Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: MİT (Milli İstihbarat Teşkilâtı)
-
Büyükelçi Girgin “Kurmay Albay Vuruşkan çok değerli hizmetler gördü, gençleri yetiştirdi”, demektedir; daha sonra ayrıldığına işaretle “diğer subaylar geldi” diye devam etmektedir. Bu sırada., diplomat Girgin de Lefkoşa’da görevli idi ve anılarında şu son değerli değerli bilgiler de yer almaktadır: “1962 sonbaharında ben oradan ayrılırken de Kurmay Albay Kenan Çoygun elçilik kadromuzda Ataşe Kemal Coşkun…
-
Ayrıca, Enver’in, yenilgiyle, İstanbul’dan ayrılırken, Yarbay Hüsamettin’i çağırarak, “Örütü resmen lağvediyor, ancak fiilen sürdürüyoruz” demesi ve bunun ötesinde, adını da, “Umum Âlem-i İslâm İhtilâl Teşkilâtı” olarak değiştirdiğini bildirmesi… Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hüsamettin, Birinci Dünya Savaşı yenilgiyle biter bitmez, Teşkilât-ı Mahsusa’nın, en deneyimli elemanından Yenibahçeli Nail’i Batum’a, Filibeli Hilmi’yi Erzurum’a, Cafer’i Trabzon’a gönderdiklerini anlatmaktadır; daha sonra ilk ikisi İzmir Suikastı gerekçesiyle asılan bu üç kişi, doğudaki ordu komutanlarıyla görüşerek, Erzurum, Trabzon ve Kars delegelerinden bir kongre toplamakla görevlendiriliyorlardı. Hüsamettin’in verdiği bilgiye göre Ardahan’da toplanan bu kongreden sonra,…
-
Kurtuluş Savaşı’nın ilk yıllarında, Teşkilât-ı Mahsusa (1) ile Çerkezlere güvensizliğin ayni tarihli olması da var; bu bile, Teşkilât-ı Mahsusa ile Çerkez siyasî aktivitesini özdeşleştirmeyi telkin etmektedir. Ayrıca, teşkilâtın bilinen üç başkanı olmuştur; bunlar, Süleyman Askeri, Eşref Kuşçubaşı ve Hüsamettin Ertürk idi. Bunlardan birincisi, işin başında ve Irak’ta öldü, üçüncüsü, teşkilâtın fiilen olmasa bile resmen lağvedildiği…
-
Matbuatın tüm güzellemesi bir yana, MİT iç istihbarat alanında bir hiçtir. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 367) kitabından birebir alınmıştır.
-
İsrail’den MOSSAD, Türkiye’den MİT ve İran’dan SAVAK gizli servislerinin işbirliği. Alıntı: ABD’nin Kürt Kartı – Turan Yavuz, (Sf. 39) kitabından birebir alınmıştı.
-
12 Mart 1340 (1924) tarihinde İçtima: 10, Celse:1, Reis Ali Fethi Bey 1340 (1924) Yılı Dâhiliye Vekâleti Bütçesi; (Askerlik şubelerinin durumu tartışılıyor, çok adam çalışıyor, Nüfus Dairelerine bir şube verip Askerlik Şubelerini kapatalım diyorlar. Paşalar şiddetle karşı çıkıyorlar. Çünkü Askerlik Şubeleri aynı zamanda istihbarat da yapıyormuş.) Rüşdü (Rüştü) Paşa (Erzurum); “Ahzı asker (asker alma) şubeleri…
-
17 Şubat 1920 (1337) tarihinde 152. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey P Teşkilatı Konusu Görüşülüyor. (P Ordu İstihbarat Teşkilâtı) Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “P teşkilâtının yaptığı şey zannederim ki memleketin ahlâkını kemirmektedir. Memleketimizde elim bir jurnalcilik devresi açılmıştır ve bu jurnalcilik memleketimizde ahlâksızlık tevlit etmekte (doğurmakta) zabitanımızın da (subaylarımızın da), milletimizin…
-
Aslında, kadın Türk MİT’inin hizmetinde çalışan ağa Mehmedi Mısto’nun kızıdır ve onun kızı olduğu için serbest bırakılmıştır. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2 Baskı 1992 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tek parti döneminde Cumhuriyet Halk Fırkasının doğudaki örgütlerinde çalışanların, yüzde yüzünün, yüzde doksan beş değil, aslında istihbarat ajanı olduklarını göstereceğiz. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) -İsmail Beşikçi (Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.
-
MİT’in çok ciddi başarısızlığı söz konusu. Düşünün yani, iki yıl biz adeta MİT’in parasıyla politika yaptık. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük:) Uğur Mumcu’yu Genelkurmay yükselen Refah Partisi için bir açılım olarak değerlendiriyor. Karşı gurup işini bitiriyor. Ne yazık ki Uğur, devletin bir kalemi ve devletin dış stratejik elemanı olmuştur. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan anlatıyor:) (1) “Onu altı ay boyunca, bilinçli olarak yanıltıyorum; 1977’nin 3 Haziranı’ndan sonra Pilot’u bilerek yanlış yönlendirdim.” “Kesire, Dersimliydi, Çok güçlü, oldukça zekiydi. .. Önderlikten anlayan birisi.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Pilot…
-
İnsanların beynini bu medyanın hain bombardımanından … korumak için ne yapmak gerekiyor? Bu soru ortadadır. Benim bildiğim gazete ve dergi okumamak ve sadece TV’den haber izlemektir. Medyanın etkisiyle; bir, insanoğlu artık öğrenme tutkusunu yitirmiştir. … İki; Newton ile en mükemmel örneklerinden birisini veren insan aklı, karşılaştırmaya, tartışmaya ve tutarlılığını sağlayarak bütünselleştirmeye dayanıyor. Akıl demek,…
-
Çukurova’da Osmanlı’dan kalma bir şirket var: Forbos, güneyin kromunu ve meyan kökünü Amerika Birleşik Devletleri’ne ihraç eder. Daha doğrusu ithal eder. Forbos büyük ve özel limanları olan bir şirkettir. Meyan kökünü Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderir. Meyan kökü Amerika Birleşik Devletleri’nde Coca-Cola esansına dönüşür. 1960 yıllarında memlekete solculuk hâkim oldu. Yabancı sermayeli Coca-Cola tesislerinin kurulacağını haber…
-
BAKKAL’IN NOTU: (1996): Hammaddesi, esası, meyan kökünden. 1960’ın başında Has ailesi Adana’da Coca Cola şişeleri işine el atıyor. Solcular “Yön” Dergisinde karşı çıkıyorlar. Has ailesi eski Dışişleri Bakanı, Sabetayist İlter Türkmen’in babası olan Emekli general ve eski MİT Müsteşarı Behçet Türkmen’i getiriyor, firmayı kuruyor. 1960’ın ortalarında Coca cola içmeye başladık. Alıntı: Bilim ve Edebiyat, Prof.…
-
Zarar verilen bir insan üzerinde devamlı bir etkide bulunmak imkânsızdır. Bir insan ancak kendi haklarının gösterildiğini hissettiği zaman en iyi şekilde etkilenir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bilhassa Acara ve Batum’da Enver’in programını izahla (açıklayarak), Bolşevik olduğunu, dinden çıkarak, kadınların erkeklerle birlikte açık gezeceklerini, halka anlatarak hissiyatı dîniyeleri (dini hisleri) tahrik olunuyor. Enver’in şahsına hücum edilmelidir. .. bir zamanlar Almanlarla, şimdi Ruslardan külliyetli miktarda para alarak … herkese gazeteler anlatmalıdır. 26.05.1921 K. Karabekir.” Alıntı: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve…
-
Yapılan propagandanın en zehirlisi “İstanbul’da öldürülen zabitler kabuklu, sünnetsizmiş.” cümlesi idi. Bu cümle harekât sırasında benim de işime yaradı. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset 1982 Baskısı – Sf. 449) kitabından birebir alınmıştır. BAKAL’IN YORUMU (1996): Bu cümle hâlen de işe yarıyor. Ve daha…
-
Bir hafta içerisinde merkezi teşkile muvaffak olmuştum. Ben, Mühendis Salim, Avukat Baha, Muharrir Mahmut Sadık, Fatin Hoca, Topçu Binbaşı Nahit. Altısı Pangaltı Harp Mektebi’nde olmak üzere, dokuz fedai idik. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.