Mekânın ara alanında, duyularımız orta boydaki -sözgelimi kum tanesi ve dağ sırası arasındaki- nesneleri algılama yetisini evrimle kazanmıştır: Ölçeğin bir ucundaki atomları ve mikropları ya da öbür ucundaki galaksileri ve genişleyen evrenleri algılayacak donanıma sahip değiliz.
Hızın ara alanında, yürüme ya da koşma temposunda hareket eden nesneleri-belirleyebiliriz; ama kıtaların (ya da buzulların) son derece yavaş hareketleri ve ışığın akla durgunluk veren hızı bizim için düpedüz algılanamaz şeylerdir.
Ara alan zaman ölçeklerimiz üç saniyelik psikolojik “şimdi” ânından bir insan ömründeki birkaç on yıla kadar uzanır; yani evrime, kıta sürüklenmesine ya da uzun süreli çevre değişikliklerine tanık olmaya yetmeyecek kadar kısadır. Sf. 349
Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 349) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın