Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1997): Nesneler hareketsiz kalmazlar, değişirler. Ama  “formel mantık” adlı bir başka mantık daha vardır. Formel mantık “Özdeşlik Yasası”na (“A” eşittir “A”), yani şeylerin kendilerine eşit olduğuna ve birbiriyle belirli ilişkiler içinde olduğu düşüncesine dayanır. Dalton’un atom teorisi maddenin atomlardan oluştuğu ve her bir tip atomun sadece kendisine benzediği –yani şekil ve ağırlık yönünden…

  • Kalbinde başka bir ırkın gururunu taşımayan kendisini samimi olarak Türk hisseden ve Türklüğe adayan herkes Türk’tür. Alıntı: Milliyetçi Türkiye – Kurt Karaca (s. 19) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu tarif, ırkçı ve ülkemizdeki farklı etnik gurupları rencide eden, onları etnik uyanışa iten, dolayısıyla ülkemizi bölmeye hizmet eden bir tariftir.

  • “Diyalektik sözü Yunanca “dialegomni” kelimesinden türemiştir ve karşılıklı konuşma, mükâleme (konuşma) yapma manasınadır. (1) … ne kendisinin ne de karşısındakinin haklı olmadığını anlar ve hakikatin başka bir düşüncede olduğu hükmüne varabilirler. Bu durumda her iki konuşmacı da aralarındaki fikir ayrılığının yarattığı “çelişiklik” sayesinde ne birinin ne de öbürünün sahip olmadığı yeni bir anlayışa sahip olduklarını…

  • “Ticari ve mali şekliyle kapitalizm, Fransa’ya göre İngiltere ve Hollanda’da neden daha önce oluşmuştur. M.W. Sombart, bu olayı 16. yüzyıl sonundan itibaren Hollanda’ya, 17. yüzyılda da İngiltere’ye yerleşen Yahudilere bağlamaktadır. Yahudiler ve Püritenler (1) kesin ölçülerini bilemeyeceğimiz bir şekilde, bulundukları ülkelerde, bir “kapitalist zihniyetin” yaratılışını kolaylaştırmışlardır. Yahudiler “ruhani” ile “fani” (ölümlü) arasında bir hiyerarşi kurmaz,…

  • İl (devlet)  gider, Töre (toplumsal kurallar, adalet anlayışı da denilebilir)  gitmez. Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç (s. 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Türklerin tarih boyunca başarılı devlet idarelerinin ve bu sayede büyük ve güçlü devletler kurmalarının iç dinamiklerinden biri töredir. Yahudilerin de her türlü vatansızlık, sürgün, itilmişlik gibi olumsuzluklara rağmen yok olmamaları…

  • “Her hangi bir nebuladan bize ulaşan ışığı prizmadan geçirerek kendi tayflarına ayırırsak, tayf çizgilerinin kırmızıya çalan bir mahiyet arz ettikleri görülür. Bu normal olarak bir “Çifte Tesir”in varlığını gösterir. Yani ışık kaynağının aynı zamanda dünyadan da uzaklaşmakta olduğu şeklinde yorumlanmasını gerektirir. Eğer bu kırmızıya kayma yorumu isabetli ise, nebulaların bizden uzaklaşmakta oldukları ve bize uzaklıkları…

  • BAKKAL’IN NOTU (2007): Evrenin kanunlarını anlamaya çalışan Termodinamik bilimi, sıcaklığın dinamiğini inceler. Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası; “Eğer iki sistem birbiriyle etkileşim içerisinde iken, aralarında ısı veya madde alışverişi olmuyorsa bu sistemler dengededir” der. Cisimlerde sıcaklık, elektronların titreşimi ve birbirlerine çarpmaları sonucu oluşur. Elektronları daha çok titreşen cisimler diğerlerine göre daha sıcak cisimlerdir. Öte yandan elektronlar titreşirken…

  • “Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı.  ..eğer…

  • Mobil Genel Müdürü Fricker, şirketin Londra temsilcisine gönderdiği raporda “Seçimleri mutlaka AP Kazanacaktır endişeye kapılmayınız.” Alıntı: Yazarını Kurşunlatan Yazılar, – Necdet Sevinç, (s. 152) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019) Yetmişli yıllarda Ülkücü camiada Necdet Sevinç çok büyük bir keyifle ve ilgi ile okunurdu. Mutlaka Türkiye siyasetinde, özellikle de MHP içinde çok önemli bir yerlere…

