Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ekonomi, Tekeller
-
1859’da Amerika’da, Pennsylyania’da, işsiz bir serüvenci ilk petrol yatağını buluyordu ve petrol, kapitalist ekonomiye girerek hızlandırıcı ve maliyet düşürücü rolüne başlıyordu. Petrolün, hem sabit enerji kaynağına bağlılığı zayıflattığını ve hem de işletme ölçeğinin büyümesini hızlandırdığını biliyoruz. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ülke yönetilemez hâle gelmişti. Başbakan Demirel’in birdenbire, hiçbir hazırlığı olmadan, Moskova’ya gittiğine ve Sovyetler Birliği ile ancak 1921 yılında yapılan ile karşılaştırılabilecek bir antlaşma imzaladığına tanık oluyoruz; belki de, Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler Birliği’nin karşı kamptaki bir ülke ile yaptığı en geniş: ekonomik ve ticarî anlaşmadır. Bu umulmadık ve çok kapsamlı anlaşmanın, 1921 benzeri bilinmeyen…
-
1934 yılında Sovyetler Birliği’nden aldığı ilk kredinin arkasından Britanya’nın ve daha sonra Fransa’nın otuzlu yıllarda Türkiye’ye sürekli kredi açtıklarını görüyoruz. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.
-
Amerika ekonomisti Schumpeter’in “creative destruction” dediği bir sürecin pençesinde olduğunu söylüyor; “yaratıcı yıkıcılık” demektir. Amerika’da şimdi 1950 yılında vefat eden bu Viyanalı iktisatçı modadır; zaman zaman Schumpeter Çağı deniyor ve Harvard’lı bu iktisatçı “iniş ve çıkış peygamberi” ilan ediliyor. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.
-
İddiaların tam aksine, devlet küçülmüyor, bunun yerine, pek çok özel sektör kuruluşu devletleşmektedir. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’nin geriliğinin asıl nedeni Avrupa sermayesi tarafından sömürü alanı haline gelmiş olmasıdır: Türkiye’nin tarım, ticaret, doğal kaynaklar, demiryolları, bayındırlık tesisleri, gümrük ve maliye gelirleri Avrupalı mali karar vericilerinin kontrolü altındadır. Bu böyle oldukça Türkiye’nin kalkınması için bir çare bulunamaz. Türk köylüsünün ve esnafının iktisadi durumu bu koşullar altında gelişemez, dış borçlanma yoluyla kalkınma gerçekleştirilemez. Aksine,…
-
Alexander İsrael Helphand – Parvus Efendi (1867 – 1927); 20. yüzyılın en renkli entelektüel simalarından birisidir. Kendisi devrim tüccarı olarak bilinir. Toplumsal dönüşüm anlarının hemen öncesinde ya da sonrasında Almanya, Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu’nda bulunmuştur. Devrimler ve savaşlar üzerine yaptığı spekülasyonlarla dünyanın en zengin insanlarından biri olarak ölmüştür. Asıl adı Alexander İsrael Helphand’dır. Devrimciliğe ilk…
-
1631 yılında Koçi Bey tarafından IV Murat’a sunulmuş. “…. Sonunda 1594 tarihinden başlayarak bu ulemaya saygı düzeni bozuldu. Önceleri Şeyhülislâm Sunullah Efendi birkaç kez yersiz olarak görevden alındı. Baş yargıçlar da sık sık görevden alındıklarından yerlerine gelenler devlet büyüklerine dalkavukluk yapmak zorunda kaldılar. Sf. 455 Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık…
-
III. Selim Kaymakam’a (1) gönderdiği fermanda; “Hükümet görevlilerinin yapmadıkları zorbalık kalmadı, yarın yüce Allah öteki dünyada bu durumu sorarsa ne demeli? Seni uyardığım yolsuzluklar doğrultusunda Şeyhülislam Efendimiz ve öteki ilgilerle görüşüp gerekli çözüm yollarını bulup bana sunasın. Ben doğru sözden kesinlikle incinmem, devletin iyiliği için doğru olan ne ise tüm gerçekleri bana bildiresin.” III. Selim…
-
BAKKAL’IN NOTU (1998) Osmanlıda Padişahların görev ilk başladıklarında para dağıtması olan ulûfe gelenek hâline gelmiş. Hatta hazine için yıkım olacak boyutlara ulaşmıştı. Yeniçeri için yeni padişah ulûfe demekti. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. ?) kitabından notlar alınmıştır.
-
1494’ten 1503 yılına değin, II Bayezid dönemi, geçen dokuz yıllık süre içerisinde, kıtlık ve veba Türkiye’yi kırıp geçirmişti. İstanbul’da on binlerce insan ölmüş Padişah İstanbul’da oturamamış, dağıttığı yardımlarla hazineyi bomboş duruma getirdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin – (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
-
1679 – 1680 yıllarında İstanbul’da bulunan Marsigli ekliyor; “Türkiye’de gerek işlemler gerekse düzenlemelere ilişkin olsun parasal işlerin yönetimi için uygulanan yöntem o denli düzenlidir ki, Hristiyan bir devlet kendi hükümet işyerlerinde göze çarpması olası olmayan birçok yolsuzluğun ortadan kalkmasını sağlayabilecek engin bilgilere bu yönetimi inceleyerek ulaşabilir. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu…
-
İlk dış borçlanma, Kırım savaşı öncesi, İngiltere ile yapılır. 27 Haziran 1855: 5 milyon Sterlin. Sf.60 Ve 20 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) Muharrem Kararnâmesi ile borçlarını ödeyemeyeceğini duyurdu ve Duyunu Umumiye kuruldu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fransa ile 12 Mart 1854 tarihinde yapılan antlaşmada, Hristiyanlardan haraç alınmasına son verildi. Mali değeri 40 milyon kuruştur. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 30 ile 33 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
BAKKAL’IN NOTU (1998): Ümit Burnu’nun bulunuşu ve Amerika’nın Aztek ve İnka medeniyetlerinin altınlarının bulunuşu, zaten değerli maden darlığı çeken Osmanlının ekonomisini çok olumsuz yönde etkilemiş. 1460 ile 1560 yılları arasında birçok ürünün fiyatı % 200 artmış. Avrupalılar yoğun bir biçimde yüksek paralar ödeyerek Türkiye’den hammadde almaya başlarlar. Her türlü ürüne talep boldur ve Akçe’deki altın…
-
Tekstil işçileri, banka çalışanları, telefon operatörleri hep kadın! Neden? Bu işler pek “tedious” sıkıcı bunaltıcı işler, yaratıcılık ve itiraz istemiyor. Sf. 176 Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.
-
İlk dış borcu Sovyetlerden aldığı 18 milyon dolarla elde etti. .. Ruslardan teknik yardım aldı ve bu yine Sovyetlerin tarihinde ilk örneği oluşturdu. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemal başa geçtiğinde, Türkiye resmi kayıtlara göre 65.246 sınai kuruluşa sahipti. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.
-
Altı yıldır ülkeyi Halk Fırkası idare ediyordu. Sonuç; Ekonomik ve mali çöküntü nedeni ile tam bir felaketti; Ülkenin gelirlerinden çok daha fazlasını işe yaramaz yollara, gereksiz demiryollarına ve belediye parkları gibi pahalı oyuncaklara harcamışlardı. Kişisel maddi çıkarları için devlet tekelleri yaratmışlardı. Sf. 229, 230 Ve sürekli değişen yasalar yüzünden hiçbir gemi Türk limanlarına uğramaz olmuştu.…
-
Çiftliğin ortasına bir havuz emri; “Marmara Denizi modelinde bir rezervuar yapın.” Diye emretti. “Ve boyutlarının tam olarak doğru olmasına dikkat edin.” Mösyö Yencke emri yerine getirdi. Bu çok büyük paraya mal oldu.” Sf. 215 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.