Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • “Değerli Yargıç, Turgut Beyefendi, Kürtler, benim gibi Türkler olduğu için bu topraklarda birlikte yaşayacaklar” diyordum. Beş taş oynamıyoruz Ne yaptığımızı biliyoruz. Sf. 340 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • Barzani’yi beğenip beğenmediğim ortadadır. Barzani’nin başına geçtiği devletimsi organizmanın Türkiye’yi bölmek üzere olduğunu hep tekrarlıyorum. Musul alınmazsa Diyarbakır verilir, diyen de benim. Aşiret reisidir. Ama Tayyip Bey’e göre bir devlet adamı tablosu çiziyor, ağır başlı ve saygı uyandırıyor. Bölgede, Türkiye’ye rakiptir ve bu nedenle de artık Erdoğan’ı indirmek bir zorunluluktur. Sf. 306 Alıntı; Gizli Tarih…

  • Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…

  • Bu alanda örneklerimizi hep Cengiz sürülerinin yayılmasından çıkarıyoruz. Bu sürülerden birisi, bir yerde, muhtemelen Kürt ikliminde, bazı yerlileri yakalamış ve tam boğazlayacağı zaman, birden yanında elverişli bir bıçağı olmadığını fark etmiş, yatırmış, “kımıldamayın ha, ben bıçak alıp geleyim” demiş, döndüğünde hiç birisinin kımıldamadığı rivayet ediliyor. Hepsini doğradığı eklenmektedir; Cengiz’in bu müthiş silahına, “atom bombasından önceki…

  • Eşref Paşa, Türkiye Kürtlerini incitmek ve başka­larının kucağına itmek istemiyordu. Paşa, silahlı Kürtler ile mücadeleyi Tür­kiye sınırlarının tümüyle dışında yapmak istiyordu ve bununla, özellikle İsrael’e ters düşüyordu. Eşref Paşayı düşürdüler. Sf. 605 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diğer yandan, Washington’daki gizli servislerle çalıştığını kuvvetle tahmin ettiğimiz Mehrdad Izady’ın “The Kurds” çalışması yeni yayımlanmıştı. Izady, burada, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerin Türkiye’ye bir yük olduğunu ve bu bölgenin Türkiye’den ayrılması halinde geriye kalan coğrafyada Türklerin daha müreffeh olacağını ileri sürüyordu. Sf. 606 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 606)…

  • Mustafa’yı tanırım, Kürt gazetesi çıkardıkları zamanlarda toplantıya giderdim, militan bir Kürt’tü. Dansı görse, karakola götürür; davulcu bile değilken koreograf saydılar. Rant verdiler ve devlet tarafından desteklediler. Sf. 384 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 384) kitabından birebir alınmıştır.

  • Burada asıl soru bu değil, şimdi PKK çok mu önemli? Asıl soru budur. PKK eylemliliğinden dolayı kayıplar, misal olsun, cinnet geçiren polisler nedeniyle günlük kayıplardan daha mı fazla; bir süre unutamaz mıyız? Şöyle de sorabiliriz, artık Türkiye’nin “Kürt Sorunu” PKK mı, yoksa Barzani-Talabani mi? Bir devlet, çıkarlarını bilmek zorundadır. “PKK sorunu”, asıl sorunu unutturmak için…

  • Bu ülkeyi büyütemezsek, küçülür. Şu anda küçülme süreci mesafe kat etmiş haldedir. Bu nedenle, dgm’de, beni haftada bir beş yıla mahkûm eden yargıçlara, “Eğer bu Kürtler, bizden kopmazlarsa, bu sizlere rağmen ve benim türümden Türkler sayesinde olacaktır” diyorum ve hâlâ diyorum. Ne kadar çok öldürürsek o kadar Barzani’nin ve Washington’un ekmeğine yağ süreriz. Ne kadar…

  • Öcalan bu Kürt Devleti’ne karşı çıkıyor ve bütün internet siteleri, “Apo’yu Yalçın Küçük Kemalist yaptı” yollu bar bar bağırıyor. “Apo, Türkiye’yi savunuyor, Gurusu Yalçın Küçüktür” deyü küfrü eksik tutmuyorlar, benim böyle bir iddiam olmamıştır. Bir 29 Ekim’de, Paris’ten, buraya, cezaevine gelirken, o zaman PKK büyüğü olan Yaşar Kaya vesaire “aramızdaki Kemalizm’in ajanı idi” dediler, yazdılar…