  • “Tabiat kendi kanunlarına göre alçaktan yüksek şekillere doğru olmak üzere kendi kendine gelişir. Cansız tabiatın, kendi kendine hareket etmesi sonucunda kendisinin aksini (zıddını veya anti tezini) meydana getirmiştir. Gelişme de aynı şekilde vuku bulur (oluşur). Sosyalizmi de yaratan dış kuvvetler değildir, kapitalizmin kendi kanunları ve onlara dayanarak ortaya çıkan gelişme, onun zıddı (anti tezi) olan…

  • “Diyalektik Materyalizme göre; tarihin başlangıcında insan, tabiatın bir kölesi idi. Tabiat kanunlarını öğrendikçe bu esaretten (kölelikten) kurtulmaya başladı. Fakat bunu toplum hayatındaki bir esaret takip etti. Toplum sınıflara ayrılınca, bu sefer de insanlar kendi içtimai (toplumsal) ilişkilerinin kölesi oldular. Bu durum kapitalizmde en yüksek seviyesine erişti ve bunun çaresini de Marks buldu. Ve Marks “bütün…

  • BAKKAL’IN NOTU (2020): Kemiyetten-keyfiyete yani Nicelikten Niteliğe geçiş kanunu; Önce “Niceliğin Niteliğe Dönüşümü Yasası”nı ele alalım. Bu yasa değişim süreçlerinin, evrendeki hareketin, tedrici ve düzenli olmadığını söyler.  Görece tedrici ve küçük değişimlerin yaşandığı dönemlerle devâsa değişimlerin –nicel olarak değil ancak nitel olarak ölçülebilecek değişimler– yaşandığı dönemler. Her bir tür içinde her zaman çok büyük çeşitlilik…

  • Seyyid Kutup; “Kuran’ın bahsetmediği şeyleri üzerine yüklemeye çalışan tıp, kimya, astronomi ve benzeri ilimlere ait cüzi (küçük) şeyler üretmeye çalışan cüretkârların budalalığına hayret ediyorum.” Alıntı: Allah ve Modern İlim – Abdurrezzak Nevfel, kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1975): Nevfel, Seyyid Kutup’un Fizilal-il Kur’an kitabından alıntı yapmış.

  • Moğollar Saray’a “orduevi” derlerdi. Türkler ilk zamanlar taştan yapılmış yapılara ” Bark” diyorlardı. Alıntı: Türk Kültürünün Gelişme Çağları II – Bahaeddin Ögel (s. 133) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Ev-bark deyimi o zamandan kalmış.

  • “Milli kültür ile medeniyeti birbirinden ayıran; milli kültürün özellikle duygulardan, medeniyetin de özellikle bilgilerden mürekkep (terkip edilmiş, düzenlenmiş) olmasıdır. Vatan, milli kültür dediğimiz şeydir ki, üstünde oturduğumuz toprak onun kabından ibarettir.” Alıntı: Türkçülüğün Esasları – Ziya Gökalp (s. 57, 58) kitabından dil içi çeviri yapılarak alınmıştır.   BAKKAL’IN YORUMU (2007): Ne kadar ilginçtir ki bütün…

  • Avrupalılar Batı Roma’nın mirasçısı oldukları için Batı Roma medeniyetini benimsediler ve onu geliştirdiler. Müslüman Araplar ise Doğu Romanın siyasi varisleri (mirasçıları) oldukları gibi, medeniyette de onların takipçisi oldular. Doğu Roma medeniyeti Müslümanların eline geçince Doğu Medeniyeti adını aldı. Arap mimarisinin ilk modelleri Bizans mimarisi ile bu iki mimarinin kaynaşmasından doğmuştur. Doğuda, seçkinlere has olmak üzere…

  • “Tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışı, Engels’e göre doğunun zalim (baskıcı) krallarının ortaya çıkışının bir sonucudur.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 418) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2011): Mısır’a hayat veren Nil nehri çok uzun bir alanda hem hayat veren hem de…

  • “Hiçbir sömürge devleti, kolonilerine ekonomik refah sağlama bakımından Belçika kadar özen göstermemiştir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976 2. Baskı, Sf. 355) kitabından dili içi çevirisi yapılarak alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009): Tarihin güzel devleti olan Osmanlı İmparatorluğu sömürü diye bir şey bilmemiştir.

  • “Kâinatın ezelden beri mevcut olduğu kabul edilirse, nasıl oluyor da bugün erişilmiş olan tekamül (gelişme) seviyesine, dün değil de, bugün ulaşılmıştır?” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 182) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008): İşte bu sorunun cevabı Diyalektik Materyalizmde yok! Yani Büyük…