Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyin
-
Szasz’in görüşüne göre, ruhsal hastalıkların altında yatan fizyolojik temeller değildi; başkaları tarafından zihinsel bir hastalığı olduğu söylenen insanlar, en iyi ihtimalle “yaşamda sorun” yaşayanlardı. Sf. 381 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.
-
Antidepresanlar serotonin hormonunu artırmak istiyor. (Ki, kimi yiyecekler bunu sağlıyor ama bu konu üzerinde hiç durmuyorlar.) Böylece antidepresanlar beyinde serotonin metabolizmasını bozuyor. Bu ilaçlan altı aydan uzun süre kullandıktan sonra beyin kendi kendine yeterli serotonin üretmeyi bırakıyor, “nasılsa hazırda var” diye! Sf. 225 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1.…
-
Şunu ileri sürenler de var: İnsanın beyinsiz kalmasını istiyorlar… Bu ilaçlar birer kimyasal. Problemin kaynağı olarak beyni görüyorlar ve beyni “yola getirmek” istiyorlar! Yani beyne “format” atılıyor… Düşünün ki, beyni nasıl etkiliyor ise kişinin rüya görmesini bile engelliyor. Sf. 224 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 –…
-
Bir tanrıtanımaz iyi hareket etmek, tavır ve davranışlarında iyi ve dürüst olmak için, bir sofudan daha çok nedenlere sahiptir: Bir dinsizin iyilik yapması için, ne sebep ve gerekçeleri olabileceği sorulur. Kendi kendisince beğenilmek, hemcinslerince beğenilmek, mutlu ve rahat yaşamak, varlıkları ve tabiatları, gerçek içyüzünün bilinmesi mümkün olmayan bir zatın varlık ve tabiatından daha çok bilinen…
-
Bir adamın kendisine yararlı ya da zararlı olanı bilmesinin mümkün olması için, öteki adamın da kendisi gibi duygulu bir varlık olduğunu bilmesi yeterlidir. Başka bir insanda, kendisine uygun olmayan duyguları kışkırtmaktan korkması gerektiğini bilmesi için, insanın hemcinsine muhtaç olması yeterlidir. Bu şekilde, hem kendisi hem başkaları için yapması gereken şeyi keşfetmesi için, duygulanan ve düşünen…
-
İman yalnızca zayıf, bilgisiz ya da tembel ruhlarda kök salar. Pythagore’un öğrencileri, üstatlarının mezhebine zımni bir imanla bağlıydı. “O böyle söyledi” formülü, onlar için bütün sorunların çözümüydü… İnsanlar çoğu kez bu kadar az akıl ve muhakemeyle hareket ederler. Bizzat incelemektense, başkasının sözüne inanmak daha kolaydır. İnceleme ve araştırma, yavaş ilerlediğinden ve zor olduğundan, gerek ahmak…
-
Pratik, alışkanlık ve eğitim sayesindedir ki, insan zekâsı gelişir kendisini çevreleyen yaratıkların üstüne çıkmayı başarır. Kültürsüz ve deneysiz insan, hayvan kadar akıl ve beceriden yoksun bir yaratıktır. Bir ahmak; organını güçlükle harekete geçiren, dimağı zorlukla harekete geçirilen, kanı yavaş dolaşan bir insandır. Zeki bir adam; organı uysal olan, kolay işleyen, hızla hisseden, dimağı çabuk harekete…
-
Bize ruhundan dem vuruyorsun! Ancak bir ruh nedir bilir misin? Görmüyor musun ki, bu ruh, bileşkesi hayat olan organların faaliyetteki bütün toplamından, bunların halen çalışmakta olmasından başka bir şey değildir. Yaşayan, düşünen, muhakeme eden, anlayan, senin gibi hazzı arayan, acıdan kaçan ve çoğunlukla kendilerine senin organından daha çok yarayan organa sahip bulunan öteki hayvanlar için…
-
Görüyorum ki, bu çok şaşılacak makine bozulmaya açıktır. Görüyorum ki, makine bozulunca, şaşırtıcı aklı da bozuluyor ve perişan oluyor, bazen tümüyle yok oluyor. Bundan şu sonucu çıkarıyorum: insan aklı, insan vücudunun maddi organlarının bir dizi durum ve kuralına bağlıdır ve insanın akıllı olmasından Tanrı’nın da akıllı olması sonucunu çıkarmak gerekmez. Nitekim insanın maddi olmasından Tanrı’nın…
-
Bir şey, birbirini karşılıklı olarak bozan, aklen birleştirilmeyen ve anlaşılmayan iki düşünceyi kapsıyorsa; o şey hayal ürünüdür. Sf. 90 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aslı astarı olmayan şeylere inanan adam, korkuyu arzular; hayal gücü bunu ister. Denilebilir ki, korkacak hiçbir şeyi olmamaktan korktuğu kadar, hiçbir şeyden korkmaz, insanlar hayal hastalarıdır. İlaçlarına alıcı bulmak için, çıkarcı şarlatanlar, hep insanların deliliklerini, budalalıklarını sürdürmeye özen gösterirler. Çok sayıda ilaç veren doktorlar, iyi bir rejim, iyi bir hayat tarzı öğütleyen ya da doğanın…
-
Çünkü insanlara korku saldılar. Korktuğunda, insanın muhakemesi artık işlemez; insan düşünemez, değerlendirme yapamaz, öte yandan insanlara, akıl ve muhakemelerine güvenmemeleri de öğütlendi; zihin böyle karıştırılınca artık her şeye inanılır ve hiçbir şey araştırılmaz. Sf. 83 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 83) kitabından…
-
Homo Sapiens’i diğer hayvanlardan farklı kılan ve bizi gezegenin efendisi konumuna yükselten bireysel aklımız değil, büyük gruplar halinde hep beraber düşünebilmemizdir. s.204 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.
-
1.Bilinç bir şekilde organik biyokimyaya bağlı olduğundan inorganik sistemlerde bilinç yaratmak asla mümkün olmayacak. 2.Bilinç organik biyokimyaya değil zekâya bağlı ve bilgisayarlar bilinç geliştirebilir, belli bir zekâ seviyesine erişmek için de bilinç geliştirmeleri gerekir. 3.Bilinçle organik biyokimya ya da üstün zekâ arasında bir bağlantı olması şart değil. O yüzden bilgisayarlar bilinç geliştirebilir ama bu şart…
-
Zekâ sorun çözme becerisi. Bilinç acı, neşe, aşk ve öfke gibi şeyler hissedebilme becerisi. Bu ikisini birbirine karıştırmamızın sebebi, bunların insan ve diğer memelilerde bir arada bulunmasıdır. Sf. 77 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu tarz duygu ve arzulara maddi olmayan bir ruhun yol açtığını düşündüğünüz vakit, bilgisayarların asla ve asla insan şoförlerin, bankacıların ve avukatların yerini alamayacağı gün gibi aşikâr. Bir bilgisayar, kutsal yaratının ürünü insan ruhunu nasıl anlayabilir? Fakat bu duygu ve arzular esasında biyokimyasal algoritmalardan ibaretse bilgisayarların bu algoritmaları deşifre edememesi ve bunu herhangi bir Homo…
-
Yapılan araştırmalar sonucunda, Neanderthallerin beyinlerindeki Broca Bölgesi’nin, Homo Sapiensinki kadar gelişkin olmadığı ve gırtlaklarının (ses kutusu) konumunun bize göre daha yukarıda olduğu çıkarımı yapılmıştır. Bu durum, bizim düzeyimizde bir konuşma yeteneğine sahip olmadıklarını akla getiriyor. İnsan bebeklerinde de doğumdan sonra yaklaşık altı aylık süreçte gırtlak yukarıdadır. Bu sürede bebekler su içerken aynı anda nefes alabilirler.…
-
Homo erectus popülasyonlarının bir kısmında meydana gelen bir dizi mutasyon, muhtemelen çenenin küçülmesi ve çiğneme kaslarının zayıflayarak kafatasında yerleştiği alanın azalmasına sebep oldu. Bu durum, yapılan çalışmalara göre beynin büyümesine anatomik olarak alt yapı hazırladı. Beyin büyüklüğü, erectus popülasyonlarına fayda sağladığı için de doğal seçilim sürecinde desteklenmiş oldu. Bu mutasyona sahip olmayan erectus popülasyonlarının sayısı…
-
Bu önemli yeniliği hayata geçirdiği bilinen en eski tür Homo erectus’tur. Eti pişirerek yedikleri için beynin büyümesi, çenenin küçülmesi ve çiğneme kaslarının zayıflaması arasında çok güçlü bir ilişki var. Kırmızı ette bol miktarda protein olduğundan beynin büyümesine katkıda bulunmuştur. Etin pişirilmesi sonucu sindirim organlarımızın işi kolaylaştı (ağız ve ince bağırsak gibi). Üstelik keskin dişlere, güçlü…
-
Saat 23.00’ten önce uyumayı hedefleyin. 23.00 ila 02.00 arası uykuda olmak sağlık için çok önemlidir. Bu saatler bedenin yenilenme ve iyileşme güçlerinin tavan yaptığı dönemdir. Sf. 171 Alıntı; Tahıl Beyin Yaşam Planı – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Fatma Ekin Duru, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2017 – Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.