Kategori: Mustafa Kemal Paşa
-
(Hüseyin Cahit Lozan’a, gazetesi Tanin için haber almaya gitmiş ve baştan sona kadar o görüşmeleri izlemiş. Dr. Rıza Nur ile araları iyi olmadığından olsa gerek, önceleri pek takdir ettiği İsmet Paşa’yı, Rıza Nur’un etkisiyle hatalar yapmakla suçlamaya başlıyor. Rıza Nur Bey ise, Hüseyin Cahit’in Heyet ile görüşmesini yasaklıyor. Hüseyin Cahit Tanin’de yazdığı yazısında bu davranışı…
-
(Rauf Orbay Bey Kasım 1921’de BMM’nde yaptığı konuşmada Malta günlerini anlatıyor;) “-Bu saldırıya cüret eden düşman, bize ne esir nede mevkuf (tevkif edilmiş, tutuklu) muamelesi yapmaya cesaret edemedi.” “Esir bulunduğumuz yirmi ay içinde herhangi birimizin izzeti nefsini rencide edecek her türlü girişimlerden çekindi… İstanbul’da tevkif edildiğimiz gün İngiltere Filosu Kumandanı yayınladığı bir bildiride, o zamana…
-
(Meclis’te Teşkilatı Esasiye Kanunu, BMM’nin hazırladığı, Kanunu Esasi’den ve 1921’deki Teşikilatı Esasiye’den sonraki 1924 anayasası:) … için çalışmalar başlıyor. Kanunun 2. Fırkası Saltanat ve Hilafetin kaldırılması açısından bir anlam taşıyınca Meclis’teki muhalefet kımıldıyor. Kâzım Karabekir Paşa bir şifre ile Mustafa Kemal Paşa’dan Kanunu Esasinin değiştirilmesi işini, çok geniş kapsamlı bir olağanüstü meclise bırakalım diyor. Ve…
-
“- Bekir Sami Bey, (1) .. bu sözleşmelerin içeriğinin memleketin yararına uygun olduğu inancını belirterek, bunu Meclis’te bile savunmak ve kanıtlayabileceğini iddia ediyordu…. Görüşlerinin Meclis’in onayına mazhar olamayacağından başka, Dışişleri Bakanlığı’ndan düşürüleceği kesindi. Fakat Meclis’i, siyasi sorunların tartışma ve görüşmelerine boğmayı o günlerin koşullarına uygun görmediğimden Bekir Sami Bey’e isabetsizliğini bizzat söyleyerek, Dışişleri Bakanlığından çekilmesini…
-
Mustafa Kemal Paşa bu dargınlığı şöyle anlatıyor; “Gedos (Gediz olmalı) Muharebesinden ve onun can sıkıcı maddi ve manevi sonuçlarından sonra Fuat Paşa’nın cephe üzerindeki kumandanlık etki ve nüfuzu sarsılmış gibi gözüküyordu. (1) Kendisini kumandadan çekmeyi zaruri addetmeye başladım. Tam bu sırada Ali Fuat Paşa Ankara’ya gelip görüşmek hususunu 5 Teşrinisani (Ekim) 1920 de telgraf ile bildirdi. …
-
(Mustafa Kemal Paşa, Refet Paşa’nın askeri idaresinden memnun değil, çünkü Refet Bey 1921 yılı Nisan ayındaki Yunan saldırısı sırasında İslahanlar mevkiindeki muharebeden başarısız çıkıyor. Mustafa Kemal Paşa, Refet’i kendisi, Fevzi Paşa ve İsmet Bey denetliyorlar. Sonuçta Mustafa Kemal onu Ankara’ya çağırıyor ve görüşüyor:) “Seni Milli Savunma Bakanı yapayım!” diyor. O ise Genelkurmay Başkanlığını istiyor.…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995); Kitaptan yorum katmadan çıkarttığım özet; 25 Kânunusani 1919 yer Sivas, Fevzi Paşa Kâzım Karabekir Paşa’ya; “-Mustafa Kemal ve Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’lar muhteris (hırslı) ve menfaat düşkünüdürler. Şunu iyi bil ki Mustafa Kemal eğer reis olursa ilk işi seni imha olacaktır. İsmet Bey’de bu görüştedir. Muhalefet etme, Mustafa Kemal’i derdest İstanbul’a götüreyim.”…
-
Nurettin Paşa TBMM’nin açılışından iki ay sonra Ankara’ya gelmiş, bir görev almadan önce, Mustafa Kemal Paşa’nın esas amaç ve düşünceleri hakkında bilgi edinmek istemişti. Nurettin Paşa o günün şartlarında İngiltere gibi bir devletle başa çıkılamayacağını ileri sürüyor. Mustafa Kemal ile hayli münakaşaları oluyor, sonuçta uzlaşıyor. Nurettin Paşa’nın Konya Valisi ve Konya ve Konya Havalisi Kumandanı…
-
Sakarya Savaşından sonra, İsmet ve Ali İhsan Paşa arasında geçimsizlikler baş gösteriyor. Ali İhsan Paşa, Malta’dan kaçarak 5 Teşrinievvel 1921 günü Ankara’ya geliyor. Garp Cephesinde 1. Ordu Kumandanlığına tayin oluyor. Paşa, İsmet’ten iki sınıf eski, İsmet Paşa, .. Ali İhsan Paşa’yı verdiği emirlere itaat etmediğinden ve astları, üstlerine karşı tahrik ettiğinden İstiklâl Mahkemesine vererek.. cezalandırılmasını…
-
(Miralay Kasap Osman, milli mücadelenin Kuvayı Milliyecilerinden, sert, haşin, muhalif bir adam. Suçu da sağda solda devlet büyükleri hakkında konuşmak. 1921’de düzenli ordu dönemine geçildiğinde kızağa alınınca canı sıkılıyor ve konuşmaya başlıyor:) Kendisi benim ve İhsan Bey’in kişisel arkadaşımız olduğu için, Ankara’ya her gelişinde bizi ziyaret eder; “-İnkılap bitmedi daha yapacağımız çok şeyler var!” diye…
-
Ali Şükrü Bey, aydın, vatansever bir kişi olmasına rağmen ruhen olumsuz (menfi) yaradılışlı, dini bir taassup sahibi idi. Gazinin işretini (içkili toplantılarını) dedikodu konusu yapanlardan birisi de o idi. Osman Ağa (Laz Topal Osman) Ankara’ya ilk geldiği zaman Ali Şükrü Bey şiddetle onun aleyhinde olmuş, fakat Sakarya savaşından sonra araları çok iyi olmuştu. (Kılıç Ali…
-
Şükrü Bey’in kaybolduğu akşam, Osman Ağa’nın (Laz Topal Osman Ağa’nın) evinden acı acı bir takım sesler duyulduğu, hatta evin üst katında oturan kiracıların korkarak evden komşuya kaçtıkları …. Sabahın erken saatlerinde Osman Ağa’nın kapısına eşya nakli bahanesiyle bir arabanın getirilmiş olduğunu tespit ediyordu. Yarım saat süren çatışma sonucunda Osman Ağa yaralı elde edilmiş ve yirmi…
-
(Sakarya meydan muharebesinden sonra, Yunan Ordusu, Eskişehir – Afyon hattına çekilmiş:) Ordumuz, bir yıla yakın bir zaman saldırı için hazırlık devri geçirmişti. İşte bu sırada ikinci gurup arasında bir dedikodu başlamıştı. “-Bu memleketin mevcut ordudan daha güçlüsünü çıkartmaya artık kudreti yoktur. Bu mevcut kuvvetle de Mustafa Kemal, düşmanı atamayacaktır. Millet bu orduyu bu yükü daha…
-
(Sakarya harbi sırasında, 1 Nolu Ankara İstiklâl Mahkemesinde işbaşındalar. Mahkeme salonuna giderken, cepheye sevk edilen bir birliğe rastlıyorlar, perişan bir kıyafet, dermansız bir vaziyet, askerlerin hali içler acısı. Aynı günün akşamı, mahkemeden çıkmış ve aynı yoldan evlerine giderlerken başka bir manzara ile karşılaşıyorlar, Kılıç Ali ve Topçu İhsan galeyana geliyorlar:) Fırka Kumandanlarından Miralay Hulusi…
-
(Mustafa Sağir Hintli Müslümanların temsilcisi, Hintli Hilafet Derneği üyelerinden. İnebolu’dan Anadolu’ya çıkıyor, Kılıç Ali’ye göre kısmi karşılamalar ve ağırlamalar var. Adam, nutuk ata ata Kastamonu’ya kadar geliyor. Kastamonu’daki karşılamayı beğenmeyerek şikâyet edince, Ankara Hükûmeti de telgrafla Kastamonu Valisine fırça atıyor:) Mustafa Sağir üzerinde oluşan bu kötü etkiyi düzeltmek amacıyla olacak ki Ankara’ya yaklaştığı zaman Gazi…
-
Bir gün İsmet Paşa ile Recep Peker, Mustafa Kemal’e Menteşe Mebusu Halil Bey’den acı acı şikayet ediyordu…. Recep Peker; “-Hükûmetin getirdiği bir iş, Meclisten çıkacak herhangi bir siyasi mesele yoktur ki Halil Bey’den zorluk görmesin! İşleri daima tavik (ertelemeye) çalışıyor!” dedi ve İsmet Paşa da; “-Bize Meclis’te ot yolduruyor!” diye Recep Bey’i doğrulamıştı. Atatürk; “Davalarınızı,…
-
… ne Gazi’den, ne de hükümetten, hiçbir yerden ne emir ne de ilham almadık. İzmir Suikastına ait hadiselerin tahlilinde de, suikastları hazırlayanları tahrik eden haleti ruhiyeleri (ruh halleri) ve memleketin o günkü genel şartlarını göz önüne almak gerekir. (Terakkiperver Cumhuriyetçi Parti, Kâzım Karabekir ve arkadaşlarının kurduğu parti:) Bir parti programının içinde yazılı “Dini inançlara…
-
Gazi, Sakarya’yı yapmış, düşmanı hezimete uğratmış, muzaffer bir kumandan olarak Ankara’ya gelmişti. Kendisi Ankara’da hükûmet ve halk tarafından büyük tezahürat ile karşılanıyordu. Bütün Meclis üyeleri taraçaya çıkmış, Gazi’nin geçişini selamlar ve onu alkışlarken, Ziya Hurşit Birinci Meclis’in orta salonuna konulmuş bir kara tahta üzerine tebeşirle; “-Bir millet putunu kendi yapar kendi tapar!” cümlesini yazıyordu. Alıntı:…
-
(İzmir’deki iş bittikten sonra İsmet Paşa mahkemeye mektup yazıyor;) “İstiklâl Mahkemesi Heyeti Aliyesi’ne; Telgrafnamenizi Reisicumhur Gazi Hazretleri’yle beraber okuduk. Cumhuriyetin ve onun dayandığı yüksek mefkûremizin (fikirlerimizin, ideolojimizin) sıyaneti ve tarsini uğrunda vicdani, adilane (hukuki) ve cumhuriyetçi olduğu bütün tezahüratı ile (ortaya çıkması ile) sabit bulunan necip Türk milletinin vicdanını tatmin eden ve Türk tarihinin olduğu…