  • Barzani taifesi, Amerika, Iran Azerilerini İran’a karşı kurmadan ve Türkiye Kürtleri‘ini Türkiye’den kopmaya hazırlamadan ki Türkiye Kürtlerinde, halk kademesinde, şu ana kadar böyle bir kopuş yoktur, şeklen bir devlet istemeyecek kadar akıllıdır. Açıkçası, Amerika, Osmanlı İmparatorluğu’nu inşa etmek üzere yoldadır. Oligarşi ve yüksek bürokrasi, önemli ölçüde, buna razı olmuş durumdadır. Sf. 342, 343 Alıntı; İsyan…

  • Bu da, Ankara’daki yeni önderliğin “defeatist” bir psikolojiye sahip olma­sıyla ilgilidir; aynı psikolojiyle Musul Eyaleti’nin de katılması halinde, yeni coğrafyanın yönetilemez olabileceği değerlendirmeleri de ihtimal dâhilindedir. Kemalizm’e yüklenen gerçekçilik felsefesini, “Ne kadar küçük olursa, o kadar kolay yönetilir” bakış açısı olarak da değerlendirmek gerekmektedir. Sf. 84 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 –…

  • The Times gazetesinin 17 Ağustos 1925 tarihli sayısında Kürt liderlerinin idamı­nın Musul’da çok olumsuz bir hava yarattığını haber verdiğini kaydetmektedir. Aslında bunun aksini beklemek şaşırtıcıdır; daha önce de işaret etmiş bulunu­yorum, Milletler Cemiyeti’nin Kürt Sorunuyla büyük ölçüde özdeşleşen “Mu­sul” raporuna, i’lerin noktasını koyduğu bir zamanda, hiçbir gerek yokken kırk idamı yapmanın böyle bir sonucu istemekle…

  • Şeyh Sait ve kırk arkadaşının, İstiklal Mahkemesi’nde neredeyse bir ay kadar kısa bir zamanda yargılanmalarının ardından, Milletler Cemiyeti’nin Kürt ağırlıklı olacağı belli Musul Raporu’nun açıklanmasından on beş gün önce asılmaları var. Sf. 61 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1891 yılında Sultan Hamit ta­rafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu ku­ruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mal­larını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşala­rı da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…

  • Türko-Mongol tarih geleneği için­de, 1923 ve 1924 yıllarında, Türkiye’de yerleşik Elen kökenli Hıristiyanları çıkarıp Selanik çevresinden Müslümanları ithal etmeyi açıklamak zordur; bizde emsaline rastlamıyoruz. Peki, “neden” ve bir sorudur. Ermenilerin, Türkiye aleyhine savaşa katılacakları, önemli bir gerekçeydi ve burada kesinlikle böy­le bir gerekçe yoktu. Kaldı ki öyle olsa bile, Elenlerin en çok savaşçı olabile­cekleri, İstanbul…

  • Yahudiler, Türkiye ile Sovyetler Birliği’nin dost olmasını hiç istemediler. İsrael Türkiye’nin, Türkiye Kürtleri ile kardeş misali ve sulhâne yaşama­sını hep çıkarlarına aykırı buldu. Yahudilerin en sevmedikleri, Elenler oldu. İsrael’liler, en çok, Kürtleri kendilerine yakın gördüler. Kürtlerden, PKK’ye kin duyuyorlar; çünkü Türk solcularının arkasından, İsrail’e karşı, Filistin­lilerin yanında, savaştılar. İsrael, Türk solcularından ve PKK Kürtlerinden nefret…

  • Talabani’nin, kendisine bağlı Süleymaniye’de, “Kürdistan Yahudileri Milli Parti­si” kurdurduğunu yazmıştım; demek ki “Kürt-Yahudi yoktur” diyenler ahmaktırlar. Sf. 26 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ten Haçlıları kovup Yahudilere ibadet özgürlüğü sağladığı için aziz sayılıyor ve adı, özellikle Kürt Yahudileri arasında yaygındır. Sf. 301 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bozmak ise bütün meslekler içinde en az yetenek isteyenidir, inşaatları yıkmak için, hiçbir kalifikasyonu olmayan ameleler kullanılması bunu gösteriyor. Türkiye eğlence sektörünün yıkıcıları da böyledir; hiçbir kabiliyetleri bulunmamaktadır. Oligarşi, güldürmeyen komikler, sessiz şarkıcılar, dudaksız güzeller ve Kürt – Yahudi’si türkücü ve fos sunucularla büyük bir bozma savaşı başlattı. Sf. 289 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın…