Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • Ölümlerden dolayı, Türklerden çok Yahudileri sorumlu tutuyorlar. Son yüz elli yılda, Türklere yüklenen katliamlar, aslında, bu topraklarda bir Yahudilik – Hristiyanlık kavgasının neticesi mi idi, öyle sanıyorum. Sf. 137 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt İllerinde Sabatay Sevi’nin çok taraftar topladığını biliyoruz. Sf. 123 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “Bizim Türklerden ayrımız, gayrımız yoktur.” Dedirtmek bize düşer. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • PKK İsrail ile savaşmış tek Kürt koludur. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir gün Bekaa’da Öcalan ile bir odada idik, yalnızdık. Konuşuyorduk, Apo aynı zamanda hep trt radyosunu dinler, kulağına yapıştırmıştı, birden, “Apo” dedim, “bir insanı öldürmek mi istiyorsun, Tanrı yap, Tanrılaştır.” Birden he­yecanlandı, “Hocam, işte bu, çok doğru” dedi, başladı, “bu PKK’liler işte beni böyle yapıyorlar, hocam, bunlar beni Allah yapıp öldürüyorlar” ekledi. PKK’ye çok ağır…

  • İsrail’de iki yüz bine yakın “Kürt-Yahudi’si evlerinde hâlâ Kürtçe konuşuyorlar ve Kürt âdetlerine göre evleniyorlar; Bakanlık yapan Mordehay ve Mofaz, Kürt-Yahudi’sidir. – – – araştırmalara göre Kuzeyde en az iki yüz bin Kürt-Yahudi’si bulunmaktadır. Sf. 365 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 365) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer halk egemen­liğine güveniyorsanız, istiyorsanız, seçim ünitelerini mümkün olduğu kadar küçültmek zorundasınız. “Milletvekili” seçimlerini de en küçük coğrafyalara indirmek ve her türlü barajı yıkmak zorundasınız. Sf. 344 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Barzani’yi büyütmek, Türkiye Devletini küçültmektir. Sf. 337 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “bizim Türklerle ayrımız, gayrımız yoktur” dedirtmek bize düşer. Bu politikada önemli bir aşama kat edilmiştir. Dillerini ve türkülerini, yetmişli yıllarda biz yasaklamıştık. Bir mücadele yaptık ve bunlardan geri dönülmüştür, önemli sayıyorum. Bir: Şehit edebiyatı ile hiçbir yere gidemeyiz. Artık “kalan sağlar bizimdir” demek zorundayız, iki: Dağdakileri, Barzani ve Talabani’ye karşı konuşlandırmamız…

  • Türkiye’de bir ara çok önemli bir söz vardı, “Kültler Türkiye’yi Bölecekler”; Kürt denince akla, bölücü geliyordu. Bu görüşe hiç katılmadım, Türkiye Kürtlerinin Türkiye’yi böleceklerine hiç inanmadım. Benim bu görüşüm çok nettir. Sf. 334 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 334) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim bir tespitim var, hapiscilik insanı ikiyüzlü yapar. Bunu önce Nâzım Hikmet’te teşhis ettik. Sonra kendimde arazını gördüm, kendimi tedavi etme­ye çalıştım Şimdi bu sendromu net bir biçimde Leyla’da görüyoruz. Ben mert bir Kürt Köylü kızı olarak biliyordum, şimdi “mert” tarafı gitmiş, ne kalmış pek göremiyorum. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı…

  • Batıdaki Türkoloji ve şimdi ekleyebiliriz Kürdoloji departmanlarının hepsi Yahudilerin elindedir ve hiç cazip görünmemektedir.  Durum bu merkezdedir. Sf. 306 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ateş adeta avuç içinde büyütülmüştür. Sf. 231 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); İzmir Suikastı ve Şeyh Sait isyanı söndürülebilir miydi, önlenebilir miydi?

  • Ali İhsan Paşa’ya “Musul Komutanı” da diyebiliriz. Musul’u İngilizlere bırakmamak için kıvranmaktadır; bir direniş peşindedir. An­cak sadece Altıncı Ordu ile bu işi yapamayacağını biliyor; yakında, Halep’te, Yedinci Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa var, fakat, Mustafa Kemal Paşa, silah bırakma kararı ile birlikte İstanbul’a dönü­vermişti, hiç beklemediğini tespit ediyoruz.. Ali İhsan, Mustafa Ke­mal’in bu aceleciliğini hiç…

  • Kanuni’nin fermanı; “El-i yüzü billah, Urus (Rus), Acem, Çingane ve Türk reayasının evlatlarıyla vesair mahlûkun evlatlarından, Harputlu, Diyarbekirli ve Malatyalı olmaya.”  Sf. 20  Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bedirhanların Kürt olduğunu bilirdik, son yıllarda başta Prof. Yalçın Küçük olmak üzere bazı araştırmacılar ailenin Yahudi kökenli olduğunu iddia etmektedir. Bedirhanlar arasında çok sayıda ünlü sima vardır: Rauf Orbay’ın kız kardeşi Melike Hanım bu aileye gelin gitmiştir. Melike Hanım’ın kızı ise ünlü senarist -Atıf Yılmaz Batıbeki’nin eski eşi- Ayşe Şasa’dır. Yahudi bakıcının elinde büyüyen, Arnavutköy…

  • O tarihte ittihatçılara katılan bir isim daha vardı: Türkiye’nin ileri yıllarda “Said-i Nursi” olarak tanıyacağı Said-i Kürdi! Manyasizade Refik Efendi aracılığıyla İttihatçılarla tanışmıştı. Kıyafeti hayli ilginçti ve herkesin dikkatini çekiyordu; kaplan postuna benzeyen bir kürkü, başında Buhara kalpağı, göğsünden beline doğru inen gümüş savatlı kemerde süslü bir Diyarbakır kaması vardı. Sf. 89 Alıntı; Efendi (Beyaz…

  • “Kendini tarif özgürlüğü…” 2002 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Macar romancı İmre Kertesz’in bir sözü bu. “Sürgündeki dil” başlığını taşıyan bir yazısında uzun uzun “kendini tarif özgürlüğü” üze­rinde durmuş. Batı demokrasilerinde bile devlet otoritesinden kaynaklanan ayrımcılıktan dert yanıyor. Toplumda kendini ayrı­calıklı görme illetinin, “öteki”ne üstün görme küstahlığının de­mokrasilerde de sona ermemiş olmasından yakınıyor. “İnsan ru­hunu…

  • Örneğin Celal Bayar, 10 Aralık 1936 tarihli “Yüksek Başvekâ­lete” başlıklı raporunda şöyle der: “Doğu illeri bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hâkimiyetimiz altına girmemiştir. Geçmiş hükümetler, halk üzerindeki hâkimiyetlerini ağalar ve şeyhler vasıtasıyla yürütmek istemişlerdir. Ağalar ve Şeyhler soyduklarının bir kısmını hükümet erkânına vermek suretiyle müşterek idarei maslahat (vaziyeti idare etme) devri yaşanmıştır. Şark’ta…

  • Bizde uygulanan modele tepkiyi, Şeyh Said’in torunu, eski DP ve DYP milletvekili Abdülmelik Fırat 1999 yılının nisan ayında, aşırı bir dille şöyle ifade eder: “Yaşananlar ortada. Bu sistemin garabetlerinden biri şu: eğer siz Arap, Kürt, Arnavut, Boşnak, Çerkez olduğunuz halde ‘Ben Türk’üm’ derseniz, Kürtlüğünüzü dile getirmezseniz, size bu ülke­de en yüce noktalar bahşedilir. Bir nevi…