Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyin
-
Bilinç, beklenmeyen bir şey olduğunda, bir sonraki adımımızı hesaplamaya ihtiyaç duyduğumuzda devreye girer. Beyin, işleri mümkün olduğunca otomatik pilot üzerinden yürütmeye çalışsa da, sürekli falsolu topların geldiği bir dünyada bu her zaman mümkün olmayabilir. Sf. 108 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf.…
-
Bir çalışmada, insanların sert bir sandalyede otururken daha sıkı pazarlık edebildikleri, yumuşak bir sandalyede ise teslim olmaya daha yatkın oldukları gösterilmiştir. Sf.104 Richard Thaler ve Cass Sunstein, Dürtme (Nudge) başlıklı kitaplarında “sağlık, para ve mutluluğa ilişkin kararlarda” gelişme kaydetmek için beynin bilinçdışı ağlarını hedefleyen bir yaklaşımdan bahsederler. Buna göre ortamdaki ufak çaplı “dürtmeler”, biz farkında…
-
Bilinçdışının gizli derinliklerini aydınlatmaya başlayan ilk kişi, yirminci yüzyılın en etkili bilimcilerinden biriydi. Sigmund Freud 1873’te Viyana’da tıp okumaya başlamış, daha sonra nöroloji alanında uzmanlaşmıştı. Sf. 103 Freud bilinçli zihnin, bir zihinsel süreçler buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğu sonucuna vardı. Düşünce ve davranışlarımızı yönlendiren bütünün büyük bölümü ise gözlerden uzaktı. Freud’un bu düşüncesinin doğru olduğunu…
-
Bilincin bir kenara çekilmesinin avantajlı olduğu birçok durum vardır, özellikle bazı türden eylemler söz konusu olduğunda başka çare de yoktur zaten; çünkü bilinçdışı beyin, bilinçli zihnin yetişemeyeceği hızlarda çalışabilir. Sf. 101 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nöronlar arasındaki bağlantılara “sinaps” adı verilir. Bu bağlantı bölgelerinde “nörotransmiter” ya da “sinirsel iletici” olarak bilinen kimyasallar, sinyalleri bir nörondan bir nörona iletirler. Ancak, sinaptik bağlantıların tümü aynı güçte değildir; etkinlik geçmişlerine bağlı olarak güçlenebilir ya da zayıflayabilirler. Sinapsların gücü değiştikçe, bilgiler ağ içinde farklı biçimlerde akar. Yeterli ölçüde zayıflayan bir bağlantı sonunda yitip gidecektir.…
-
Otomatikleşmiş becerilerin ilginç bir özelliği daha vardır: Onlara bilinçli olarak müdahale etmeye kalkıştığınızda, performans genellikle düşer. Öğrenilmiş becerileri -çok karmaşık olanlarını bile- kendi haline bırakmak en iyisidir. Sf. 99 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.
-
Beynimiz bütün yaşamımız boyunca kendini yeniden yazarak, alıştırmasını yaptığımız uygulamalar (yürümek, sörf yapmak, havada top çevirmek, yüzmek, araba kullanmak gibi) için adanmış devreler kurmaya çalışır. Bu programları yapısına yedirme becerisi, beynin en güçlü numaralarından biridir. Sf. 98 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 –…
-
Alman fizyolog ve psikiyatrist Hans Berger, insana ait ilk EEG kaydını 1924’te almış, 1930’lar ve 1940’ların araştırmacıları ise birbirinden farklı birkaç beyin dalgası tipi belirlemişlerdir. Delta dalgaları (4 Hz’lik frekansın altında) uyku sırasında ortaya çıkar; Teta dalgaları (4-7 Hz) uyku, derin dinlenme ve görselleştirmeyle ilgilidir; Alfa dalgaları (8-13 Hz) rahat ve sakinken beliren dalgalardır; Beta…
-
İnsan beyni inanılmaz bir enerji verimliliğiyle çalışır. Kullandığı enerji, 60 Watt’lık bir ampulün kullandığı enerjiden fazla değildir. Sf. 93 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu bölümde, bilinçli durumunuzun, beynin etkinliklerinin yalnızca çok az bir bölümüne bağlı olduğunu göreceğiz. Çünkü eylemleriniz, inançlarınız ve eğilimleriniz, beyninizin bilinçli erişime tümüyle kapalı ağları tarafından yönlendirilir. Sf. 87 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kendimize “az önce ne oldu?” diye sorduğumuzda, anılarımızın ayrıntıları bize her şeyin ağır çekimde gerçekleşmiş olması gerektiğini söyler. Zaman algısındaki bozulma, geriye dönük olarak, geçmişe bakıldığında gösterir kendini. Bu, gerçekliğimizin hikâyesini yazan belleğin bir hilesidir. Sf. 80 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 –…
-
Tehlikeli durumlarda “amigdala” adı verilen beyin yapısı ön plana çıkarak, beynin geri kalanının kaynaklarını idare etmeye başlar ve bütün dikkatleri içinde bulunulan duruma yöneltir. Eğer devrede amigdala varsa, anılar, normal koşullarda olduğundan çok daha zengin ve ayrıntılı biçimde saklanır; artık ikincil bir bellek sistemi etkinleşmiştir. Bellek, zaten bunun için vardır: Önemli olayların kaydını tutarak, benzeri…
-
“Sekiz yaşındayken bir evin çatısından düşmüştüm ve bu düşüş bana oldukça uzun gelmişti.” Bu iki farklı düşünme süreci, Jeb için dakikalar sürmüş gibiydi: “Beyin bu kadar hızlı işlerken, başka her şeyle ilgili algılarınız sanki yavaşlıyor, her şey sanki esneyerek uzuyor. Zaman yavaşlıyor ve ağır çekimde hareket ettiğiniz izlenimine kapılıyorsunuz.” Sf. 77 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen)…
-
Gerçekliğin, üzerinde nadiren düşündüğümüz bir yüzü daha vardır: Beynimizin zamanla ilgili deneyimleri de, sıklıkla, tuhaflıklar sergiler. Bazı durumlarda, gerçekliğimiz daha yavaş ya da daha hızlı ilerler gibidir. Sf. 76 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sinestezi, duyuların (bazen de kavramların) birbiriyle harmanlanmış olduğu bir durumdur ve birçok farklı çeşidi vardır. Kimileri sözcüklerin tadını alırken kimileri sesleri renk olarak görür, kimileri de görsel hareketi işitir. Nüfusun yaklaşık %3 kadarında sinestezinin bir türü vardır. Sf. 73 Sinestezi bunun ötesinde, dünyayı algılayış biçimimizin standart olmadığını da gösterir. Sf. 73 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen)…
-
Gerçek dünya duyusal zenginliklerle dolu bir yer değildir; her şey, beynimizin kendi duyarlığıyla dünyayı bizim için aydınlatmasından ibarettir. Sf. 72 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.
-
Öyleyse beyin neden bize resmi bir bütün olarak sunmaz? Çünkü enerji açısından bakıldığında, beynin çalışması oldukça maliyetlidir. Aldığımız kalorilerin yüzde yirmi kadarı beyne enerji sağlamak için kullanılır. Beyin de bu nedenle enerjiyi mümkün olduğunca verimli biçimde kullanmaya çalışır. Bu da, duyularımızdan gelen bilginin, yalnızca dünyada yolumuzu bulmak için gerektiği kadarını işlemek demektir. Sf. 70 Alıntı;…
-
Beyin, dış verilerle bağlantısının kesildiği durumlarda bile kendi imgelerini yaratmayı sürdürür. Dünya sahneden çekilse bile gösteri devam eder. Sf. 64 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sonuçta herhangi bir anda görme olarak deneyimlediğimiz şey, gözümüze akan ışıktan çok, kafamızda zaten var olanlara dayanır. Sf. 64 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dış dünyadan tümüyle yalıtılmış, ne ses ne de ışığın olduğu bu delikte Luke’un gözleri ve kulakları herhangi bir uyarana aç kalmış, ama zihni “dış dünya” kavramını terk etmeyerek kurgulamalarını sürdürmüştü: “Hatırlıyorum da, hayallere dalıp giderdim. Sıkça gördüğüm hayallerden biri de, uçurtma uçurmaktı. Basbayağı gerçekmiş gibi yaşıyordum bunu.” Luke’un beyni görmeye devam etmekteydi. Sf. 61, 63…