Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • Kendi kendisine zararlı olmayı bile insana yasaklayan yasa: bu dünyaya ne tarz ve şekilde gelmiş olursa olsun ve gelecek dünyada şansı ne olabilirse olsun; güncel yaratılışı gereği huzur ve refah istemek, dert ve sıkıntıdan sakınmak, hazzı sevmek, acıdan korkmak zorunda olan duygulu bir varlığın yaratılışı üzerine kurulmuştur. İnsanı başkalarına kötülük yapmamak ve onlara iyilik yapmak…

  • Rahipler için altın madeni olan “günah çıkarma” ayini, ahlakın gerçek ilkelerini yıkmıştır. İnsanlara bir kötülük yapıldığında, bu kötülüğü yapanın Tanrı’dan af ve bağışlama istemesi, onu bağışlarla yatıştırması, Tanrı’ya kurbanlar sunması gerektiğini milletlere ilk kez söyleyen kimse, ahlakın gerçek ilkelerini açık olarak yıkmıştır. Bu fikirlere göre, insanlar; haksız olmak, kötü olmak izninin yeryüzünün krallarından alındığı gibi,…

  • Tanrı fikri, Tanrı’yı kime kabul ettirir? Güçsüzlüğe uğramış, tasalı, bıkkınlık geçirmiş, ümitsiz ve bu dünyadan usanmış kimselere; gerek yaşın etkisiyle, gerek maluliyet eseri olarak ruhlarındaki güçlü şevk ve duyguları sönmüş bazı kimselere. Din, ancak huylarını ya da zamanla kendilerini uslandırmış olanlar için bir dizgin, bir engel, bir zabıtadır. Tanrı korkusu ancak günah işlemeyi çok güçlü…

  • Evet, kendi yalnızlık köşesinde yaşayan azizler yararsızdır. Azizlerin âlem içinde, halk arasında yaşayanlarıysa, çoğunlukla tehlikelidir. Sf. 318 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din, kan dökücülüğü meşrulaştırarak acımasızlık dizginini gevşetir ve ilahi amaçlar için gerekli olabileceğini öğreterek cinayeti mubah kılar. Pascal der ki, “İnsan, kötülüğü, yanlış bir vicdan ilkesiyle yaptığı zaman olduğu kadar, hiçbir zaman tam bir zevkle yapmaz.” Halkın kan dökücülük dizginini gevşeten ve en kara cinayetlerini gözünde haklı gösteren bir din kadar tehlikeli bir şey yoktur.…

  • İnsanlar, Tanrı’yı, deyim doğruysa, ancak bulutlarda görürler. Kötülük yapmak istediklerinde onu asla düşünmezler. Mevki hırsı, zenginliği ya da hazları söz konusu olunca, Tanrı da, tehditleri de, vaatleri de kimseyi bağlamaz. İnsan için bu hayatın olayları öyle bir kesinliğe sahiptir ki, en güçlü dindar bile, ahiret hayatının olaylarına asla bu aynı kesinliği veremez. Sf. 279 Alıntı;…

  • İman yalnızca zayıf, bilgisiz ya da tembel ruhlarda kök salar. Pythagore’un öğrencileri, üstatlarının mezhebine zımni bir imanla bağlıydı. “O böyle söyledi” formülü, onlar için bütün sorunların çözümüydü… İnsanlar çoğu kez bu kadar az akıl ve muhakemeyle hareket ederler. Bizzat incelemektense, başkasının sözüne inanmak daha kolaydır. İnceleme ve araştırma, yavaş ilerlediğinden ve zor olduğundan, gerek ahmak…

  • Eğer tanrı söylemiş olsaydı, çeşitli mezheplerin, tümü birbirinin ardından lanet okuyan, tümü birbirini haklı olarak hurafe ve küfürle suçlayan mensuplarına ayrı ayrı yollar söylemiş olması tuhaf olurdu. Sf. 253 Ağzı ve dili olmayan bir ruh olduğu doğruysa, Tanrı hiçbir zaman böyle bir şey söylememiştir; evrenin Tanrısı, ölümlü kullarının (ağız, dil gibi) organlarını ödünç almak ve…

  • Yeryüzünde, Tanrısı hakkında aynı fikirlere sahip olan ya da olabilen iki kişi yoktur. Sf. 245 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrıların tümünün kaynağı vahşettir bütün dinler dipsiz cehalet, hurafe, kan dökücülük abideleridir ve yeni dinler yeniden gençleşmiş eski deliliklerdir. Sf. 240 İnsan bu Tanrı’nın vahşi özellikleri bulunduğunu da teslim etmek zorunda kalır. Vahşi olmak kuvvetten başka hak tanımamaktır, en uç noktada zalim olmaktır; keyif ve arzularından başka bir şeye bağlı olmamaktır; basiretsiz, tedbirsiz, muhakemesiz olmaktır.…

  • Aynı türden yırtıcı hayvanların, yararsız olarak birbirini parçalamak, birbirini yok etmek için sahralarda, ovalarda, birbirlerine “randevu” verdikleri görülmüş müdür? Yırtıcı hayvanlar arasında din savaşları görülüyor mu? Hayvanların öteki türlere karşı zulüm ve saldırganlıklarının nedeni açlık ve beslenme ihtiyacıdır. İnsanın insana karşı zulüm ve saldırganlığının nedeni ise, efendilerinin kavga çıkarmak isteğinden, açgözlülüğünden ve saygısız, batıl inançlarının…

  • Pratik, alışkanlık ve eğitim sayesindedir ki, insan zekâsı gelişir kendisini çevreleyen yaratıkların üstüne çıkmayı başarır. Kültürsüz ve deneysiz insan, hayvan kadar akıl ve beceriden yoksun bir yaratıktır. Bir ahmak; organını güçlükle harekete geçiren, dimağı zorlukla harekete geçirilen, kanı yavaş dolaşan bir insandır. Zeki bir adam; organı uysal olan, kolay işleyen, hızla hisseden, dimağı çabuk harekete…

  • Bize ruhundan dem vuruyorsun! Ancak bir ruh nedir bilir misin? Görmüyor musun ki, bu ruh, bileşkesi hayat olan organların faaliyetteki bütün toplamından, bunların halen çalışmakta olmasından başka bir şey değildir. Yaşayan, düşünen, muhakeme eden, anlayan, senin gibi hazzı arayan, acıdan kaçan ve çoğunlukla kendilerine senin organından daha çok yarayan organa sahip bulunan öteki hayvanlar için…

  • Bir zorba, hiçbir zaman bir Tanrı değildir (zorba olan Tanrı olamaz), kendisine haksızlık etmek, kötülük yapmak hakkını veren bir Tanrı, bir zorbadır. Bir zorba, insanlar için bir model değildir. Bir zorba, insanların gözünde bir tiksinti konusudur, düşmanlık etmeye ve nefrete değer bir konudur. Sf. 189 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet…

  • Sürekli olarak semaya gönderdikleri dualar, Tanrı’nın yönetiminden hiçbir şekilde hoşnut olmadıklarını bize göstermez mi? Tanrı’dan bir iyilik istemek için Tanrı’ya yakarışta bulunmak, onun özenli iyilikseverliğine güvensizlik göstermektir. Sf. 185 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • Varlığı bir an için kabul edilse, Tanrı bile asla yapmak istediğini yapmakta özgür olarak görülemez. Eğer bir Tanrı var olsaydı, hareket tarzı, ister istemez yaratılışında bulunan özelliğe, niteliğe bağlı olurdu. Öncesiz, sonsuz olan bu zatın, öncesiz ve sonsuz bir niteliği ve yaratılışı olur ve bu nitelik ve yaratılışın egemenliğine göre hareket etmekte Tanrı zorunlu olurdu.…

  • İnsanın doğması hiçbir şekilde kendi seçimi ve arzusu sonucu olmaz, dünyaya gelmek isteyip istemediği insana sorulmamıştır. Doğa, ona verdiği ana, baba ve ülke hakkında kendisinin oyunu almamıştır. İnsanın edindiği düşünceleri, görüşleri; yanlış, doğru bütün bilgileri aldığı ve üzerinde asla hâkimiyet kuramadığı eğitiminin ürünüdür. İhtirasları, özlemleri, doğanın kendisine vermiş olduğu yaratılışın, kendisine telkin edilmiş olan düşüncelerin…

  • İnsanlar her ne kadar Tanrılarının sonsuz iyi olduğunu bize tekrar etmekten usanmıyorlarsa da, gerçekte buna hiç inanmadıkları ortadadır. Bilinmeyen, tanınmayan, nasıl sevilebilir? Düşünülmesi ve tasavvur edilmesi insanı endişe ve karışıklığa atmaktan başka bir sonuç vermeyen bir zata nasıl sevgi beslenir? Sf. 149 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları, …

  • Eğer Tanrı aklımızın erebileceği tek yer olan yeryüzünü kötülüklerden koruyamamış ya da korumak istememişse, hakkında hiçbir fikrimiz olmayan öteki dünyayı (yani ahiret dünyasını) kötülük ve felaketlerden koruyabileceğine ya da korumak isteyeceğine ne sebep düşünebiliriz? Lactance’e göre, 2000 yıl önce Epicure şöyle demiş; “Tanrı, ya kötülüğe engel olmak istiyor ancak kötülüğü yasaklamaya muktedir olamıyor ya kötülüğü…

  • İyilikler ve kötülükler doğanın zorunlu nedenleri ve eserleridir. Bunda hiçbir şeyi değiştirmeyen tanrı ne Tanrı’dır? Evren olabildiği şeyden başka bir şey değildir. Evrende duygulu varlıklar haz ve acı duyarlar. Sf. 138 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.