Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Eva” Türkiye’de ne arıyordu?

Eskişehir’e neden sıklıkla gidiyordu?

İsrail’e kaçan Bondy, dünyada henüz piyasaya çıkmamış reni kalp pilini denemek için “kobay cenneti” Türkiye’ye gelmişti! Türk hastalar üzerinde denenen bu çalışmaları için yaklaşık 20 civarında Türk doktordan oluşan bir “bilimsel çalışma” ekibi kurmuştu…

Devletin bilgisi dışında yapılan bu çalışmanın dikkat çekmemesi için Eskişehir’deki bir hastane üs olarak seçilmişti. Çalışma grubundaki Türk doktorlar Eskişehir’de belli tarihlerde bir otele yerleşiyor; hafta sonları hastanede özel olarak yaptırılan kardiyoloji laboratuvarındaki deneylere katılıyordu. “Eva” da özel otomobiliyle çalışmaları denetlemek için Eskişehir’e gidiyordu…

Ayrıca Türk hastalar üzerinde izinsiz ilaç denemeleri yaptırmıştı. Özellikle hastalar üzerinde yapılan izinsiz denemeler, İsrail kökenli firmalar tarafından gerçekleştirilmişti…

“Eva”nın evinde ele geçirilen bir belgede, dünyada henüz piyasaya sürülmemiş kalp pilinin 200 hasta üzerinde deneneceği bilgisi vardı; “AIDA 2 projesi” kapsamında önce hayvanlarda denenmesi gereken “Kapa 700” adlı kalp pilinin, polis operasyonuna kadar 40 Türk hasta üzerinde denendiği belirlendi. Sf. 511, 512

Sadece Eskişehir değil; “Zeta” marka stent, Türkiye’de, henüz satışa sunulmadan Ankara Tıp Fakültesi’nde hastalar üzerinde denenmişti!

Kalp hastalarına en fazla stent takılan yer, Ankara’daki bir Özel hastaneydi. Yine SSK’lı hastalara takılan stent ya da kalp pillerinin yüzde 91’ine bu işlem, özel hastaneler ya da üniversite hastanelerinde yapılıyordu.

Kalp rahatsızlıkları için kalbe birden fazla stent takılması dünyada çok az rastlanan durum. Türkiye’de ise hastanelerde yapılan uygulamalarda hekimlerin, bir hastaya dördün çok üzerinde stent uyguladıkları görülüyordu. Müfettişlerin yaptıkları araştırmaya göre, firmalar kuramlardan haksız para tahsil etmek için, doktorlar hastalara gereksiz stent takıyordu! Bu nedenle…

Belgelere göre 1999-2001 döneminde ilaç firmaları 18 özel hastaneye “komisyon” adı altında yüzde 20-30 oranında (toplam 13,5 trilyon lira) ödeme yapmıştı.

Bu sebeple… Sadece İstanbul’daki EKG ve MR cihazlarının toplamı, tüm İngiltere’deki EKG ve MR cihazlarından fazlaydı! Hastaları bu gibi cihazların bulunduğu yerlere sevk eden doktorların çoğu bu şirketlerden “prim” alıyordu!

Dünyada anjiyo yapılmasına karar verilen hastaların en çok yüzde 15’inde yanılma söz konusu oluyordu. Oysa Türkiye’de özel hastanelerde ve kurum hastanelerinde bu oran yüzde 50’ye kadar yükseliyordu. Her iki anjiyodan biri, haksız para talep etmek için yapılıyordu! Bir anjiyonun sosyal güvenlik kuramlarına maliyeti ise 900 milyon liraydı. Sf. 512, 513

Eva Türk doktorlarına hasta başı 124 avro veriyordu. Çeşitli kod isimler verdiği birçok araştırma projesi yürütüyordu. Bu sebeple de yurtdışından para geliyordu. Sf. 513, 514

Örneğin, kalp hastalarına takılan Batı’da maliyeti 25 dolar olan stentleri Türkiye, 1994-2000 yıllan arasında fiyatı 2.450 dolara almıştı!

1992-1997 döneminde sadece 3.500 stent kullanan Türkiye; 1999 ile 2002’de 70 bin stent ithal etmişti. Sf. 515

Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 511 ile 515 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın