Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Enver Paşa

  • Rum kaçırtmasının başındaki isimlerden Celal Bayar, Birinci Dünya Savaşı öncesi sadece İzmir ve civarından 130.000 dolayında Rum’un zorla Yunanistan’a göç ettirilmiş olduğunu aktarır. Halil Menteşe’ye göre “100.000’e yakın Rum, kimsenin burnu kanamaksızın Yunanistan’a çekilip gittiler. Bundan sonra aynı tarzda İzmir civarında teşebbüs ele alındı. (…) İzmir civarından da 200.000’e yakın Rum Yunanistan’a gitmiştir. Kaçırtma işlerinin…

  • Milli İktisat’ın ilk uygulaması İTC’nin ünlü yöneticisi ‘Küçük Efendi’ lakaplı Kara Kemal (‘Büyük Efendi’ Talât Paşa’ydı) “Avrupa’da Hükümetler ya işçiye ya da burjuva tabakalarına dayanırlar. Güç anlarında güvenecekleri toplumsal desteğe sahiptirler. Biz hangi sınıfa dayanacağız? (…) Böyle güçlü bir sınıf Türkiye’de var mı? Bulunmadığına göre biz neden yaratmayalım?” diye özetlemişti o günlerdeki hedefi. Peki, bu…

  • 1909’dan itibaren kademeli olarak iktidara yerleşen İTC, 1911’deki ara seçimlerde adayını seçtiremeyince, önce Kanun-i Esâsî’de değişiklik yapmaya teşebbüs etmiş, başarısız kalınca Meclis’i Kanun-i Esâsî’nin 35. Maddesine dayanarak feshetmişti. Yeni meclisi oluşturmak için Aralık 1912’de yapılan seçim, ülkedeki ilk genel seçimdi ancak İTC militanları tarafından muhaliflere uygulanan şiddet yüzünden tarihe ‘Sopalı Seçim’ olarak geçti. İttihatçıların yaygın…

  • Halaskâr Zabitanlar işbaşında; Bu arada İTC karşıtları da boş durmuyordu elbette. 1912 yılının haziranında İstanbul’da ‘Halaskâr Zabitan’ (Kurtarıcı Subaylar) adı altında örgütlenen subaylar bir muhtıra yayımlayarak ülkenin II. Abdülhamid devrindeki gibi bir buhran geçirmekte olduğunu ve çökme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ve vatanın kurtarılmasının “yine en çok askerlere düştüğünü” ilan etmişlerdi. Sf. 177 Alıntı; Öteki…

  • 2 Ağustos 1914 Osmanlı-Alman gizli ittifak antlaşmasına göre, Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı Alman General Bronsart von Schellendorff’a verilmişti.  Bu Haçlı general, 1936’da yayınladığı Sarıkamış anılarında şöyle diyordu: “Türkiye’nin savaşa ne zaman gireceğine Alman Genelkurmayı karar verdi. Kafkasya’ya saldırılması fikrî de bizimdir. Amaç, düşmanlarımızın ordu birliklerini buralara kaydırarak birinci derecede önemli olan esas cephelerdeki Alman ordularına karşı…

  • En mühim kararlar Enver Paşa ile bu üç alman (Bronzart) arasında düşünülüp veriliyordu.  Bunlar içinde Türkler hakkında hiçbir muhabbet beslemeyen Liman Paşa ile Toveney en meş’um (kötü, uğursuz) rolü oynamışlardır. Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karargâhı Umumide biz, üçlerin ağzımızı bıçak açmıyordu.  Cihat (savaş) ilanının, ..hatta bizimle beraber yaşayan Araplar ve Kürtler  üzerinde bile tesir yapacağı şüpheli idi.    …  Onlara bizzat kendim Türkçe sorduğum suallere karşı aldığım cevapların hulâsası şu idi: “-Bu din değil, gün kavgasıdır.  Bugün bir Müslüman Devletler Birliği ve onların başında İmam ül-Müslimin idaresi ve ümmet rejimi…

  • Kapitülasyonlar, 10 Eylülde (1914) lağvedildiği (yürürlükten kaldırıldığı) zaman Almanya’nın bile bizim aleyhimizde bir tavır alması da memleketimizde hiç kimsenin hoşuna gitmemişti. Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiliz sefiri bunları Londra’ya bildirmiş, …aldığı talimat üzerine Cemal Paşa’ya şu cevapları vermiş:  Kapitülâsyonların adlî kısmı şimdi ilga edilemezmiş, mali kısımlarından bazılarının ilgasına, diğer müttefikleri razı olmak şartıyla, İngiltere muvafakat edebilirmiş.  Adalar ve Mısır meseleleri harpten sonra görüşülebilirmiş; Rusların Türkiye’ye şimdilik tecavüz niyetleri yokmuş, bu cihetten pek ziyade emin olmaklığımız lazım imiş. Alıntı; Harp Hatıralarım…

  • Talat Paşa harbin sonunda; ” Beklendiğinden daha fazla devam eden harp, nakliye ve ticaret işlerinde ve ihtiyaç maddelerinin tevzisinde (dağıtımında) yolsuzluklar yaratmıştır.  Bugün bunlara imkân yoktur.  Yolsuzlukları cezalandırmak elbette hükûmetin vazifesi idi.  Bu vazife ifa edilmemiştir.   Bu ihmalden kimlerin mesul olduğu malûmdur.  Bu mes’uller biziz ve hareketlerimizin bütün mesuliyetini çekmeye hazırız.  Yolsuzluklar çok umumi bir…

  • Bazı işlerde Almanların bizden ziyade Enver Paşa’ya yakın olduğunu hissediyorduk. Gizli kararlardan biri de, büyük kıtalar, birlikler kumandanları Alman olursa Erkânıharp Reisinin Türk olacağını ve kumandan Türk olursa Erkânıharp Reisinin Alman olacağına dairmiş. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • General Bronzart, muhtelif vaziyetlere göre sefer planlarımızı hazırlamış; Genel Kurmay Reisi olan Enver Paşa da bunlarla hem fikir olduğunu beyanla aynen kabul ve tasdik etmiş.   Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 170) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sefer planlarını bizzat Genel Kurmay Reisi yapacaktı.  Bizim Genel Kurmay Reisimiz, Erkânıharbiye-i Umumiye Reisimiz Enver Paşa idi.  O böyle şeylerle meşgul değildi.  Harbiye Nezareti (Savaş Bakanlığı) ve parti işleri, onu daha çok meşgul ediyordu.  General Bronzart, Genel Kurmayın Birinci Reisi Sanisi (ikinci reisi) ise de hakikatte Genel Kurmay Reisliğini yapıyordu.  Şu halde sefer planlarımızı da…

  • Oruç tutanlar da açlığın ve sigarasızlığın verdiği sersemlikle çalışma ve iyi düşünme hassasını kaybederlerdi.  …  Bunu da kaldırmak lazımdı.  …  Birinci teklif, seferberlik müddetince münfasıl (ayrı, ayrılmış) harflerle yazı hakkındaki emir tatbik edilmeyecektir; ikinci teklif, seferde oruç tutulmayacaktır.  Ramazan icabı sahur ve iftar ordudan kalkmıştır:  …  Enver Paşa’ya götürerek imza için önüne koydum. Kabul ve…

  • Enver Paşa, her şeyde olduğu gibi bunda da ifrat kararını iltizam etti (aşırılık kararını lüzumlu gördü).  Latin harfleri şeklinde, Arap harflerini birbirleriyle birleştirmeksizin, yan yana yazmak usulünü ileri sürdü.  Bunu aklına koydu ve ısrara başladı. Sf. 150  Bu zihniyetle orduya emir verilmişti.  Ayrı harflerle, munfasıl (fasılalı, aralıklı) harflerle yazı yazılacak; bütün askeri muhabere (haberleşme) evrakı;…

  • Hüseyin Cahit, Tanin Gazetesinde, hiç yazıları olmayan Arnavutların Lâtin harflerini kabul etmelerini alkışlayan bir makale neşretmiş ve bu münasebetle bazı imalarda bulunmuştu.  …  “Arnavudun kitabını manda yutmuş” gibi latifeler halk dilinde dolaşırdı. (1) Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • O zaman bir yazı derdimiz vardı.  Eski Arap harfleri ile yazımızdaki güçlükler herkesçe malûmdu.  Biz, yeni nesil, aynı zamanda bu yazının ıslahı ile de uğraşıyorduk: ekseriyetle sadalı (sesli) harfleri çoğaltarak okumanın kolaylaştırılmasını, pek ülfet edilmemiş (alışılmamış) olan Arabî, Farisî kelimelerin kullanılmasını ve terkiplerinin mümkün olduğu kadar az kullanılmasını istiyorduk. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan…

  • 1-2 Ağustos gecesi Yeniköy’de Sadrâzam ve Hariciye Nazırı Sait Halim Paşa’nın yalısında toplanan ve Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat, Cavid ve Halil Beylerden mürekkep bir kısım vekiller heyeti hemen vaziyeti müzakere ile (durumu görüşerek) Osmanlı ordusunun seferber hâle vaz’ına (duruma getirilmesine) ve aynı zamanda; Umumî Harb’de Türkiye’nin bitaraf kalacağının .. karar verdi.  …  2 Ağustos…

  • Bazen Enver Paşa’da mistik bir ruh hali sezerdim.  O âdeta kendisini bazen, bu vatanı kurtarmağa memur edilmiş semavî bir murahhas gibi telâkki ediyor (algılıyor) görünürdü.  Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • Edirne’nin istirdadından (geri alınmasından) sonra, bu hatanın tamiri için hususî bir teşkil ile (özel bir oluşum ile) Binbaşı  (Süleyman Askerî ) merhum 1913 senesi Haziranı’nda Garbî Trakya’ya geçmiş ve merkezi (Gümülcine) olmak üzere bir (Garbî Trakya Muvakkat İslam Hükümeti) namıyla bir hükümet teşkilinle muvaffak (başarılı) olmuştu. Sf. 31 Bu esnada Cemal Paşa ile buluşarak (Türk-Bulgar)…