Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Yüzlerce denemeden sonra Kornhuber, beyinden alınan elektriksel kayıtta, istisnasız her hareketten önce küçük bir sinyal geldiğini görmüştü; bir özgür irade kıvılcımı! Beyindeki bu potansiyele “teyakkuz potansiyeli” demiş ve istemli hareketten bir saniye önce ortaya çıktığını bulmuştu.

Kornhuber’in bulgusunun izinden giden Libet, yaptığı deneyde gönüllülerden, ne zaman içlerinden parmaklarını kaldırmak yönünde bir dürtü gelirse parmaklarını kaldırmalarını istedi. Gönüllünün kafatasına elektrotlar yerleştirdi ve kişinin parmağını kaldırmasından yaklaşık bir saniye önce gelen teyakkuz potansiyelini doğruladı. Ardından, kişinin harekete niyet etmesi için geçen zamanla teyakkuz potansiyelinin zamanını kıyasladı. İnanılmaz ama Libet, teyakkuz potansiyelinin, kişinin parmağını hareket ettirme dürtüsünü hissetmesinden sonra değil 200 milisaniye önce ortaya çıktığını buldu! Dolayısıyla Libet, sırf beynin elektriksel etkinliğini gözlemleyerek, daha kişi ne yapacağına gerçekten karar verdiğini fark etmeden, onun ne yapacağını öngörebilirdi.

Bu bulgu üzerine zihin felsefecileri şunu sordu: Eğer biz harekete geçmeye karar vermeden önce tercih beyinde belirleniyorsa, özgür irade nerede? Hareketlerimizi irademizle gerçekleştirdiğimiz hissi sadece bir yanılsama mıdır, her şey olup bittikten sonra olaya kılıf uydurmak mıdır? Yoksa tercih özgürce ama bilinçsizce mi yapılıyor? Eğer öyleyse, algıda olduğu gibi, eylem tercihi, bilinçdışı çıkarsamanın önemini yansıtır. Libet, istemli eylem başlatma sürecinin, beyinde bilinçdışı bir kısımda, eylem başlamadan hemen önce gerçekleştiğini, bilincin de devreye o eylemi onaylamak ya da geri çevirmek için girdiğini ileri sürüyor. Parmağın kaldırılmasından önceki 200 milisaniye içinde, bilinç, parmağı hareket ettirip ettirmemeye karar verir.

Psikologlar Richard Gregory ve Vilayanur Ramachandran bu sava katı sınırlamalar getirmiştir. “Belki bilinçli zihnimizin özgür iradesi yok ama reddetme özgürlüğü var” derler. Bilişsel sinirbilimin gelişiminde öncülerden biri ve Amerikan Biyoetik Konseyi üyesi olan Michael Gazzaniga, “Beyinler otomatik olsa bile insanlar özgürdür” diye ekler. Sinirsel etkinliğin toplam yekûnunu, salt beyindeki birkaç sinir devresine bakarak çıkarsayamayız. Sf. 497, 498

Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 497, 498) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın