Basın, soykırımı “Yahudi olmayan bütün insanların kurtuluşu” ve “Alman halkının bedenine yerleşen basili bertaraf etmesi” gibi ifadelerle sunuyor, toplumu ve böylelikle dünyayı “bakteriden, parazitten ve böcekten” kurtardıklarını yazıyordu. Liderlik bu işleri yürütürken halk “edilgen itaat modunda” olsa yeterdi. Duyarsız, kafasını öteki yöne çevirmeye meyilli, şahsi kazanca odaklanmış ve kuşku duymadan şanlı tarih simgeselliğine kapılmış bir halk, biraz da kırbaç korkusu her şeyi mümkün kılıyordu. Nazi mezalimleri, hiç şüphesiz, burada anlattıklarımızın çok daha ötesine geçen ve kıyas kabul etmeyen mezalimlerdir. Buna karşın Almanya halkının sergilediği edilgen itaat modundan çok farklı bir kafada olduğumuzu sanıyorsak yanılıyoruz.
Biz çok daha şanslıyız; devlet kendi halkını kaba kuvvetle ve şiddetle yönetme kapasitesi bakımından bizde nispeten daha sınırlıdır. Fakat tam da bu yüzden devlet beyin yıkama aygıtlarına daha da abanmaktadır. Sf. 318
Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın