Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • Seyyid Kutup; “Kuran’ın bahsetmediği şeyleri üzerine yüklemeye çalışan tıp, kimya, astronomi ve benzeri ilimlere ait cüzi (küçük) şeyler üretmeye çalışan cüretkârların budalalığına hayret ediyorum.” Alıntı: Allah ve Modern İlim – Abdurrezzak Nevfel, kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1975): Nevfel, Seyyid Kutup’un Fizilal-il Kur’an kitabından alıntı yapmış.

  • Moğollar Saray’a “orduevi” derlerdi. Türkler ilk zamanlar taştan yapılmış yapılara ” Bark” diyorlardı. Alıntı: Türk Kültürünün Gelişme Çağları II – Bahaeddin Ögel (s. 133) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Ev-bark deyimi o zamandan kalmış.

  • “Milli kültür ile medeniyeti birbirinden ayıran; milli kültürün özellikle duygulardan, medeniyetin de özellikle bilgilerden mürekkep (terkip edilmiş, düzenlenmiş) olmasıdır. Vatan, milli kültür dediğimiz şeydir ki, üstünde oturduğumuz toprak onun kabından ibarettir.” Alıntı: Türkçülüğün Esasları – Ziya Gökalp (s. 57, 58) kitabından dil içi çeviri yapılarak alınmıştır.   BAKKAL’IN YORUMU (2007): Ne kadar ilginçtir ki bütün…

  • Avrupalılar Batı Roma’nın mirasçısı oldukları için Batı Roma medeniyetini benimsediler ve onu geliştirdiler. Müslüman Araplar ise Doğu Romanın siyasi varisleri (mirasçıları) oldukları gibi, medeniyette de onların takipçisi oldular. Doğu Roma medeniyeti Müslümanların eline geçince Doğu Medeniyeti adını aldı. Arap mimarisinin ilk modelleri Bizans mimarisi ile bu iki mimarinin kaynaşmasından doğmuştur. Doğuda, seçkinlere has olmak üzere…

  • “Tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışı, Engels’e göre doğunun zalim (baskıcı) krallarının ortaya çıkışının bir sonucudur.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 418) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2011): Mısır’a hayat veren Nil nehri çok uzun bir alanda hem hayat veren hem de…

  • “Hiçbir sömürge devleti, kolonilerine ekonomik refah sağlama bakımından Belçika kadar özen göstermemiştir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 355) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009): Tarihin güzel devleti olan Osmanlı İmparatorluğu sömürü diye bir şey bilmemiştir.

  • “Kâinatın ezelden beri mevcut olduğu kabul edilirse, nasıl oluyor da bugün erişilmiş olan tekamül (gelişme) seviyesine, dün değil de, bugün ulaşılmıştır?” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 182) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): İşte bu sorunun cevabı Diyalektik Materyalizmde yok! Yani Büyük…

  • 1974 Aralık ayında ABD kongresi, Sovyet Rusya ve diğer Sosyalist devletlere kredi açmada öncelik verilmesine ve bu devletlere özel imtiyazlar (ayrıcalıklar) tanınmasına karar vermiştir. Aynı yıl İngiltere, Fransa, Almanya, İran, SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği)’ne 8 Milyar Dolar kredi vermiştir. Alıntı: Memleketim ve Dünya – Andrei Saharov, (s. 48) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007);…

  • Benim fikrimce günümüzdeki Sovyet toplumu, devlet kapitalizmi üzerine kurulmuş bir toplumdur. Kişiler her bakımdan devlete bağlıdır. Tehlikeli dönemlerde bu boyun eğme terörizmi (devlet terörizmini) doğurur. Daha sakin devrelerde ise karmakarışık bürokrasiyi, umursamazlığı ve vasat (düşük)  verimi yaratır. Alıntı: Memleketim ve Dünya – Andrei Saharov, (s. 19) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1977): Bizim içinde bulunduğumuz…

  • Ne zaman yeni bir tiranlık (diktatörlük) ortaya çıkmışsa, ne kadar uzakta olursa olsun onu ilk tanıyan hep İngiltere olmuştur. Alıntı: Soljenitsin ve Batı – Aleksandre İsayeviç Soljenitsin, (s. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Çünkü emperyalist ülkenin en kolay sömüreceği ülkeler, halkın değil bir veya birkaç kişinin egemen oldukları ülkelerdir. Bu diktatörleri satın almak,…

  • Benetto Mussolini bir gazeteci, sosyalistlerden ayrılarak Faşizm’i kurdu. Mussolini kendisini Duçe ilan edince 1922 de “Her şey devletle, her şey devlet için, hiç bir şey devletin dışında ve aleyhinde değil.” prensibi ile hareket ediyordu. 1939 da 2. Dünya Harbi çıkar ve Hitler “Hiç bir harp 2. Dünya Harbi kadar tipik tarzda bir Yahudi harbi olmamıştır.”…

  • “Yahudi Gomel-Zigna şirketinin İtalya’ya ihraç ettiği 530 ton zeytinyağı yine İzmir limanına iade edilmiş, basının sıkıştırması üzerine Hükûmet hadise ile ilgilenmek zorunda kalmıştı. Sağlık Bakanlığı uzmanlarının yaptığı tahlil sonunda bu yağın insan sağlığı için çok tehlikeli olduğu neticesine varılmıştı. Yağ müsadere edilmiş (devlet tarafından el konulmuş), sanıklar adliyeye gönderilmişlerdi. Duruşmalar devam ederken Ticaret Bakanı Ahmet…

  • Bütün diğer totaliter hareketler gibi Marksizm de toplumda ümitlerini gerçekleştirememiş insanları birleştiren cemaatvâri bir bağ rolü oynamaktadır. Alıntı: Köy Sosyolojisi – Amiran Kurtkan (s. 152) kitabından alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007) Cemiyet; Topluluk.  Cemaat; Belirli bir ortak ideal veya inanç birliği olan topluluktur.

  • 1830 Yılında Fransız ihtilâli var, dokuz yıl sonra Türk Tanzimatı (İnsan hak ve hürriyetlerini genişleten ve garantiye alan yasal düzenleme paketi) ilan ediliyor. 1871 Yılında dünyada Paris Komünü var, 1876 yılında Kanun-u Esasi (Anayasa, esas kanun) ilan ediliyor ve Meclis-i Mebusan açılıyor. 1905 Yılında Rusya’da burjuva devrimi yapılıyor, üç yıl sonra 1908’de Türkiye burjuva devrimini…

  • “Yerüstü kar ve buzlarla kaplı iken yeraltında türlü türlü kömür ve madenlerden yararlanamıyoruz. Teknik ziraat ve hayvan yetiştiriciliğinden yoksunuz. .. Doğal kaynaklarımızı ihtiyacımıza göre işlemeyi bilmediğimiz herkesçe malumdur (bilinmektedir). Mevcut okullarımız yalnız memur ihtiyacını karşılamaktadır. .. İnsan sınırlı olan yaşamında, sınırsız olan menfaat esaretinden kendisini kurtaramamıştır. Vicdanın telkini ile aklın ürünü olan yaratıcının tanınması için…

  • (1) “Pek Yüksek Karakterli ve Aydın Hemşerilerim …. Bundan önceki devirlerde kişilere tapmak ve tapındırmak en yüksek terbiye olarak telkin edilmekte idi. … Meşrutiyet devresinin (1908-1918) ilk ürünü olarak hayata atıldım ve askeri görev ile karşılaştım. Ateş hattında bire bir sefaletle yanıp kavruldum… Beni ve benim gibi düşünenleri memnun etmek isterseniz gelişen olaylar karşısında fersah…

  • “Zavallı Hüseyin Avni, o pür feyiz (çok aydınlatıcı) ve hayırsever kafanda ne kutsal tohumlar yetiştirdin. Ne yazık ki hepsi bahtının çorak sahasına döküldüler, sadece ……… Ey anlayışlı okuyucu! Habâdini (gerisini, devamını) zekâna bırakıyorum. Onu da sen düşün, sen bul, sen bitir!“ Alıntı: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş (Berksoy Yayınevi 1952 – s.…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Avni ulaş 23 Şubat 1948 pazar günü sabaha karşı vefat ediyor. Kanlıca’da Küçüksu Mezarlığı’na defnediliyor. Maalesef milletimiz bu değerli insanı bilmiyor, tanımıyor.  Alıntı: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş (Berksoy Yayınevi 1952 – s. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN YORUMU 1995: Okul bitiminden kısa bir süre sonra, Mustafa Kemal ve arkadaşları Abdülhamit’e suikast yapacakları zannı ile toplatılıyorlar. Daha 3. sınıfta gizli örgüt kurdukları iddia ediliyor. Ali Fuat yirmi gün, Mustafa Kemal otuz gün hapis yatıyorlar, Mustafa Kemal liderleri durumundaymış. Ali Fuat, Mustafa Kemal’in Şam’da Vatan ve Hürriyet adında bir cemiyet kurduğunu söylüyor. Mustafa…

  • 23 Temmuz 1908’de, önce Manastır ve sonra da Selanik’te meşrutiyet ilan edilmiş, .. Sultan Hamit emrivakiyi kabul etmiş, Anayasayı yürürlüğe koymak zorunda kalmıştı. Alıntı: Sınıf Arkadaşım Atatürk – Ali Fuat Cebesoy (Baha Matbaası 1967- s.131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Padişahın yetkilerinin Meclis tarafından zayıflatılması meşruti idaredir.