Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Enver Paşa

  • İkinci Balkan Savaşı’nda olduğu gibi, müttefikler birbiriyle savaşa tutuşmamışlarsa, bunun nedeni Almanya’da bir Enver Paşa bulunmamasından…  Sf. 588  Lloyd George, eski Reich şansölyesi Simon’un hazır bulunduğu bir toplantıda alaylı bir tavırla: “Almanlar kendilerine lider olarak zeki adamlar bulmasını bilmiyorlar” demişti. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 –…

  • Dünyanın büyük devrimleri hiçbir zaman kalemlerin bayrağı altında olmamıştır!  …  Bütün büyük hareketler, kişisel hırsların ve ruh haletlerinin volkanı andıran patlamalarıyla olmuştur.  Milletlerin kaderini yalnız yakıcı bir ihtiras fırtınası değiştirebilir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 95, 96) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019); Hitler,…

  • II. Abdülhamid; 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet’i ilan etti, ancak 13 Şubat 1878’de Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane ederek Meclis’i dağıttı.    Ahmed Tevfik Paşa: Osmanlı İmparatorluğu’nun son sadrazamı (Kasım 1920) olarak tarihe geçti.     Akgöl (Eyüp Sabri), Bleda (Mithat Şükrü):  Mustafa Kemal’in emri üzerine 1935’te Sivas mebusu seçildi.  Masondu.     Çetinkaya (Ali): Kel Ali de denir (Afyon 1878-İstanbul 1949). …

  • …  “Param malım yok ki sana söyleyecek lafım olsun.  Çoluk çocuğuma Cemiyet ve arkadaşlarım bakar.  İttihat ve Terakki benim ailemi ne aç bırakır, ne çıplak”  Benim bir tek ailem vardı: İttihat ve Terakki.  Sf. 266, 267  …Ellerimi ve gözlerimi bağlamak istemiyordum.  “Söz veriyorum, bulunduğum noktadan kımıldamam, ölüme gözlerim açık olarak gitmek isterim!” dedim.  …  “Subay…

  • …  İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı.  Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı.  Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208  …  Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü.  Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı.  Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) “Sadece ben değil, İzmirli Mümtaz, Yenibahçe’li Şükrü, kardeşi Nail, Çerkez Eşref ve kardeşi  Selim Sami gibi Teşkilatı Mahsusa fedailerinin çoğu Çerkez’di.”  (Dipnot; İlginçtir, Türkiye’deki güvenlik güçlerinin (ordu ve polis) kilit noktalarında hala hep Çerkezler vardır.) Sf.198  “Enver Paşa, başkumandan vekili ve Şark Cephesi kumandanı sıfatıyla Sarıkamış etrafında süren harbi bizzat cepheden…

  • (Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı.  Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi.  Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 1 Ocak 1914 tarihi itibarıyla “Enver Bey”, Harbiye nazırlığına atanarak resmen “Enver Paşa” oldu. Aynı zamanda Başkomutan vekilliği (başkomutan padişahtı) ve Genelkurmay başkanlığını da eline aldı.  Henüz 34 yaşındaydı.  …  Ordu hiç de genç değildi.  80 yaşında binbaşılar, 62 yaşında üsteğmenler, 58 yaşında teğmenler vardı.  Okuma yazma bilmeyen subaylara ağa denirdi. …

  • Çok konuşan bir adam değildi Enver Paşa.  Onun hayatında beyanatlara, nutuklara rastlamazsınız.  O emir veriri gibi kısa ve kesin konuşurdu.  Sessiz, sakin, hatta çekingendi.  Ancak bu dış görüntüsünün altında sükûn bulmaz bir ihtiras adamıydı.  …  “…Harbiye Nazırı olmasına hiçbir sebep yoktur.” diyor.  Ve hemen bizi şikâyet ediyor: “O yanındaki eli silahlı işsizler Enver Bey’i kışkırtıyor.” …

  • (Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;) Enver Bey miralay (albay) olmuştu.  Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı.  Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı.  Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu.  O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu.  Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172 …  Biz…

  • (Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;) 11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor.  Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor.  Sf.161  …  Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162  …  Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … …

  • (Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;) Enver Bey hep kısa konuşurdu.  Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti.  …  Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu.  Hemen ona atladık.  Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik.  Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum!   Sf.140.  …  Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit…

  • (Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız.  Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi.  İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.)   Sf. 135  “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…

  • (Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak.  Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş.  …  Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek!  …  Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu!  Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…

  • (Dede Yakup Cemil İttihatçıların kanlı hükümet darbesini anlatıyor;) “İstanbul’da çoğu kimse, İtalyanların Trablusgarp’taki katliamlarını değil, Şişli Camii önünde otomobiliyle bir Arnavut’a çarpan İtalyan elçisinin şoförünü konuşuyordu.  Kader; İstanbul’daki ilk otomobil kazasını da bir İtalyan yapmıştı.  …  İttihat ve Terakki, dört yıllık iktidarını 16 Temmuz 1912’de muhaliflere bırakmış, muhalefete geçmişti.  …muhalefet Arnavutluk’ta dağa çıkarak bizim hükümeti…

  • (Dede Yakup Cemil Trablusgarp günlerini anlatıyor;) İtalyanlara karşı savaşmak için İstanbul’dan, kızgın çöllere giden gönüllüler arasında ben de vardım.  Kimler yoktu ki; Enver Bey, Mustafa Kemal, Fethi (Okyar) Bey, Rauf (Orbay) Bey, Sapancalı Hakkı, İzmitli Mümtaz, Ömer Naci, Abdülkadir, Cevad Abbas, Atıf, Süleyman Askerî, Doktor Refik (Saydam), Kuşçubaşızade Eşref, Afyonkarahisarlı Ali (Çetinkaya), Enver Beyin kardeşi…

  • (Dipnot: Teşkilatı Mahsusa: 5 Ağustos 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını elde tutmak amacıyla, Enver Paşa tarafından kurulan yarı resmi bir örgüttü.  Dede Yakub Cemil bu örgütün en önemli isimlerinden biriydi.) Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 7 Temmuz 1908, Manastır’daki postaneden çıkan Müşir Şemsi Paşa… 10 Temmuzda, Saray’a sürekli jurnaller gönderen Manastır Topçu Alayı Müftüsü Mustafa Şevket Efendi, 17 Temmuzda, Zatışahane’nin fermanını okurken, Manastır Mıntıka Kumandanlığı erkânıharbiyesinden Osman Hidayet Paşa ve Cemiyet’e düşman oldukları bilinen, Debre Mutasarrıfı Hüsnü bey, Polis Müfettişi Sami, Avukat Sabri Efendi, Kanun (İnzibat)…

  • (Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) “Mustafa Necib, 29 Mayıs 1908 akşamı İsmail Canbulat ve Enver Bey’in yardımıyla, Nazım Bey’i vurdu ama öldüremedi.  Yaralanan Nazım Bey İstanbul’a götürülürken, Enver Bey Tikveş’e kaçıp saklandı.  Zira olay sırasında Nazım Bey kayınçosunu görmüştü!” Sf. 29  “25-30 Haziran 1908 tarihleri arasında, beş gün, Manastır’da, geceli gündüzlü gizli toplantılar yapıldı.  Başlatılacak harekâtın…

  •  …  Erkânıharp Kâzım (Karabekir) Resneli Niyazi de bu merkeze bağlıydı.  1906’dan sonra oldukça ünlü isimler de Selanik’te teşkilata kaydoldu.  Erkânıharp Kolağası (Önyüzbaşı) Mustafa Kemal (Atatürk), Erkânıharp Kolağası Ali Fuat (Cebesoy) gibi. Selanik ittihat ve Terakki’nin fikir gücünü, manastır ise vurucu gücünü oluşturuyordu.  Selanik teşkilatının reisliğini Talat Bey, Manastır’ın liderliğini ise Enver Bey yapıyordu.  Her ikisi…