Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • Bu da, Ankara’daki yeni önderliğin “defeatist” bir psikolojiye sahip olma­sıyla ilgilidir; aynı psikolojiyle Musul Eyaleti’nin de katılması halinde, yeni coğrafyanın yönetilemez olabileceği değerlendirmeleri de ihtimal dâhilindedir. Kemalizm’e yüklenen gerçekçilik felsefesini, “Ne kadar küçük olursa, o kadar kolay yönetilir” bakış açısı olarak da değerlendirmek gerekmektedir. Sf. 84 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 –…

  • The Times gazetesinin 17 Ağustos 1925 tarihli sayısında Kürt liderlerinin idamı­nın Musul’da çok olumsuz bir hava yarattığını haber verdiğini kaydetmektedir. Aslında bunun aksini beklemek şaşırtıcıdır; daha önce de işaret etmiş bulunu­yorum, Milletler Cemiyeti’nin Kürt Sorunuyla büyük ölçüde özdeşleşen “Mu­sul” raporuna, i’lerin noktasını koyduğu bir zamanda, hiçbir gerek yokken kırk idamı yapmanın böyle bir sonucu istemekle…

  • Şeyh Sait ve kırk arkadaşının, İstiklal Mahkemesi’nde neredeyse bir ay kadar kısa bir zamanda yargılanmalarının ardından, Milletler Cemiyeti’nin Kürt ağırlıklı olacağı belli Musul Raporu’nun açıklanmasından on beş gün önce asılmaları var. Sf. 61 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1891 yılında Sultan Hamit ta­rafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu ku­ruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mal­larını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşala­rı da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…

  • Türko-Mongol tarih geleneği için­de, 1923 ve 1924 yıllarında, Türkiye’de yerleşik Elen kökenli Hıristiyanları çıkarıp Selanik çevresinden Müslümanları ithal etmeyi açıklamak zordur; bizde emsaline rastlamıyoruz. Peki, “neden” ve bir sorudur. Ermenilerin, Türkiye aleyhine savaşa katılacakları, önemli bir gerekçeydi ve burada kesinlikle böy­le bir gerekçe yoktu. Kaldı ki öyle olsa bile, Elenlerin en çok savaşçı olabile­cekleri, İstanbul…

  • Yahudiler, Türkiye ile Sovyetler Birliği’nin dost olmasını hiç istemediler. İsrael Türkiye’nin, Türkiye Kürtleri ile kardeş misali ve sulhâne yaşama­sını hep çıkarlarına aykırı buldu. Yahudilerin en sevmedikleri, Elenler oldu. İsrael’liler, en çok, Kürtleri kendilerine yakın gördüler. Kürtlerden, PKK’ye kin duyuyorlar; çünkü Türk solcularının arkasından, İsrail’e karşı, Filistin­lilerin yanında, savaştılar. İsrael, Türk solcularından ve PKK Kürtlerinden nefret…

  • Talabani’nin, kendisine bağlı Süleymaniye’de, “Kürdistan Yahudileri Milli Parti­si” kurdurduğunu yazmıştım; demek ki “Kürt-Yahudi yoktur” diyenler ahmaktırlar. Sf. 26 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ten Haçlıları kovup Yahudilere ibadet özgürlüğü sağladığı için aziz sayılıyor ve adı, özellikle Kürt Yahudileri arasında yaygındır. Sf. 301 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bozmak ise bütün meslekler içinde en az yetenek isteyenidir, inşaatları yıkmak için, hiçbir kalifikasyonu olmayan ameleler kullanılması bunu gösteriyor. Türkiye eğlence sektörünün yıkıcıları da böyledir; hiçbir kabiliyetleri bulunmamaktadır. Oligarşi, güldürmeyen komikler, sessiz şarkıcılar, dudaksız güzeller ve Kürt – Yahudi’si türkücü ve fos sunucularla büyük bir bozma savaşı başlattı. Sf. 289 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın…

  • Ölümlerden dolayı, Türklerden çok Yahudileri sorumlu tutuyorlar. Son yüz elli yılda, Türklere yüklenen katliamlar, aslında, bu topraklarda bir Yahudilik – Hristiyanlık kavgasının neticesi mi idi, öyle sanıyorum. Sf. 137 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt İllerinde Sabatay Sevi’nin çok taraftar topladığını biliyoruz. Sf. 123 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “Bizim Türklerden ayrımız, gayrımız yoktur.” Dedirtmek bize düşer. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • PKK İsrail ile savaşmış tek Kürt koludur. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir gün Bekaa’da Öcalan ile bir odada idik, yalnızdık. Konuşuyorduk, Apo aynı zamanda hep trt radyosunu dinler, kulağına yapıştırmıştı, birden, “Apo” dedim, “bir insanı öldürmek mi istiyorsun, Tanrı yap, Tanrılaştır.” Birden he­yecanlandı, “Hocam, işte bu, çok doğru” dedi, başladı, “bu PKK’liler işte beni böyle yapıyorlar, hocam, bunlar beni Allah yapıp öldürüyorlar” ekledi. PKK’ye çok ağır…

  • İsrail’de iki yüz bine yakın “Kürt-Yahudi’si evlerinde hâlâ Kürtçe konuşuyorlar ve Kürt âdetlerine göre evleniyorlar; Bakanlık yapan Mordehay ve Mofaz, Kürt-Yahudi’sidir. – – – araştırmalara göre Kuzeyde en az iki yüz bin Kürt-Yahudi’si bulunmaktadır. Sf. 365 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 365) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer halk egemen­liğine güveniyorsanız, istiyorsanız, seçim ünitelerini mümkün olduğu kadar küçültmek zorundasınız. “Milletvekili” seçimlerini de en küçük coğrafyalara indirmek ve her türlü barajı yıkmak zorundasınız. Sf. 344 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Barzani’yi büyütmek, Türkiye Devletini küçültmektir. Sf. 337 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “bizim Türklerle ayrımız, gayrımız yoktur” dedirtmek bize düşer. Bu politikada önemli bir aşama kat edilmiştir. Dillerini ve türkülerini, yetmişli yıllarda biz yasaklamıştık. Bir mücadele yaptık ve bunlardan geri dönülmüştür, önemli sayıyorum. Bir: Şehit edebiyatı ile hiçbir yere gidemeyiz. Artık “kalan sağlar bizimdir” demek zorundayız, iki: Dağdakileri, Barzani ve Talabani’ye karşı konuşlandırmamız…

  • Türkiye’de bir ara çok önemli bir söz vardı, “Kültler Türkiye’yi Bölecekler”; Kürt denince akla, bölücü geliyordu. Bu görüşe hiç katılmadım, Türkiye Kürtlerinin Türkiye’yi böleceklerine hiç inanmadım. Benim bu görüşüm çok nettir. Sf. 334 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 334) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim bir tespitim var, hapiscilik insanı ikiyüzlü yapar. Bunu önce Nâzım Hikmet’te teşhis ettik. Sonra kendimde arazını gördüm, kendimi tedavi etme­ye çalıştım Şimdi bu sendromu net bir biçimde Leyla’da görüyoruz. Ben mert bir Kürt Köylü kızı olarak biliyordum, şimdi “mert” tarafı gitmiş, ne kalmış pek göremiyorum. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı…