İyi haber şu ki hormonal disfonksiyona genellikle beslenme yoluyla ve bu kitapta açıklanan eylem planıyla çözüm getirilebilir.
Buradaki kilit unsurlardan biri probiyotikler (“yaşam için”), yani besinlerden ve gıda takviyelerinden aldığınız canlı bakterilerdir. Son dönemlerdeki dikkate değer araştırmalar bu probiyotiklerin bedenin en önemli hormonlarından biri olan insülinin, aynı zamanda iştah ve metabolizmayla ilgili diğer hormonların dengelenmesinde ne kadar önemli olduklarını ortaya koydu; bunlar insülin direncini ve diyabeti azaltabiliyor, hatta yok edebiliyor.
İzin verirseniz size insülin ve metabolizmayla bağlantılı diğer önemli hormonlar hakkında kısaca bilgi vereyim. Bildiğiniz gibi insülin bedenin en önemli hormonlarından biridir. Pankreas tarafından üretilen taşıyıcı bir protein olan insülinin başlıca görevi besinlerden glikoz şeklinde sağladığımız karbonhidrat temelli enerjiyi kullanılmak üzere hücrelere aktarmaktır. İnsülin kan dolaşımınızda hareket ederek glikozu alıp yakıt olarak kullanacak olan tüm hücrelere taşır. Hücrelerin ihtiyacı karşılandıktan sonra artakalan glikoz karaciğerde glikojen olarak biriktirilir ya da yağ hücrelerinde stoklanır.
Normal, sağlıklı hücreler insüline tepki vermekte hiçbir sorun yaşamaz. Öte yandan çok fazla modern karbonhidrat tüketmekten kaynaklanan sürekli glikoz akımı sonucu yüksek oranda insüline maruz kalan hücrelerimiz buna uyum sağlar ve hormona karşı “direnç” oluşturur. Bu da pankreasın daha fazla üretmesine neden olur ve neticede glikozun hücrelere ulaşması için daha fazla insülin gerekir. Oysa bu aşırı doz, kan şekerinin tehlikeli oranda düşmesine, bunun sonucunda da fiziksel rahatsızlıklara ve beyin temelli paniğe yol açar. Sf. 40, 41
Alıntı; Tahıl Beyin Yaşam Planı – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Fatma Ekin Duru, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2017 – Sf. 40 ile, 42 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın