Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Doktorlara sevgimiz, saygımız sonsuz; başımızın üstünde yerleri var. Ama… Bu, eleştirilmeyecekleri anlamına gelmez. Ki “çuvaldızını” mesleğine batıran hekimler var. Kalp hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Sadi Güleç de, “Hımm! Dedi Doktor; Anjiyo Olmanız Gerekiyor!” kitabında şöyle yazdı: “Yazarken yüzüm kızarsa da her meslekte olduğu gibi bu meslekte de daha çok maddi kazanç sağlamak veya daha fazla…
-
Ivan Illich (1926-2002)… Hırvat-Avusturyalı düşün insanı… “Okul, yaşadığınız topluma ihtiyacınız olduğuna sizi inandırmaya çalışan bir reklam ajansıdır.” Sf. 543 -‘Tıp kurumu, denetlenemeyen bir otorite olarak, neyin hastalık olduğunu, kimin hasta olduğunu ve hastalara ne yapmak gerektiğini belirlediği zaman sağlığımız için büyük tehdit oluşturur. Bedenlerimiz üzerindeki hakkımıza tecavüz eder; ilaç tüketimini teşvik ederek toplumun hastalıklı yapısını…
-
Friedrich Nietzsche diyor ki: -“Yaptığınız işin felsefesini bilmezseniz-yapmazsanız, yalnızca teknisyen olarak kalırsınız.” Sf. 543 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.
-
Osmanlı da klasik tıp, koruyucu hekimliğe dayanıyordu. Sağlık anlayışı öncelikle hastalanmamak üzerine kuruluydu. Hekimlerin tıbbi bitkilerin yetiştirildiği bahçeleri vardı. Osmanlı sağlık sistemini yüzyıllar boyunca vakıflar ayakta tuttu. Darüşşifalar herkes için yapılmış ise de daha ziyade kimsesizler, fakirler ve yolcular yararlanıyordu. Ücretsizdi. Maddi durumu iyi olanlar hekimi eve çağırıyordu. Hekimlik “usta-çırak” ilişkisiyle öğrenilirdi. İlaç işini “aktar”…
-
Konuyu kitap boyunca olgular üzerinden yazmaya çalıştım. “Modern” ya da “endüstriyel tıp” olarak isimlendirdiğim kuşkusuz bugün maruz bırakıldığımız “kapitalist tıp” anlayışıdır. Sf. 538 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.
-
Vanity Fair dergisine göre, ilaç şirketleri kobaylar için ülkelerin veri tabanından faydalanıyor, örneğin yeni bir şizofreni ilacını test etmek için Adana, Samsun, Manisa ve İstanbul’da bu ilacı deneyecek “fiziksel olarak güçlü, 18-65 yaş arasında, şizofreni teşhisi konmuş, erkek ya da menopoza girmiş ya da rahmi alınmış kadınlar” buluyor. Meme kanseri, kalp hastalıkları, solunum yetmezliği gibi…
-
Bu Roche skandalı haberleriyle Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü ve Nokta dergisinin Doruktakiler ödülünü alan gazeteci Emine Algan, bu haberlerinden üç ay sonra Vatan gazetesinden “performansının yeterli olmadığı, sabah toplantılarına katılmadığı” gerekçesiyle kovuldu! Sf. 530 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 530) kitabından birebir alınmıştır.
-
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, el konulan e-postaları tarayarak mahkemeye gönderdiği raporda şunu belirtti: “İlaç firmasının insanlığa sağlık hizmeti vermekten ziyade, piyasada daha çok hasta oluşturup, daha çok ilaç satmayı ve sadece para kazanmayı amaç edindiği ve bu amaç doğrultusunda her türlü yöntem ve metodu çekinmeden pervasızca uyguladığı anlaşılmıştır.” Sf. 528 Duruşma 16…
-
Yine soruşturma dosyasına göre, “Taxol” ve Anzateks isimli iki kanser ilacının Türkiye’de satışlarım engellemek için ilaç şirketleri seminerler yapmış ve medyada aleyhte yazılar yazdırmıştı. Sf. 527 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mehmetçik’i bile kullanmışlardı: İstanbul’daki 66. Zırhlı Tugayı’nda yaşanmıştı… İlaç firması elemanı ifadesinde bunu şöyle anlattı: -“Her bir celp döneminde birliğe katılan yeni erlere mantar taraması planladık. Ortaya çıkacak yumuşak doku ve hafif travmalar için “Antienflamatuar” tercih edilecek. 2004 sonuna kadar üç celp döneminde minimum 3 bin 500 Oceral krem, 4 bin Oceral solisyon ve 3…
-
Bir ilaç şirketi çalışanı, Aydın Koçarlı Sağlık Ocağı’na hamile kadınların boyunu ve kilosunu ölçen terazi alınması karşılığında, -bebeğin vitamin ve mineral gereksinimini karşılayan- “Pronatal” adlı ilacın kullanılacağı sözünü veriyor! Hatta sadece gebeler için değil, gebe olsun olmasın anemisi olan herkese “Pronatal” yazılacağı da özellikle belirtiliyor. Sf. 523 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın,…
-
Küresel dünya devi Roche ilaç şirketinde ortaya çıkanlar dudak uçuklatıyordu: Roche çalışanı K.E’den E.Ç’ye gönderilen e-posta: “Mıntıkam dahilinde bulunan U. Eczanesi sahibi B.U, P… Hospital yanında inşası devam etmekte olan binada açmak istediği diyaliz merkezi için 50 diyaliz makinesi istiyor. Bir yıl sonraki hedefi bu diyaliz ünitesindeki hasta sayısını 200’e ulaştırmak ve isteğinin karşılanması halinde…
-
Küresel dünya devi Roche ilaç şirketinde ortaya çıkanlar dudak uçuklatıyordu: Roche çalışanı CC’den Ö.K’ya: “Siyami Ersek Hastanesinden Dr. B.Ç firmamızdan bilgisayarı için plazma monitör talep etmektedir. Hekim ürünlerimizin en büyük destekçisi olup, heyet raporu konusunda da her zaman yardımcı olmaktadır. Bu plazma monitörün fiyatı da 350 dolar+KDV olup, piyasadaki en düşük fiyattır.” Sf. 522 Alıntı;…
-
Küresel şirketler dudak uçuklattı Küresel dünya devi Roche ilaç şirketinde ortaya çıkanlar dudak uçuklatıyordu: -Roche çalışanı A.K’nın e-postası: “Her merkez sağlık ocağında hipertansiyon, obezite, diyabet polikliniklerinin açılmasını sağlamalı ve bu sağlık ocakları Roche Sağlık Ocakları haline getirilmelidir. Bu konuda gerekiyorsa Sağlık Bakanlığı ile temasa geçilmesi ve projenin tüm Türkiye’de yaygınlaştırılmasının büyük avantaj sağlayacağı kanaatindeyim.” -Ege…
-
Bir ilaç şirketi, Ankara’daki kamu hastanesinin kardiyoloji bölümü başkam profesöre kalp hastalarına takılan her stent başına 750 dolar ödüyordu! Doktorların günlük işlerinin takibi, araçlarının bakımı, taşıt vergileri, ev kiralan, elektrik-su borçlarının ödenmesi, bir yerden diğerine taşınmaları, kooperatif taksitleri yatırılarak ev sahibi olmalarını ilaç şirketleri finanse edilmişti. Ankara’daki Mesa, Sardunya, Angora gibi lüks konut sitelerinden ev-daire…
-
İşte, Bakan Yaşar Okuyan, yeni protokol yapılmasını isteyince büyük dirençle karşılaşmış ve çareyi Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne başvurmakta bulmuştu. Sen misin şikâyetçi olan! Sen misin kamuoyuna açıklama yapan! “İyileştirici nitelikli tıbbi malzeme alımlarına ilişkin olarak ihaleli alım sistemine geçildi. Tıbbi malzeme satıcısı firmalar, aralarında birlik oluşturarak, idare ve diğer firmalar üzerinde baskı kurdular ve ihaleler kilitlenme…
-
“Eva” Türkiye’de ne arıyordu? Eskişehir’e neden sıklıkla gidiyordu? İsrail’e kaçan Bondy, dünyada henüz piyasaya çıkmamış reni kalp pilini denemek için “kobay cenneti” Türkiye’ye gelmişti! Türk hastalar üzerinde denenen bu çalışmaları için yaklaşık 20 civarında Türk doktordan oluşan bir “bilimsel çalışma” ekibi kurmuştu… Devletin bilgisi dışında yapılan bu çalışmanın dikkat çekmemesi için Eskişehir’deki bir hastane üs…
-
Sadece baş ağrısı değil, “her derde deva” diye tanınan “Gripin” adını bilmeyen azdır! Üzerinde “Necip Akar” adı yazılıydı. 1924’te Eczacılık Mektebi’ni bitiren Necip Akar Yeşilköy’de eczane açarak mesleğe başladı. Sf. 502 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 502) kitabından birebir alınmıştır.
-
Üç Avusturyalı beraberlerinde tıbbi ecza, kitaplar ve bazı aletlerle 3 Aralık 1838’de İstanbul’a gelerek sarayda göreve başladı. Bunun üzerine saray sağlık heyetine eczacı / ispeçyar, eczacı yamağı, eczacı çırağı gibi önceleri bulunmayan sağlık görevlileri dâhil edildi. Sf. 498, 499 Temmuz Devrimi ilk adımı attırdı 24 Temmuz 1908 II. Meşrutiyet/Temmuz Devrimi’yle Osmanlı da Türk sermaye birikimi”…
-
Hitler’in Propaganda Bakam Joseph Goebbels ne demişti: “Yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur!” Sf. 436 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 436) kitabından birebir alınmıştır.