Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kürtler

  • 1870’te İtalya ulusal birliğini kurduğunda nüfu­sunun sadece yüzde 4’ü İtalyanca, yine o yıllarda Fransa’nın an­cak yarısı Fransızca biliyordu. Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • Almanya’da 1950’li yıllarda kapatılmış olan Komünist Partisi hakkında. Bu parti kapatıldıktan sonra mahkemeye “de­mokrasiye aykırılık” gerekçesiyle başvurmuş ama reddedilmiş. Mahkeme özetle demiş ki: , “Sizin Komünist Partisi olarak hedefiniz şiddet kullanarak, ih­tilal yoluyla rejimi değiştirmek ve yerine demokratik olmayan bir dikta düzeni kurmaktır. Oysa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre demokrasinin kendini koruma hakkı vardır.” Sf.…

  • Kardeşi Osman Öcalan’ın 28 Ekim 1999 tarihli İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung gazetesine verdiği demeçte şu satırlar ilginç: “1 Eylül itibariyle (1999) silahlı mücadele bitti. Bir daha başlamayaca­ğız. Öncelikli hedefimiz, Türkler ile Kürtlerin bir arada yaşaması­dır. Bağımsızlık, federasyon ya da özerklik başka şeyler. Ayrılık­çılıktan vazgeçtik, Türklerle birlikte yaşamaya karar verdik. De­mokratik bir cumhuriyette özgürlük içinde yaşamak,…

  • Fazilet Partisi Milletvekili Nazlı Ilıcak’ın soru önergesi; “Nisan 1998 tarihli ve dönemin Genelkurmay ikinci başkanı Çe­vik Bir’in olurunu taşıyan ‘Andıç’ başlıklı yazıda, PKK’lı terörist Şemdin Sakık’ın yakalanıp ifadesine başvurulmasından istifade edilerek, ‘bazı gazetecilerin kamuoyunda saygınlığının azaltılması, itibarının düşürülmesi, terör örgütüne destek sağladıkları iddiala­rıyla aleyhlerine kamuoyu oluşturulması’ talimatı verilmiştir. Can Ataklı Öküz dergisine verdiği beyanatta (Ekim…

  • Sanıyorum, bizim “Özel Kuvvetler” den. Bütün hayatı Güneydo­ğu’da, PKK’ya karşı geçmiş. Anlattıkları bazen irkiltici… Şam’da tesadüfen tanıştım. Kulağıma eğiliyor: “Şemdin Sakık, Apo’ya karşı yeni bir örgüt kurmuştu. Hatta biz bir miktar silah da vermiştik, birbirlerini yesinler diye… Biraz da­ha bıraksaydık iyi olabilirdi. Erken aldık şerefsizi…” 25 Nisan 1998 Hürriyet‘in manşeti: “Sakık’ın ifadesini açıklıyoruz. Dehşet itirafları!…

  • Kürtçenin Cumhuriyet döneminde ilk kez yasaklanması, 1925 yılında kabul edilen ve uzun yıllar gizli tutulan Şark Islahat Planı uyarınca gerçekleşiyor. Planın 41. maddesi şöyle: “Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Ho­zat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişgezek, Ova­cık, Hısnımansur (Adıyaman), Besni, Arga (Arguvan olmalı), Hekimhan, Birecik, Çermik vilayet ve kaza merkezlerinde, hükümet ve…

  • Tarık Ziya Ekinci Anlatıyor; “Ömer, babamın amcasının oğlu, Şeyh Said İsyanından Lice’de devletin ilk idam ettiği kişi… O yıllar, 1924-1925. Lice’de Şapka İnkılabının sonrası. Şapka satan tek dükkân var Lice’de: Hikmet Çetin’in amcası Tahir… Ucuza getirip bayağı pahalıya satıyorlar. Ömer de tel çekiyor Ankara’ya, Mustafa Kemal’e: ‘Sıkıyönetim komutanı falan zatla şapka ticareti yapıyorlar; elli kuruşa…

  • Tarık Ziya Bey: “Hayal meyal hatırlıyorum. O zamanlar Lice dağın eteklerine uzanırdı. Tepeye kadar teras teras. Bizim mahallede bir cami vardı. Jandarma mitralyözlerini caminin toprak damının üstüne kurmuştu. O mitralyözlerin güneş altında nasıl parıl parıl parladığı gözümün önüne gelebiliyor hâlâ…” Çocukluk hatırası olarak silah… Devam ediyor Tarık Ziya Bey: “Hafızama kazınmış bir başka şey var.…

  • Tarık Ziya Ekinci 1925’te Lice’de doğmuş. 1925 yılında çıkan ve Kürtçeyi yasaklayan Şark Islahat Planı’nın 41. maddesinde Doğu ve Güneydoğu illeri tek tek sayıldıktan sonra şöyle denmiş: “Hükümet ve belediye dairelerinde ve diğer kuruluşlarda, okul­larda, çarşı ve pazarlarda Türkçe’den başka dil kullananlar, hükü­met ve belediyenin emirlerine aykırı davranmakla suçlanacak ve cezalandırılacaktır.” Tarık Ziya Bey anlatıyor:…

  • Adı; Saliha Şener Altmış bir yaşında. Diyarbakır’da yaşıyor. Yerel seçimler öncesi, 20 Mart 1989’da bir SHP mitinginde ko­nuştu. “Gelin millet oyunuzu SHP’ye verin, zamlara ‘hayır’ demek için oyunuzu SHP’ye verin!’ dedi. Ama konuşmasını Kürtçe yap­tı, çünkü Türkçe bilmiyordu. Bu yüzden 1 yıl hapis cezasına çarp­tırıldı. Diyarbakır’da mahkemenin verdiği karar özeti şöyleydi: “Belediye önünde SHP’nin düzenlediği…

  • Resmî politika olarak “Kürt yok Türk var!” dediğimiz yıllar. 1960’lann başları. Mısır’da “Arapların Sesi” radyosu arada bir Kürtçe yayın yapmaya başlar. Türkiye rahatsız olur. Kahire’deki büyükelçimiz, Başkan Nâsır’a çıkıp yayının durdurulmasını iste­yince şu yanıtı alır: “Madem ‘Türkiye’de Kürt yok’ diyorsunuz, o zaman Kürtçe ya­yından ne diye rahatsız oluyorsunuz ki?..” (Jonathan C. Randal, My Encounters With…

  • Yine aynı 1979 yılında düzenlenen CIA raporundan bir başka bölüm: “General Barzanî (bugünkü lider Mesud Barzani’nin babası, H.C.) 1979’da Amerika’da öldü. 1975’ten itibaren Amerika’da sür­günde yaşamış olan Barzanî, İsrail ve İran gizli Haberalma örgüt­lerinden yardım aldığına ilişkin açıklamalar yüzünden inandırıcı­lığını bir ölçüde yitirmişti.” 1979 CIA raporundan bir bölüm daha: “1972’de Sovyetler Birliği – Irak Dosttuk…

  • Başbakan Çillerin yakın çevresinde bulunmuş üst düzeyde bir güvenlik yetkilisiyle yaptığım bir sohbette, PKK’ya karşı mücade­lede 1994’ün bir dönüm noktası olduğunu belirtmişti. Topyekûn mücadele için asıl bu yıl düğmeye basıldığını, onun deyişiyle, “Cumhuriyet tarihinin en büyük Kürt isyanının üstüne tam bir kararlılıkla 1994’te gidilmeye başlandığına işaret etmişti. Söyledikleri şöyle özetlenebilirdi: “1994 başında düğmeye basıldı Ankara’da.…

  • Barzanî, Apo ve PKK konusunda Talabani’ye göre sözünü daha az sakınarak konuşuyor. PKK’yı terör örgütü olmakla suçluyor. Tabiî Ankara’nın duymak istediklerini dile getiriyor. “Kürt dava­sına zarar verdiğini belirtiyor. PKK’nın Irak Kürtlerinin içinde de bir taban yapması ihtimali var mı? Bu ihtimalin iki lideri tedirgin ettiği anlaşılıyor. Kendilerine hatırlatılınca önemsemez gözükü­yorlar ama bu ihtimal yok değil.…

  • 4 Ekim 1992 Irak Kürt Federe Devleti’nin kuruluşunun ilanı. 5 Ekim 1992’de Türkiye’nin Kuzey Irak’a düzenlediği en büyük çaplı askeri operasyonu yapıldı. Sf. 164 Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • Celal Talabani’nin heyecanı da, Apo’ya öfkesi de anlaşılan bu yüzden. Kürtlerin ele geçirdiği bu eşsiz fırsatın değerlendirilmesine taş koyan bir insan olarak Apo’ya ağzına geleni söylüyor: “Bu adam hasta, tam bir megaloman… Saçmalıklarıyla Kürt da­vasına büyük ihanet içinde. Marksist-Leninist, aynı zamanda te­rörist! Yan yana gelen bu iki şeyden daha kötüsü yoktur Batı ka­muoyunda…” Sf. 148…

  • Irak Kürtleri için “Amerikan gücü” her şey demek. Bu güvencenin yaşamsallığını her söyleşi­de vurguluyorlar. Çünkü böyle bir koruyucu şemsiyeden yoksun kalmayı düşünmek bile istemiyorlar, Şaşırtıcı değil. 1988’deki Anfal adını taşıyan operasyonla Kuzey Irak’ta altı ay içinde 4.500 köy yok edildi, yaklaşık 182 bin Kürt öldürüldü. Kürtlerin Guernica’sı diye bilinen katliam sonucu Halepçe’de; 5 bin Kürt…

  • Bu geçici anayasa uyarınca, 11 Mart 1974’te ‘Kürdistan Bölgesi İçin Özerklik Yasası’ Bağdat’ta yayınlanmış. Aynı günlerde Molla Barzanî’ye bağlı peşmergeler, Kuzey Irak’ta hükümet kuvvetle­rine saldırmışlar. Barzanî, özerkliğe ilişkin hükümlerin yetersiz olduğunu öne sürmüş ve Irak’ın can damarı olan petrol kenti Ker­kük üzerinde hak talep etmişti. Barzanî’ye göre, Kerkük’te nüfu­sun çoğunluğunu Kürtler oluşturmaktaydı, bu nedenle Kerkük’te…

  • DYP milletvekili Büyükelçi Coşkun Kırca bana şöyle demişti: “Kürt realitesi sözü çok kafa karıştırdı. Doğru olmadı. Nitekim askerler uyardı, Demirel de bir daha Kürt realitesi falan sözünü ağzına almadı.” Sf. 54 Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marksist miydi Apo? (Öcalan); “Ben Marksist olmadım. Komünist olmadım. Komünist olmadı­ğım gibi bu konuya eleştirel baktım. Yaklaşımları, yöntemleri ters geldiği için farklı bir tarafa eğilme ihtiyacı duydum. Yani 1970’lerin tanımına göre bir Marksist’lik söz konusu değil. Reel komünist olmadım. TKP (Türkiye Komünist Partisi) tarzı komünist de ol­madım. En iyisi, demokratik sosyalizmdir. Sosyalizmi, özgür dü­şünceye en…