Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ermeniler

  • Manvel Marutyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Berdaşen Köyü) Babamın, içinde tabancalar ve tüfekler bulunan bir sandığı vardı. Bütün amcalarımın tabancaları vardı; zira Kürtlerin saldırabileceği korkusu her zaman mevcuttu. Silah getirenler, Rusya’dan silah taşıyan Daşnaklardı. Çünkü onlar durumun alevlenebileceğini hissediyorlardı.” Sf. 198 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran…

  • Manvel Marutyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Berdaşen Köyü) “Annem Fransızca bilirdi. Sesi güzeldi. Bizim Van’ın güzel şarkıları vardı; o şarkıları Komitas yazıya döktü ve Şahmuradyan söyledi. “Dile Yaman”,”Vardın i Batsvi”, “Mokats Mirzari’, “Aleksiyanos”, vs. Van’da dört sesli bir koromuz vardı.” Sf. 197 “Babamın beş erkek kardeşi de kumaş tüccarıydı. Erciş’te büyük bir mağazaları vardı. Babam…

  • Tovik Tovmasi Bağdasaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Hayots Dzor’un Hindistan Köyü) “Ermeni Soykırımı’nın sebebi Ermenilerin Türkler ve Kürtlerle eşit şartlarda yaşamak istemesiydi; ama Şeriat onlara bu hakkı vermiyordu. Bunun dışında, Türkiye’deki en zeki millet yüksek bir kültüre sahip olan Ermenilerdi; mimarlar, besteciler ve tüccarlar hep Ermenilerdi. Ermenilere muhtariyet vermemek, yeni bir Bulgaristan yaratmamak için onlar…

  • Tovik Tovmasi Bağdasaryan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Hayots Dzor’un Hindistan Köyü) “Birçoğu İncil’in adını kendi ebeveyninden duymuştu ve Öğretmenden ders almaya geliyordu. Biz, şarkı söyleyerek öğrenelim diye harfleri sesleriyle değil, “ayb” “ben” “gim” diye adlandırarak öğreniyorduk. Bu metotla Doğu’da Kuran’ı da öğretmişlerdi.” Sf.192 “Köyümüzün Kürtleri Ermenilerle kardeş gibiydiler. Biz Ermenilerle Kürtler arasında kardeşlik ilişkileri vardı.…

  • (Satenik Nazari Petrosyan’ın Tanıklığı J (D. 1908, Muş, Gümgüm Köyü) “Türkler geldi. Biz yürüyerek Kharberd’e [Harput] gittik. Bütün köylerin Ermenileri göç etmişlerdi. Ali Efendi beni kendi evine götürdü; bana kendi o Türk ailesi Malatya’ya gitti. Türk öldü. Karısı beni dutunu satın almaya gönderdi. Gidip baktım: iki kız analarıyla oturmuş. Onlar beni götürüp giysiler giydirdiler. Anne…

  • Hayrik Manuki Muradyan’ın Tanıklığı (D; 1905 Şatakh (Çatak) Cınuk Köyü) “Göç yolunda bize Kostantin Hambardzumyan liderlik ediyordu. Bizim 5.000 kişilik bir ordumuz vardı. Ordu birkaç bölüme ayrıldı; bir tabur vadinin sol tarafından, diğeri önümüzden, sonuncusu da arkamızdan ilerledi. Böylece kırk bin Ermeni Van’ı terk ettik. Biz, İttihatçıların Simko’nun çetesine rüşvet verdiğinden haberdar değildik. Onlar yolumuzu…

  • Hayrik Manuki Muradyan’ın Tanıklığı (D; 1905 Şatakh (Çatak) Cınuk Köyü) Bizim Varaga Dağı’nın yamacı Van Dağı’nın zirvesindeydi. O dağın kolu aşamalı olarak alçalarak Van gölüne girer. Ermenistan’ın en iyi elması Artamet elmasıdır. Varaga Dağı’nın yamacında gece mum gibi, ışık gibi yanan bir çiçek vardı. Kopartmak için yaklaştığında artık ışık vermezdi. O çiçeğe “siradeğ” “aşk ilacı”…

  • Ağavni Mıkırtiçi Mikırtiçyan’ın Tanıklığı (D; 1909 Bitlis) “Türk komşumuz Yusuf Efendi bize acıyıp faizleri evine götürdü Kürt Hamidiye askerleri gelip anneme “Altınlar nerede” diye sordular. Annem korkudan “işte burada, güğümün içinde” diye cevap verdi Altınları alıp gittiler. Bizi saklayan o Türk komşu altınları kendisine vermediği için anneme kızdı ve bizi evden çıkardı.” Sf. 167, 168…

  • Himavak Boyacıyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Bitlis, Khaltik Köyü) “Köyümüz ormanlarla çevriliydi. Yalnız Haç Ormanı’nda ağaç kesmeyi günah sayarlardı. Diğer ormanlarda ağaç keserlerdi. Köyümüz dağın eteklerindeydi. Köyümüzde dokuz doğal kaynak bulunurdu. Sulu tarım için elverişli şartlar yaratan iki deremiz vardı. Köyümüzde 550 Ermeni aile yaşıyordu. Her bir aile 6-7 kişiden oluşurdu; demek ki, yaklaşık 3.000 Ermeni…

  • Hrant Hovhannesi Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1908, Muş) “O Kürt dostun evinde tuvalet yoktu; evin arkasına gidip tuvaletimizi orda yapıyorduk. İşemek için dışarı çıktığımda ablamla ağabeyimin döndüklerini gördüm. Ablamı beş yerinden vurmuşlar; ağabeyimin ise bağırsaklarını dışarı dökmüşlerdi. Gidip ormanın içine girdik. Annem öküzdiliyle o yaraları iyileştirdi. Bir de başımda bir kaşıntıdır başladı. Başımı kaşıyınca elimde iki…

