Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Fakat 60’ların ikinci yansından ve 70lerden itibaren yapılmış sayısız keşif, 1973’te bir araya gelip bize “rekombinant DNA” denen teknolojiyi kazandırmaya yaradı; DNA’yı düzeltme yetisi elde etmiştik. Bu, laboratuvar tekniklerinde öyle sıradan bir ilerleme değildi. Artık bilimciler DNA moleküllerini kesip biçebiliyor, doğada hiç görülmemiş DNA’lar yaratabiliyordu. Yaşamın molekül altyapısına hükmederek “Tanrıyı oynayabiliyorduk” Sf. 319 Alıntı; Belleğin…

  • Genç bir hekim olarak Viyana’da bir akıl hastalıkları hastanesinin başına geçirildiği zaman, bu düşüncesini sistemli bir hale getirme fırsatını yakaladı. Orada suçluların kafataslarını inceledi ve kulağın üstünde kalan bir tümseğin, etçil hayvanlardaki tümsekle çarpıcı benzerlikler sergilediğini buldu; Gali bu tümseği, sadist ve yıkıcı davranışlardan sorumlu olduğuna inandığı beyin bölgesiyle bağdaştırdı. Zihinsel melekelerin yerini belirleme yaklaşımı…

  • Ancak muhalif varsayımlar çarpıştığında gerçekler açığa çıkar ve gerçeklere dair rakip yorumlar odak noktasına oturtulur; odaklanılan fikirler çarpıştığında ise, bunlardan birinin yanlış olduğu anlaşılır, demiş. Popper, bir yorumun yanlış tarafında olmanın önemli olmadığını eklemiş: Bir bilimsel yöntemin en büyük gücü, bir varsayımı çürütme yetisidir. Bilim, sonsuz ve gitgide incelik kazanan bir varsayım ve çürütme döngüsüyle…

  • İlk safhanın mazisi 1791 yılına dek uzanır. O yıl, İtalya’nın Bologna kentinden biyolog Luigi Galvani, hayvanlardaki elektrik etkinliğini keşfetmişti. Sf. 107 Galvani, sinir hücreleri ile kas hücrelerinin kendilerinden bir elektrik akımı üretebildiğini, kasların seğirmesinin sebebinin kas hücrelerince üretilen elektrik olduğunu ileri sürdü, yoksa o zamanlar geniş kesimlerin inandığı gibi, ruhun ya da “dirimsel kuvvetlerin” bu…

  • Bu gibi tartışmalar, bilimciler arasında rekabetin özellikleri olan hırsın, kibrin ve kindarlığın da, tıpkı cömertlik ve paylaşım gibi mevcut olduğunu gösteriyor. Bunun sebebi açık. Bilimin amacı, dünyayla ilgili yeni gerçekleri keşfetmektir ve keşif yapmanın anlamı, ayrıcalık kazanmaktır, hedefe ilk varan kişi olmaktır. İyon hipotezini oluşturan Alan Hodgkin’in, kendi yaşam öyküsüyle ilgili denemesinde belirttiği gibi, “eğer…

  • Beyin korteksi, yüksek zihinsel işlevlerle meşgul olur: algı, eylem, dil, tasarlama. Derinliklerinde üç yapı bulunur: bazal gangliyonlar, hipokampus ve amigdala. Bazal gangliyonlar, motor performansın düzenlenmesine yardımcı olur; hipokampus, anı depolama işleriyle ilgilenir; amigdala, duygusal haller bağlamında otonom ve endokrin sistemlerinin tepkilerine eşgüdüm kazandırır. Sf. 72, 73 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet…

  • Moleküler biyolojide son zamanlarda kaydedilen gelişmeler, bu yeni senteze can verdi. Sonuçta yeni bir zihin bilimi doğdu; bu bilim dalı, yaşamın henüz çözemediğimiz büyük sırlarını incelemek için moleküler biyolojinin gücünden faydalanıyor. Bu yeni bilim beş ilkeye dayanır. Birincisi, zihin ve beyin ayrıştırılamaz. Beyin, büyük hesaplama gücüne sahip karmaşık bir biyolojik organdır; duyusal deneyimlerimizi inşa eder,…

  • Doğal Seçilim sadece her canlının iyiliği için çalıştığından, bütün bedensel ve zihinsel yetenekler mükemmele doğru gelişecektir. Sf. 474 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 474) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kitapta, türlerin kökeni ile ilgili fikirler ele alındığında veya benzer görüşler kabul edildiğinde, doğa biliminde büyük bir devrim olacağını bulanık bir biçimde görüyorum. Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 469) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün sınıfta, bazı yapılar aynı yönde oluşmuştur ve embriyo döneminde her tür birbirine çok benzer. Bu nedenle, değişimle türeme kuramının aynı sınıfın bütün üyelerini kapsadığından şüphem yok. Hayvanların, dört veya en fazla beş ve bitkilerin eşit veya daha az sayıda atadan geldiklerine inanıyorum. Benzetme beni bir adım daha ileri götürüyor, yani, bütün hayvan ve bitkilerin…

  • Cehaletimizi, ‘yaratılış planı’, ‘düzen birliği’, vs. ifadeleri altında gizlememiz ve bir olguyu tekrarlayarak açıklama yaptığımızı sanmamız çok kolay olacaktır. Çeşitli olguları açıklamak yerine, açıklanamayan zorluklara önem verecek bir tavır içerisine giren bir kişi, kuramımı kesinlikle ret edecektir. Sf. 467 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf.…

  • Doğal Seçilim rekabetle hareket ettiğine göre, her ülkedeki canlıları, yakınında bulunanlarla olan ilişkilerini yetkinliğine göre uyarlar. Sf. 458 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğal seçilim, yalnızca, hafif, ardışık ve avantajlı değişimlerin biriktirilmesiyle işlem gördüğü için, büyük veya ani bir değişim üretemez; yalnızca kısa ve yavaş adımlarla ilerler. Sf. 458 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 458) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her tür, geometrik olarak, sayıca çok fazla büyüme eğiliminde olduğundan ve her türün değişmiş olan dölü, yapı ve alışkanlıklarda farklılık sahibi olarak daha da fazla çoğalmaya eğilimli olduğu ve doğa ekonomisinde daha çok ve geniş yerler elde edebildiği için, doğal seçilimde, her türün en değişken dölünü saklamak yönünde sürekli bir eğilim olacaktır. Böylece uzun bir…

  • Eğer doğada değişkenlik varsa ve güçlü bir etmen her zaman eylem yapmaya ve seçmeye hazırsa, çok karmaşık yaşam ilişkileri altında, bireylere bir şekilde yararlı olan değişimlerin, saklanacağı, biriktirileceği ve kalıtımsallaşacağından neden şüphe edelim? Eğer bir insan sabırla kendine yararlı olan değişimleri seçiyorsa, yaşayan ürünlerine değişen yaşam koşullarında yararlı olanları seçmekte doğa neden başarısız olsun? Sf.…

  • En canlı bireyler veya kendi yaşam koşullarıyla en iyi mücadele edenler genellikle en çok dölü üretir. Sf. 455 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 455) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğal seçilim kuramı, her yeni çeşit ve sonunda her yeni türün, ortaya çıkarak, rekabete girdikleri üzerinde bir üstünlük elde etmesi ile yaşamlarını sürdürebilmeleri ve daha az avantajlı olan formların kaçınılmaz biçimde yok olması üzerine kurulmuştur. Sf. 321 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 321) kitabından…

  • Türlerin yok olması, hiçbir gerekçe olmadan gizemli bir karanlığa gömülmüştür. Bazı yazarlar, bireyin belli bir yaşam süresi olduğuna göre, türlerin de varoluş sürelerinin belirli olması gerektiğini düşünmüşlerdir. Sf. 319, 320 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 319, 320) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyadaki hiçbir hayvanın, farklı bir türün iyiliği için hareket etmediğine inanmama rağmen, yine de türler, diğerlerinin içgüdülerinden avantaj sağlamaya çalışır ve daha zayıf yapıda olanlardan avantaj sağlarlar. Sf. 222 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğal seçilim, bir türde, başka türün yararına veya zararına olan hiçbir şey üretmez; ama çok yararlı ve hatta kaçınılmaz veya diğer türler için zararlı olan parçalar, organlar ve salgılar üretebilir, ama her durumda, aynı zamanda sahibine yararlı olacaktır. Canlılarla dolu olan her bölgede, doğal seçilim, temel olarak yaşayanların birbirleriyle rekabeti ile çalışır ve sonunda, yalnızca…