Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • Etnik bir gurubun diğer gurup ya da guruplar içerisinde eriyip, asimile olmasına karşı, en dirençli öge, dilden çok, “dini inançtır.”  Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiliz süvarisi yeniden harekete geçerek 4 Teşrinsani’de (Ekim’de) Musul şehrine doğru ilerlemeye başladı. Muhasamatın (hasımlığın, düşmanlığın) tekrar başlamasına meydan vermemek için askerlerimizi süngü takmış olarak göğüs göğse ve adım adım geri çektirip şehrin kenarını bir kale gibi kapattırdım.  İngiliz süvarileri de bizi muhasara ettilerse de (kuşattılarsa da)şehre giremediler.  Yalnız cesur ve terbiyeli bir İngiliz Generali…

  • Karargâhı Umumide biz, üçlerin ağzımızı bıçak açmıyordu.  Cihat (savaş) ilanının, ..hatta bizimle beraber yaşayan Araplar ve Kürtler  üzerinde bile tesir yapacağı şüpheli idi.    …  Onlara bizzat kendim Türkçe sorduğum suallere karşı aldığım cevapların hulâsası şu idi: “-Bu din değil, gün kavgasıdır.  Bugün bir Müslüman Devletler Birliği ve onların başında İmam ül-Müslimin idaresi ve ümmet rejimi…

  • … tam o tarihte Musul’un İmadiye kasabasında Şeyh Abdullah isminde bir “Kürd Şeyhi”, genç oğlu Mehmed’i “Mehdi” diye ortaya atmış; bu genç de “Mehdilik” davasına etrafına adamlar toplayıp çoğalmaya, fertler arsında fitne ve fesat çıkarmaya çalışmıştır.  Üzerlerine varılınca bir hayli mukabele olmuş; fakat sahte “Mehdi” taraftarları hezimete uğratılmıştır.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük,…

  • (Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı!  Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 …  Yeni görev yerim Bitlis’ti.  Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya).  … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…

  • …  İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı.  Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı.  Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208  …  Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü.  Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı.  Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…

  • (Torun Yakup Cemil) Yıl 1978 sonları.  …  Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenciydim.  …  Solcuydum.  Kim değildi ki?  …  Abdullah Öcalan’la aynı okuldaydım. … O da benim gibi tartışmalara fazla katılmazdı.  Dinleyiciydi.  Silik biriydi. Sf. 185, 186  Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 185, 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1876-Bulgar isyanı; amcası Abdülaziz’in tahttan indirilmesi ve öldürülmesi; ağabeyi V. Murad’ın padişahlığı; 3 ay sonra V. Murad’ın tahttan indirilmesi ve Abdülhamid’in tahta çıkışı; Meşrutiyetin ilanı; İstanbul’da tersane Konferansı’nın toplanması. 1877 Mithat Paşa’nın sürgüne gönderilmesi; Meclis-i Mebusan’ın açılması; 93 Harbi’nin başlaması; Plevne savunması.  1878 Ruslar karşısında uğranan bozgun.  1879 Adalet reformu.  1881 Muharrem Kararnamesiyle Osmanlı hazinesinin…

  • Musul petrolleri için 6 Nisan 1889’da, Bağdat petrolleri için de 21 Eylül 1898’de çıkarılan irade-i seniyyeye (ikincil emir, tanrı emrinden sonra gelen ikinci sırdaki emir yani padişah emrine) göre, her ikisi de Hazine-i Hassa’ya devredilerek, yabancı müdahalesine kapatılması amaçlanmıştı.  Bir işgal durumunda dahi bunlara özel mülk oldukları için dokunulmayacağı düşünülüyordu.  Ama İngiltere’ydi bu.  Kuralı kendisi…

  • Adiabene’nin, kraliyet ailesi soyundan gelen krallarından iki tanesi, İ.S. Birinci yüzyılda Yahudi dinini seçmişlerdi. Başkenti Arbela kenti olan Adiabene Krallığı, Dicle Nehri’nin doğusunda Büyük Zap ve Küçük Zap nehirlerinin arasındaydı ve Partiya İmparatorluğu’nun, Asurlulardan oluşan bölümünün bir parçasıydı. Bölge, günümüzde Kuzey Irak’ın bir bölümüyle çevrelenmiştir. Joseph us, tahminen I.S, 93 ya da 94 yılında tamamladığı…

  • Polonya Yahudileri, Türk tarzı giyimi, Hıristiyan komşuları tamamen unuttukları halde, uzun süre sürdürmüşlerdir. Bir Yiddiş sözcüğü olan ve “uzun erkek üstlüğü” anlamına gelen kaftan, Türkçeden türemiştir. Hazarların giydiği “bol ceket” muhtemelen bir kaftandı. Sarmatya kökenli Polonya soyluları da uzun kaftanlar giyerlerdi. Sf. 317, 318 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç;…

  • Said-i Nursî 23 Mart 1960’ta Urfa’da vefat etti. İsteği üzerine Halilürrahman Camii haziresine defnedildi. 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinden sonra, “Mezarı siyasî bir sembol haline getiriliyor” iddiasıyla, 12 Temmuzda mezarından çıkarıldı ve bilinmeyen bir yere götürüldü. Bugüne kadar bu bilinmeyen yerin Isparta olduğu söyleniyor ve yazılıyordu. Doğrusu şudur: Mezardan çıkartılan Said-i Nursî’nin tabutu Kıbrıs açıklarında…

  • Ancak 23 Aralık 1930’da Asteğmen Kubilay’ın şehit edildiği isyanı teşvik suçundan oğlu Mehmed Ali Erbilî’yle birlikte gözaltı­na alındı. Bir ay sonra İstiklal Mahkemesi baba ile oğul hakkında idam cezası verdi. Yaşı altmış beşten büyük olduğu için Şeyh Esad Erbilî’nin cezası müebbet hapse çevrildi; oğlu Mehmed Ali Erbilî 28 kişiyle birlikte idam edildi. İdam edilen 29…

  • Ermeni Yahudiler Pakraduniler. Selanikli Sabetaycılar, İspanyol Marranolar – Konversolar ve İranlı  Meşhedilerden sonra Ermeniler içinde de gizli Yahudi bir cemaatin iki bin yedi yüz yıldır varlığını sürdürdüğünü biliyor muydunuz? Pakraduniler (Bagratuni / Bagradits) adı verilen ve asırlarca Ermeni toplumunu yöneten bu gizli Yahudi cemaatin hikâyesi, MÖ 730 yılında başlıyor ve günümüze kadar uzanıyor. İddianın iki…

  • Bedirhanlar siyasetle hep ilgili oldular. En faalleri Emin Ali Bey’di. “Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti” ile “Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti” kurucularından olan Bedirhan Bey’in oğlu Emin Ali Bey, “Kürdistan Teali Cemiyeti”nin ikinci başkanlığını ve “Kürt Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti”nin başkanlığını yaptı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında “Cizre Beyliğini kurmak için İngilizlerle ve Yunanlılarla işbirliği yaptı. Emin Ali…

  • 1826’da Şam’da vefat eden Halid Bağdadî’nin, kendi döneminde atadığı altmış yedi halifeden otuz üçünün Kürt olduğu belirtiliyor. Sf. 71 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdullah Öcalan’ı, Öcalan yapan Diyarbakır hapishaneleridir. Abdullah Öcalan’ı o hapishanelerdeki insanlık dışı olaylar yarattı. Ve İmralı’da yeniden diriltti. Sf. 402 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öte yandan Kürt meselesini söylediğinizde de, şunu çok açık söylüyorum; mesele Kandil Dağı’ndaki silahları susturmak değil, onun yönünü değiştirmektir. Bu kadar basit. Eğer sizin formülünüzle ve sözünüzle, orada gerilla savaşı yapacaksak, Kürtler olmadan biz o işi yapamayız. Amerika, orada, emperyalist savaşını Kürtler ile yapıyor ve anti-emperyalist savaşı da Kürtler ile yapmak zorunluluğu var. Sf. 390…

  • “Kürdistan’ın ikinci Fatihi” de deniyordu, Kürt feodallerini kırıyordu. Üçüncüsü, Bedirhan İsyanıdır, ilk büyük Kürt Kalkışması sayıyoruz. “Kürt İsyanı” olarak da görülse, Bedirhan, Yahudi mi idi, bu soruyu formüle edebiliyoruz ve güçlük buradadır. Çünkü bazı kaynaklara göre kırk bin Süryani’yi üç günde yok etti, on bin de olabilir, bunu “Yahudi – Hristiyan Harpleri” manzumesine dâhil edebilir…

  • Önemli olan Kandil Dağındaki silahı susturmak değil yönünü çevirmektir. Türkiye Apo’yu bir şekilde kullanmalıdır. Sf. 342 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 342) kitabından birebir alınmıştır.