Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: CHP, Cumhuriyet Halk Partisi

  • Yıllar Başbakan Hüküm Sonuç 1946 Recep Peker Düşürülmüş Silinmiştir 1958 Adnan Menderes Düşürülmüş İdam Edilmiştir. 1970 Süleyman Demirel Düşürülmüş İdam Edilmemiştir. 1980 Süleyman Demirel Düşürülmüş Enterne Edilmiştir. 1994 Tansu Çiller Düşürülmüş Silinmiştir. 2001 Bülent Ecevit Düşürülmüş Ölüye sayılmıştır. İlk resmi devalüasyon 7 Eylül 1946 tarihi taşıyor; son devalüasyon Şubat 2001 tarihlidir ve ikisinin bir ortak…

  • Güneş’i severdim, “dost” gözüyle bakardım, büyüğümüzdü ve yetenekliydi ve ne yazık oğlunu vermemiş, ama oğlu da Profesör olabildi, bu ülkede Sabatayist doğan her kes bir beşik ulemasıdır ve profesörlük doğuştan hakkıdır; … Hurşit Güneş, Kemal Derviş gelince bütün iddialarını bırakarak Kemal Derviş’e biat etti; Derviş’te Karakaşî’ler bırakarak CHP’ye geçerken Baykal’a muhtemelen, Kapani’lerden tertip edilmiş bir…

  • Önce uygulayan Defterdar tarafından “facia” olarak nitelenen, Faik Ökte Yahudi kaynaklarda Yahudi olarak tasnif edilmektedir, Varlık Vergisi uygulaması çok önemli ölçüde politize edilebilmiştir. Bu o kadar öyle ki, Demokrat Parti’nin kuruluş nedenleri arasında saymak mübalağa olmamaktadır. DP’nin o zamanlarda çok etkili Ahmet Emin Yalman’ın Vatan ve Sedat Simavi’nin Hürriyet Gazeteleri tarafından tutulmaları… Sf. 342 Alıntı:…

  • Türkiye solu Denktaş’ı hep “emperyalistlerin adamı” olarak nitelendirmiştir; hem savaş sırasında ve hem sonrasında, “Denktaş gitmeden Kıbrıs’a özgürlük ve refah gelmez” görüşü, yetmişli yıllar Ecevit Hükümeti bakanlarının ortak düşüncesiydi. Ecevit Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı, Dektaş’ın yerine lider aradıklarını ve hazırladıklarını, bana, pek çok kez söylemiştir. Bulunamadı mı, yoksa görüş mü değiştirildi, soru ortadadır. Araştırmacı Ahmet An…

  • Nâzım, deniz kuvvetlerini isyana tahrikten “suç ortağı” ve daha sonraki yılların romancısı Kemal Tahir’le birlikte hapis yatıyordu, Tahir’e söylüyor ve Tahir de dışarıya yazdığı mektuplarıyla bizlere bırakıyor; çok iyimser haberler almaktadır. “Dehşetli iyi haber aldık. İsmet İnönü haber yolladı” türünden haberler Nâzım’ı coşturuyordu ve İsmet Paşa “günahsız olduklarına eminim” diyor ve bunlar, koğuşundaki Nâzım’ı buluyordu.…

  • O sırada Türkiye’de dezenfekte pamuk için bir tek firma vardı ve tekel konumundaydı, sahibi kendisi için tayin edilen vergiyi ödemeyince ve bu nedenle yol yapımında çalışmak üzere kampa gitmeyi onuruna uygun saymayınca, idrofil fabrikasını satışa çıkarıyordu; alıcısı, zamanın Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza’dır. Doksan bin liralık vergisini ödeyemeyen birisinin lastik fabrikası da R. Minkari’nin…

  • Varlık Vergisi yasası, savaş finans­manı gerekçe gösterilerek, büyük bir servet transferinin aracı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, Varlık Vergisi ile yapılanı, servetin türkifikasyonu alanında çok önem­li bir adım saymak durumundayız.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • İran uzmanları, otuzlu yıllarda, Rıza’nın mevcut partilerin yerine inşa ettiği Hizb-il Terakki’nin Mussolini’den de etkilenmekle birlikte, Kemal Paşa’nın Cum­huriyet Halk Fırkasını model kabul ettiği konusunda ittifak hâlindedirler.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • En büyük acımasızlıkla zindana kapatanlar, iktidarda olan Kemalistlerdi ve büyük bir yüreklilikle yeniden canlandıranlar ise yine, bu kez muhalefette, Kemalistler oluyordu. Sf. 562 Nazım’ımız düz yazıda olağanüstü başarısızdır. Sf. 568  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 562 ile 568 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Parti” taraf olmak demektir, bir görüşe, bir fikre bir tarafa ayrılmak, bu tarafı çoğaltmak, güçlendirmek ve iktidar yapmak anlamındadır ve bu işe de siyaset diyoruz, Arapça “seyis” kelimesi ile aynı kökten geliyor, alıp götürmeyi içermektedir. Sf. 489 Lenin, bir partinin gücünü yayınlarının tirajı ve topladığı aidatlarının miktarı ile ölçüyordu. Bu tarife göre CHP, kesinlikle parti…

  • Bu tartışmada en büyük yanlış, Yahudi – Sabetayist partisinin, İslâm’a karşı olduğu savıdır; kesinlikle yanlış olduğunu belirtmek durumundayız. Bu parti, İslam’a değil, Arabist İslam’a karşı ve hatta bunun düşmanıdır; bunun anlamı da, Arap dünyası ile bağlantısını kesecek her türlü dine ve özellikle İslâm’a tümüyle destek olmaktır. Bu nüansı saptamadan Sabetayizm tartışmasının Türkiye’de İslâmcı akımları ikiye…

  • Varlık Vergisinin eşitlik ilkesine göre uygulanması ilkesi yasanın metninde var, ancak, yalnızca gayrimüslimlere uygulandığını biliyoruz; uygulayan Defterdar Faik Ökte’nin daha sonra yazdığı Varlık Vergisi Faciası; uygulama ile ilgili hâlâ en ve tek güvenilir kaynağımız olmaktadır. … Profesör Daniel Kazez’in yayınlanan aile ağacından Türkiyeli olduğu anlaşılmaktadır. Danyal Kazaz diyebiliriz. “Jewish Surnames of Turkey” .. Osmanlı ve…

  • “Bu meyanda kendilerinin Türk tohumundan ve aslından gelmiş oldukları, yabancı ve ayrı bir ırka mensup olmadıkları ve Türk Devleti’nin sadık evladı kalmak isteyenlerin Devlet Türkçesi konuşmaları iktiza ettiği (gerektiği) ve bunun için bütçenin müsaadesi nispetinde mektepler açılacağı da söylenmişti. Şimdiye kadar bunlara Kürt denmiştir. Başka bir ırktan olmuş insan muamelesi yapılmıştır.” Alıntı: Kürt Dosyası –…

  • Madde 1- Tunceli Vilâyetine ordu ile irtibâtı (ilişkisi) baki kalmak ve rütbesinin salahiyetini (yetkisini) haiz bulunmak (sahip olmak) üzere, korkomutan rütbesinde bir zat Vâli ve komutan seçilir. Vâli ve komutan usulü veçhile Milli Müdafaa Vekâletinin muvafakati alınmak şartıyla Dâhiliye Vekilinin inhası (onayı) ve İcra Vekilleri Heyetinin (hükümetin) kararı ile tayin olunur. Bu Vâli ve kumandan…

  • “Tunceli Kanunu” diye bilinen “Tunceli Vilâyetinin İdaresi Hakkındaki Kanun” 25.12.1935 gün ve 2884 sayılı Yasa, başbakan İsmet İnönü’nün raporunun Cumhurbaşkanı Atatürk ve bakanlar Kurulunca okunup değerlendirilmesinden sonra hazırlanmış ve “Munzur Vilâyeti Teşkilâtı Hakkındaki Kanun” adıyla 6 Kasım 1935 tarihinde TBMM’sine sunulmuştu.  Başbakan İnönü, bu yasanın “İlmi bir tetkik mahsulü” olduğunu ileri sürmüş. Sf. 124 Alıntı:…

  • Yasa’nın 13. Maddesinin son fıkrası şöyledir; “Türk ırkından olmayanların serpiştirme suretiyle köylere ve aynı mahalle ve küme teşkil etmeyecek şekilde kasaba ve şehirlere iskânı mecburidir.” Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Butros Gali, Hristiyan ve Mısırlı, Birleşmiş Milletler Genel sekreterliği yapmış, bundan önce de Mısır’da Bakanlık yapmıştır ve babası veya dedesi ise Başbakanlık görevinde bulunmuştur. Bütün bunlar sözde lâik olmayan Mısır’da gerçekleşiyor. Peki, Cumhuriyet tarihinde bir Hristiyan’ın Türkiye’de bakanlık yaptığı görülmüş müdür? İki; Baas Suriye ve Irak’ta iktidardadır ve Baas’ın önde gelen kurucusu Hristiyan Mişel Eflak’tır.…

  • Türkiye’nin bir sınaî – askerî kompleks tarafından yönetildiği.. Bürokratı otoriteye dayanan canlı bir yaratık olarak tanımlıyorum, oradan aldığı otoriteyi yüceltir, otoriteyle bağları koptuğu zaman kendini sefil hisseder, kısaca tüm cinsler içinde hayali en az olanıdır ve asla inisiyatif sahibi değildir. Bu Cumhuriyetin ilk ve son otuz yıllarının herhangi bir hayale sahip olmamasının nedenidir. Sf. 358,…

  • Şimdi Kemalist dilciliğin müthiş kolaycılığına gelmek istiyorum; zaman içinde İran üzerinden alınan Farsça ve Arapça sözcüklerin Türkçe telaffuzlarında bu dillerin aslında var olan gırtlaktan çıkartılan veya küçük dilin kapatılmasıyla söylenen seslerin hepsi dilimizden çıkartılmış ayın ve gayın benzeri sesler Türkler için telaffuz edilemez hâle getirilmiştir. Daha da önemlisi bütün dillerde yer alan uzun ve kısa…

  • Altı yıldır ülkeyi Halk Fırkası idare ediyordu. Sonuç; Ekonomik ve mali çöküntü nedeni ile tam bir felaketti; Ülkenin gelirlerinden çok daha fazlasını işe yaramaz yollara, gereksiz demiryollarına ve belediye parkları gibi pahalı oyuncaklara harcamışlardı. Kişisel maddi çıkarları için devlet tekelleri yaratmışlardı. Sf. 229, 230 Ve sürekli değişen yasalar yüzünden hiçbir gemi Türk limanlarına uğramaz olmuştu.…