda ilk baştaki şehevi duygularımın testosteron salgılamayı tetikleyen hipotalamusun ürettiği bir sinir hormonu olan dopaminle, yani cinsel arzuya yön veren hormonla arttığını ve daha köklü bağlanma duygularımın ise hipotalamusta sentezlenen ve hipofiz tarafından kana salgılanan oksitosin adlı bir hormonla pekiştiğini bilmek bana son derece ilginç geliyor. Dahası, hormon kaynaklı bu tür sinir yollarının, aciz bebeklere uzun süreli bakma açısından bir evrim uyarlanması olarak, yakın ilişkiye yatkın tek eşli canlı türüne özgü olduğunu bilmek, öğreticidir. Çocuklar bize ihtiyaç duyduğu için âşık oluruz! Sf. 240
Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın