Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Emperyalizm

  • Ekvator ve Venezuela’nın tersine, Bolivya’daki huzursuzluğun kaynağı petrol değil suydu. Suyun çok da uzak olmayan bir gelecekte gezegendeki en değerli kaynak olacağı 1990’larda açıkça anlaşılmıştı. Şirketokrasi de su kaynaklarına hâkim olarak ekonomileri ve hükümetleri manipüle edebileceğini kavramıştı. Sf. 138 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat…

  • Şirketokrasi, Châvez’i büyük tehdit kabul etti. Sadece petrol ve öteki sektörlerdeki uluslararası şirketlere meydan okumakla kalmıyor, başka önderleri de kendi modelinin benzerlerini izlemeye teşvik ediyordu. Bush yönetiminin perspektifinden, uzlaşılması imkânsız iki devlet başkanı, yani Châvez ve Saddam Hüseyin sona erdirilmesi gereken kâbuslar haline dönüşmüştü. Irak’ta (hem E.T.’lerin, hem de çakalların) incelikli çabaları sonuç vermemiş ve…

  • Bu durum kamuoyu tarafından Arjantinli Doktor Che Guevera’nın baskı rejimlerine karşı mücadele etmek için Bolivya’yı savaş cephesi olarak seçmesiyle duyulmuştu. Ülkenin egemen sınıfı Washington’un yardımını istedi. Che insanlık dışı bir yaratık ya da terörist ilan edildi; Küba tarafından desteklenmesi nedeniyle fanatik komünist kategorisine sokuldu. Washington onun peşine en yetenekli çakallarından birini saldı. CIA ajanı Felix…

  • United Fruit böylece Birleşik Devletler’de büyük bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı; Amerikan kamuoyunu ve Kongre’yi, Arbenz’in Guatemala’yı bir Sovyetler uydusuna dönüştürdüğü ve toprak reformu programının Latin Amerika’da kapitalizmi yok etmeye yönelik bir Rus komplosu olduğuna inandırdı. CIA sonunda, 1954 yılında bir darbe düzenledi. Amerikan uçakları başkenti bombaladı, demokratik yollarla seçilmiş olan başkan alaşağı edildi ve…

  • Bu konuşma bana Amazon’daki Shuar’ları anımsatmıştı. Orada erkekle kadının eşit, ama rollerinin farklı olduğuna inanırlar. Erkekler besin için hayvan öldürür, ateş için ağaç keser ve başka erkeklerle savaşır. Kadınlarsa çocuk yetiştirir, tarla ekip hasat kaldırır, evin ateşini canlı tutar ve erkeklere ne zaman durmaları gerektiğini söylemek gibi önemli bir görevi üstlenir. Shuarlar bana kadınlar onları…

  • Nike eğer Endonezya’daki işçilerinin (ki bu toplam işgücünün 1/6’sını oluşturur) ücretlerini ikiye katlasa bile bu ona 1.63 milyar dolarlık reklam bütçesinin yaklaşık %7’sine mal olur. Yani reklam bütçesinden bir dilimi daha yüksek ücret ödenmek üzere fabrikalara aktarsa, sweatshop işçiliği koşullarının büyük bölümünün ortadan kalktığını görürüz. Sf. 65, 66 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi…

  • Endonezyalılar sonunda kitleler halinde sokağa döküldü. Varlıklılar bile büyük bir kargaşa çıkmasından korkarak değişim için dayattı. Suharto sonunda 1998 Mayıs’ında istifaya zorlandı; otuz iki yıllık diktatörlüğü böylece sona erdi. 1999 yılı Eylül ayında Clinton yönetimi Endonezya ordusuyla olan tüm askeri bağları koparttı. Sf. 52 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları)…

  • Endonezya’da yaşanan en berbat insan hakları ve çevre ihlali benim Ujung Pandang’da bulunduğum dönemde Doğu Timor’da gerçekleşti. Doğu Timor da Sulawesi gibi uzak adalardan biri olarak kabul ediliyordu ve petrol ve gaz rezervleri yönünden zengindi. Sulawesi’nin aksine, Endonezya’nın parçası olan Doğu Timor dört yüzyıl boyunca Portekiz yönetimi altında kalmıştı. Endonezya’nın %90’ı Müslümanken, bu ada ağırlıklı…

  • New York Times, “Yapılan uluslararası araştırmalarda Endonezya sürekli olarak dünyanın yolsuzluğa en fazla bulaşmış ülkeleri arasında yerini alıyor” diyordu. Sf. 47 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihi 1830’lara kadar giden bu terimi metinde olduğu gibi bıraktık. Sweatshop’lar insanlık dışı denebilecek kadar kötüleşebilen çalışma koşullarında, sık sık günde on sekiz saate varan mesailerde (çoğu çocuk olan) işçilerin az para ile çalıştırıldığı ve/veya insan emeğinin istismar edildiği sağlıksız işyerleridir. Sf. 41 Jim önce kişisel görüşmeler düzeyinde, sonra da kamuoyuna sweatshop tarzı imalat yapmakla…

  • Endonezya’nın stratejik ülke kabul edilmesinin birincil nedenlerinden biri Başkan Suharto’dur. Görüşlerinden ödün vermeyen bir antikomünist olarak ün yapmıştı Suharto ve politikalarını uygulamaya koyarken en üst düzeyde acımasızlığa başvurmaktan çekinmiyordu. 1965 yılında ordunun başkumandanı olarak komünist yanlısı bir darbeyi ezdi, bunu izleyen kan banyosunda üç yüz bin ila beş yüz bin insan hayatını kaybetti ki, bu…

  • Bir imparatorluk hükümet ve iletişim organları (günümüzde medya) üzerinde denetime sahip, gücü halk tarafından seçilerek eline geçirmemiş, halkın iradesi erişiminde olmayan ve iktidar süresi ve koşulları yasalarca belirlenmemiş bir imparator ya da hükümdarın buyruğu altındadır. Bu koşul ilk bakışta Birleşik Devletler’i öteki imparatorluklardan ayrı yere koyar, ama bu bir yanılsamadır. Sözünü ettiğimiz imparatorluk tıpkı bir…

  • Birleşik Devletler dünya nüfusunun %5’ten azına sahiptir, ama dünya kaynaklarının %25’ten fazlasını tüketir. Bu büyük ölçüde başka ülkelerin ve öncelikle gelişmekte olanların sömürülmesiyle gerçekleştirilir. Birleşik Devletler dünyanın en büyük ve en sofistike donanımlı ordusunu besler. Her ne kadar imparatorluğu (ekonomik tetikçilerin de katılımıyla) ekonomi temelli olsa da, dünya liderleri başka yaptırımların yetersiz kaldığı anda (Irak’ta…

  • İlk kitabımı yazdıktan sonra yaptığım konuşmalarda, dinleyicilerimi çoğu insanın yanlış anladığı bir noktayı açıklayarak uyarma gereği duydum: Dünya Bankası gerçekte ‘dünyanın bankası’ değil A.B.D.’nin bankasıdır. Tıpkı onun en yakın çalışma arkadaşı konumunda olan kardeş kuruluşu IMF gibi. Yönetim kurullarındaki yirmi dört yöneticiden sekizi birer ülkenin temsilcisidir: A.B.D., Japonya, Almanya, Fransa, Britanya, Suudi Arabistan, Çin ve…

  • Truman’ın bu açıklamasından hemen sonra, yine 1947 yılında, Nisan ayında, bir Amerikan donanması İstanbul’a gelmişti ve Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’yı ziyaret etmek istediler. Paşa, sanki “zahmet etmesinler,” dedi, Amerikan subaylarının kendisini ile görüşmesi için İstanbul’a gittiler. Paşa’nın bu hali, Amerika’nın vasal’ı, yeni deyimlerle, “vale” olmayı kabul ettiğini gösteriyordu. Sf. 69 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve…

  • Gerek Nikaragua gerek İran, 1979’a kadar ABD maşası olan zalim, barbar, eli kanlı, hırsız ve işkenceci adamlar tarafından yönetiliyordu. İran şahı 1953’te CIA darbesiyle, Somoza Hanedanı ise 1920’lerin sonunda ABD müdahalesiyle başa getirilmişti. İsrail’in destek verdiği her iki iktidar da son yıllarda ABD’ye muhtaç hale gelmiş, sallanmaya başlamıştı. Dolayısıyla 1979 senesinde ABD’nin stratejik planlarında başı…

  • Yerli işbirlikçileri ve paralı askerleri saldırılarda kullanmak, yurtiçinde ise halkı bastırıp kontrol etmek gelenekselleşmiş bir pratiktir. Bunun örneği çoktur. “İngilizler adına Hindistan’ı işgal etme işinin çoğunu Hintli alaylar yerine getiriyordu”  ve İngiltere halkını kontrol altında tutmak için ise yerli paralı askerlere bel bağlamışlardı. Sf. 115 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu…

  • Dolayısıyla, “serbest” (free) pazarın teşviki, refah düzeyi yüksek olmayan ülkelerde, yalnızca, ekonomik hakların sınırlarını özel ya da grupsal çıkarlara göre çizen yönetimleri saf dışı bırakmayı istemek (“devleti küçültmek”) olmuyor; aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde ekonomik ilişkilerin düzenlenmesinde temel hakları belirleyici kılma imkânını ortadan kaldırıyor, ya da rastlantılara bırakıyor. Sf. 141, 142 Alıntı; Ahlak, Etik…

  • Karşınızdaki manzara çöküşe işaret ediyor; Türkiye’yi çökertiyorlar. Bozarak insanımızı öldürüyorlar. Kurşundan beter bir ölüm bu; acılar içinde. Bilincimizi, belleğimizi yıktılar. Sürü yaptılar insanoğlunu; doktorumuzu cahilleştirdiler maalesef; yabancılaştırdılar kendine ve mesleğine. Acı çekerek yazdım elinizdeki kitabı… Mesleki ihaneti durdurabilmek umuduyla… Her çöküşte bir kurtuluş vardır çünkü… Sf. 534 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın,…

  • Vanity Fair dergisine göre, ilaç şirketleri kobaylar için ülkelerin veri tabanından faydalanıyor, örneğin yeni bir şizofreni ilacını test etmek için Adana, Samsun, Manisa ve İstanbul’da bu ilacı deneyecek “fiziksel olarak güçlü, 18-65 yaş arasında, şizofreni teşhisi konmuş, erkek ya da menopoza girmiş ya da rahmi alınmış kadınlar” buluyor. Meme kanseri, kalp hastalıkları, solunum yetmezliği gibi…