Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Beyin

  • Tatlı tüketmek nörolojik hastalık riskinizi de artırabilir. Parkinson hastalarıyla yapılan yeni bir çalışma, bu kişilerin sağlıklı yaşıtlarından daha fazla tatlı ve abur cubur yediklerini bulmuştur. Sf. 39, 40 Alıntı; Daha İyi Bir Beyin – Dr. David Perlmutter ve Carol Colman, Çeviri; E. Meriç ve Selvi Hoşafçı, (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Haziran 2019 – Sf. 39,…

  • Bu da daha fazla serbest radikal, daha fazla hasarlı hücre, daha az enerji ve daha fazla inflamasyon yaratır! İnflamasyon, kontrolden çıkan bir ateş gibi vücudunuzun her tarafına yayılabilir. İnflamasyon son yıllarda Parkinson hastalığı, Alzheimer, multipl skleroz ve demans da dâhil olmak üzere neredeyse tüm kronik beyin hastalıklarıyla ilişkilendirilmektedir. Sf. 34 Alıntı; Daha İyi Bir Beyin…

  • Serbest radikaller ise bu hayati süreci bir kez daha engellerler. Beyin hücreleriniz, nörotransmitter olarak adlandırılan kimyasallar salgılayarak birbirleriyle konuşurlar. Bunlar, beyninizi sorunsuz bir şekilde çalıştıran yağlardır ve bazıları belirli işlevlerde rol alır. Örneğin, asetilkolin denilen bir nörotransmitter, bellek ve öğrenmeyle ilgilidir. Başka bir nörotransmitter olan dopamin, denge ve fiziksel harekette rol oynar. Yine başka bir…

  • Tutum araştırmacıları, barajın aşağısında yaşayan insanlara barajın yıkılma ihtimalinden ne kadar kaygı duyduklarını sorsa, barajın yıkılması korkusunun uzak yerlerde en düşük, baraja yakın yerlerde ise en yüksek olması şaşırtıcı olmaz. Ne var ki barajdan sadece birkaç mil aşağıya indiğinizde barajın yıkılması korkusu en yükseklere çıkıyor, baraja yaklaştıkça ise sıfıra doğru iniyor! Yani, barajın hemen altında…

  • Bariz bir problemi çözmeye çalışırken görülen irrasyonel başarısızlığa ilişkin son değineceğim spekülatif sebep, psikolojik inkârdır. Bu terim, bireysel psikolojide tam olarak tanımlanmış bir anlamı olan teknik bir terimdir ve popüler kültürde hayli yaygındır. Algıladığınız bir şey sizde acı dolu bir duyguya yol açarsa, katlanamayacağınız acıyı önlemek için algılarınızı bilinçdışı bir şekilde bastırıyor ya da inkâr…

  • Bariz bir problemi çözmeyi irrasyonel bir şekilde reddetmenin diğer olası sebepleri, daha spekülatiftir. Biri, “sürü psikolojisi” adıyla bilinen kısa vadeli bir karar alma olgusudur. Geniş bir bütüncül grubun ya da kalabalığın, özellikle de duygusal açıdan heyecanlı bir grubun üyesi olan bireyler, normalde tek başlarına düşünme şansı verilse karşı çıkacakları bir grup kararını desteklemeye meyilli olabiliyor.…

  • Evcil hayvanların çeşitli türlerinin yabani atalarına göre daha küçük beyinleri ve daha az gelişmiş duyu organları vardır çünkü yabanî ataları gibi yabani yırtıcılardan kaçmak için güvenebilecekleri daha büyük beyinlere ve daha gelişkin duyu organlarına artık gereksinimleri yoktur. Sf. 185 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları, …

  • Tolstoy’un büyük romanı Anna Karenina’nın o ünlü ilk cümlesini bulursunuz karşınızda: “Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer, mutsuz ailelerin mutsuzluğuysa kendine özgüdür.” Bu cümleyle Tolstoy şunu demek istiyor: Bir evliliğin mutlu bir evlilik olabilmesi için çeşitli bakımlardan iyi yürümesi gerekir: cinsel arzu uyandırma, para konularında anlaşabilme, çocuk terbiyesi, din, hısım akraba ilişkisi bakımından ve daha başka…

  • Doğrusu şudur: Ülkemiz, çok hızlı bir aptallaşma süreci içindedir. İnsanlarımız hızla aptallaştırılıyor. İnsanlarımız, ışık hızıyla, kirletiliyor. Aptallaştırılan insanlar kir içinde yaşamaktan rahatsız olmuyorlar. Aptallaştırılan insanlarımız, kirlerinden pek mutlular ve sadece daha çok kir istiyorlar. Sf. 46 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve Sanat – Edebiyat) – Yalçın Küçük, B. Sadık Albayrak, Taylan Kara, (Doğu Kitabevi,…

  • Beyin yıkama sisteminden kurtulabilmiş olanlar geçmişin ve bugünün olgularına dürüstlükle bakarak gerçekleri fark edebilir. Sf. 314 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu yanlış bir soru. Türlerin Kökeni adlı eserinde ve sonraki yayınlarında Darwin, birçok teori geliştirmiştir, bunlardan beşi, en önemli olanlarıdır (bkz. Bölüm 4). Evrim ve ortak köken teorisi, Türlerin Kökeni adlı eserin 1859 yayınlanmasından birkaç yıl sonra biyologlar tarafından kabul görmüştü (bkz. Çerçeve 5.1). Bu, ilk Darwin devrimiydi. Diğer üç teori, yani kademecilik, türleşme ve…

  • Bununla birlikte, çoğu kişi bu iki uç nokta arasında bir yerde bulunur. Gerçek ahlakı (yabancılara yönelik olan dâhil), öğrenerek edinirler. Mormon ahlak ilkelerinin yaygın olarak benimsendiği eyalet olan Utah’daki düşük suç oranı, öğrenmenin etkisini kanıtlamaktadır. Sf. 320 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 –…

  • Yabancılara yönelik özgecilik, doğal seçilimin desteklemediği bir davranıştır. Sosyal grubun üyelerine yönelik özgeci davranış isteği, hakiki ahlakın gelişmesinde çok önemli bir bileşendir. Ama uygulanması için, bir dini liderin ya da düşünürün öğüdü gibi kültürel bir etmen gerekir. Evrimle birlikte otomatikman ortaya çıkmaz. Hakiki ahlak, kültürel liderlerin düşüncelerinin sonucudur. Yabancılara yönelik bir özgecilik duygusuyla doğmayız, onu…

  • Karşılıklı Yardımseverlik. Sosyal bir grubun bağlılığı, karşılıklı yardımseverlikle artar. Bu davranış, genellikle karşılıklı özgecilik olarak anılır fakat karşılık beklentisi nedeniyle bu tür yardımseverliğin altında yatan neden aslında bencilcedir. Sf. 319 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sosyal bir grubun çoğu üyesi, genişlemiş bir ailenin üyeleridir ve aynı genotipin parçalarını paylaşırlar. Akrabalar arasındaki özgecilik, doğal seçilim tarafından desteklenir. Sf. 318 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu tür özgeciliğin doğal seçilim tarafından destekleneceğini tartışmaya gerek yoktur. Bir ebeveynin, yavrusunun esenliği ve yaşamım sürdürmesi için yaptığı bir hareket, kendi genotipini korur. Sf. 318 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Omurgalı soyumuzun sıcakkanlı üyeleriyle olan benzerlik, insanın fiziksel olmayan özelliklerinin çoğu için de geçerlidir. Psikologlar, birçok memeli ve kuş türünün (örn. kargagiller ve papağanlar) dikkate değer bir zekâlarının olduğundan artık kuşku duymuyorlar. Ayrıca, birçok hayvanın korku, mutluluk, tedbir, depresyon ve bilinen diğer insan duygularına sahip oldukları da artık kavranmaktadır. Sf. 316, 317 Alıntı; Evrim Nedir?…

  • Psikologlar, elli yıl boyunca şempanzeye dil öğretmeye çalışmışlar, ama bir sonuç alamamışlardır. Şempanzelerin sentaksı algılayacak sinir donanımından yoksun oldukları görülmektedir. Dolayısıyla, geçmişten veya gelecekten konuşamazlar. Dili keşfeden atalarımız, okuma ve yazmanın keşfinden çok önce zengin bir sözlü gelenek geliştirebilmişlerdir. Konuşmanın gelişmesi, beynin, özellikle bilgi depolamayla ilgili kısımların (bellek) büyümesi üzerine büyük bir seçilim baskısı uygulamıştır.…

  • İnsan beyni, tasavvur edilemeyecek kadar karmaşık bir yapıdır. Bir yetişkinde, yaklaşık otuz milyar sinir hücresi (nöron) vardır. İnsan türünde çok fazla gelişmiş olan beyin zarı, yaklaşık on milyar nöron ve sinaps adı verilen milyon kere milyar bağlantıyı içerir. Her nöronun bir ana gövdesi, aksonu ve sinapsların içinde diğer nöronlarla temas eden dendrit isimli birçok küçük…

  • Fakat bu, birkaç milyon yıl içinde, doğum kanalında bir genişleme gerekmeden beyin boyutunun büyümesini sağlamıştır. Beyin büyümesinin ertelenmesi, insan bebeğinin beyninin büyüklüğünün doğumdan sonraki ilk yılda neredeyse iki katına çıkmasını gerektirir. Sf. 308 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 308) kitabından birebir…