  • Şoğer Abrahami Tonoyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Muş, Vardenis Köyü) “Yaşadığımız ev büyüktü. Bahçemiz yoktu. Evimizde özel bir yer vardı; orda katlanmış yatakları üst üste yığarlardı, yataklar tavana yaklaşırdı. Karyola yoktu. Karanlık bir dünyaydı. Koyun, inek, manda, kısrak beslerdik. Buğday, mercimek, keten ekerdik. On iki mandamız, sekiz ineğimiz, iki yüz koyunumuz vardı. Sabanımız vardı. Beş-altı ev…

  • Arakel Karapeti Davtyan’ın Tanıklığı (D; 1904 Sasun Arivdem Köyü) “1930’da, Taşnak olarak görüldüğü için erkek kardeşimi Sibirya’daki İrkutsk’a götürdüler. Orda 6 yıl kaldı. 1936’da geri geldi. 1937’de gene götürdüler ve kendisiyle birlikte Vardan, Arşak, Nerso ve başka birçoklarının katledildiklerini duyduk.” Sf. 128 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…

  • Khaçik Grigori Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D; 1900 Sasun, Şenik Köyü) “1914’te 18 yaşından büyük erkekleri askere almaya başladılar. O yüzden de erkek çocuk doğunca askere götürmesinler diye cinsiyetini papaza kız olarak kaydettirirlerdi.” Sf. 124 “Çırılçıplağız ve yalınayak; benim ayaklarım kanıyordu. Askerin biri elbisesini çıkarıp, giymem için bana verdi. Masada bir ekmek duruyordu; ekmeği vermedi. Sadece kurutulmuş…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “İzin verin de şu yüce dağın üzerinde durup, öksüz kalan vatana, onun kutsal kiliselerine, anıtlarına, çiçek kokulu dağlarına, verimli ovalarına, ırmaklarına ve kaynaklarına son bir kez “Hoşçakalın” diyeyim ve bir göçmen olarak az sayıdaki soydaşımla hâlâ açlık ve göçün hüküm sürdüğü, kanın aktığı Doğu Ermenistan’da misafir edilip yaşayayım.” Sf.…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “28 Haziran (1915) gecesi sabaha kadar Kırdagom, Hasköy ve Hunan’ın büyük ahır ve samanlıklarının içinde on-on iki bin Ermeni kadın, çocuk, yaşlı ve genç alevler içerisinde yanıp kömürleşti. Aynı gece Şeyh Hazret, Musa Bey’in iki kardeşi Khasum ve Nırho beyler, Avran ve çevresindeki köylerde Koloto Zuber ve Çeçenler, Aziz…

  • Sevres Antlaşması’nı tanımayan ve Fransız Askerî İdaresi’nin kararsızlığından ve gevşekliğinden faydalanan Türk Ordu birlikleri ve yerel çeteler kendi silahlarını Kilikya Ermenilerine doğrulturlar. Ocak 1920’den itibaren Kemalist-Türk birlikleri Kilikya Ermenilerinin yerleşim yerlerine saldırılar düzenlerler. 22 gün süren amansız muharebelerde Maraş şehrindeki Ermeniler katledilir ve yakılıp küle dönerler. Sf. 91 Maraş katliamına 13.000 civarı Ermeni kurban gider.…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “7 Nisan’da Osmanlı hükümetiyle Ermeniler arasında eşitsiz Van muharebesi başlamıştı. Ahmet Paşa, Aziz Arakelots Manastırı’nın küçük dua yerinin yakınlarında cereyan eden çarpışmalar sırasında Ermeni fedailer tarafından vurulmuştu. Sasun Sancağı mutasarrıfı Servet Paşa, Ahmet Paşa’nın mezarı başında yaptığı konuşmada şöyle diyordu: “Ahmet! Oğlum! Sen rahat uyu! Ben, ölümünün karşılığında senin…

  • Henry Morgenthau ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olarak görev yaptığı süre boyunca (1913-1916) Ermenilere karşı başvurulan şiddete bir son verilmesi için uyararak İttihat Hükümeti’nin İçişleri Bakanı Talât’ı kınamış ve şöyle demiştir: “…Ermenilere karşı şiddete başvurmanızdan dolayı Amerikalılar kendilerini hakarete uğramış hissetmektedirler. Siz prensiplerinizi insan severlik üzerine inşa etmelisiniz, ırk ayrımcılığı üzerine değil; aksi takdirde Birleşik Devletler sizi…

  • Ancak hasım, asi Ermenileri cezalandırmak için yeni yeni güçler yığmaktadır. Musa Dağlıların ise erzakı ve cephanesi bitmek üzeredir. Bolca yağan yağmur toplam sayıları 300 olan av tüfeklerini kullanılamaz hale getirmiştir. Musa Dağlılar dağın denize bakan tarafından yardım almak umuduyla beyaz çarşafları birleştirip birinin üstüne “Hıristiyanlar tehlikede, kurtarın,” diğerinin üstüne de kızıl haç işareti çizer ve…

  • 1915 yılının Nisan ayının 15’inde, İTF Hükümeti’nin Dâhiliye Nazırı [İçişleri Bakanı] Talât Paşa, Harbiye Nazırı (Savaş Bakanı) Enver Paşa ve İttihat’ın Genel Sekreteri ve Eğitim Bakanı Dr. Nazım imzalı, Ermenilerin tehcir edilip yok edilmesine ilişkin gizli bir emir yetkili makamlara iletilir ve “Ermenileri yok etmek lâzım” diye büyük bir nefretle uyaran Talât Paşa bu uğurda…