Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Heyeti Âyan; (Padişahın seçtiği kişilerden oluşur) Madde 60 – Heyeti Âyanın reisi (başkanı) ve âzası nihayet miktarı Heyeti Mebusan âzasının sülüsü miktarını tecavüz etmemek (üye sayısının üçte birini geçmemek) üzere doğrudan doğruya tarafı Hazreti Padişahiden nasbolunur (tayin edilir). Madde 61 – Heyeti Âyana âza tâyin olunabilmek için asar (eserleri) ve efali (fiilleri, yaptığı işler) umumun…

  • Meclisi Umumi; Madde 42 – Meclisi Umumî; Heyeti Âyan (Padişah tarafından seçilen, memleketin ileri gelenlerinden oluşan meclis) ve Heyeti Mebusan nâmlarile başka başka iki heyeti muhtevidir (çerir). Madde 43 – Meclisi Umumînin iki heyeti beher (her) sene teşrisani (Ekim) iptidasında tecemmu eder (Ekim ayı başında toplanır) ve ba iradei seniye (padişah iradesi, emri ile) açılır…

  • Memurin (Memurlar); Madde 39 – Bilcümle memurin (bütün memurlar) nizamen tâyin olunacak şerait üzere (yönetmelikle belirlenecek şartlar üzerine) ehil ve müstahak (hak ettikleri) oldukları memuriyetlere intihap olunacaktır (seçilecektir) ve bu veçhile intihap olunan (bu biçimde seçilen) memurlar kanunen mucibi azil hareketi tahakkuk etmedikçe (yasal olarak görevden alınmaları gerçekleşmedikçe) veya kendisi istifa eylemedikçe veyahut Devletçe bir…

  • Vükelâyı Devlet (Hükümet); Madde 27-Mesnedi Sadaret ve Meşihatı İslâmiye (Başbakanlık ve Şeyhül İslamlık) tarafı Padişahiden emniyet buyurulan zatlara (padişah tarafından güvenilen kişilere) ihale buyurulduğu missullû (havale dildiği gibi) sair vükelânın memuriyetleri dahi (diğer bakanların görevlendirilmeleri de) ba iradei şahâne icra olunur (padişah emri ile olur).  Madde 28 – Meclisi Vükelâ (Meclis vekilleri yani hükümet) Sadrazamın…

  • Tebaai Devleti Osmaniye’nin Hukuku Umumiyesi; Madde 8 –Devleti Osmaniye tabîyetinde (yurttaşlığında) bulunan efradın (fertlerin, kişilerin) cümlesine (hepsine) her hangi din ve mezhepten olur ise olsun bilâ istisna Osmanlı tabir olunur ve Osmanlı sıfatı kanunen muayyen (belirtilmiş) olan ahvale (duruma) göre istihsal ve izae edilir (oluşturulur ve açıklanır).  Madde 9- Osmanlıların kâffesi (tamamı) hürriyeti şahsiyelerine malik…

  • Memaliki Devleti Osmaniye (Osmanlı Memleketleri veya Mülkleri Devleti) Madde 1-Devleti Osmaniye (Osmanlı Devleti) memalik (memleketler, mülkler, diyarlar) ve kıtaatı hazırayı (mevcut kıtaları) ve eyalatı mümtazeyi muhtevi (ayrıcalıklı eyaletleri içeren) ve yekvücud (tek parça) olmakla hiçbir zamanda hiçbir sebeble tefrik (ayrılık) kabul etmez.  Madde 2-Devleti Osmaniyenin payitahtı İstanbul şehridir ve şehri mezkûrun (söz konusu şehirin) sair…

  • Bir Alman belgesinde şöyle yazıyordu: “Talât Bey (…) hiç çekinmeden hükümetin Dünya Savaşını bahane ederek, dış ülkelerin diplomatik müdahalelerine aldırmaksızın, ülkeyi iç düşmanlardan her türlü mezhebe bağlı tüm Hıristiyanlardan tamamen temizlemek istediğini anlattı.” (1) Sf. 192 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 192)…

  • Şeyh Sâîd Efendi ile Kırıkan köyünde buluşan Şeyh Ali Rıza Efendi ve Zirkan ile Cibran aşiret reislerinden birkaç kişi 6 Ocak 1925’te istişârede (danışmalarda) bulunurlar. Kırıkan köyünden çıkıp Çêwlîk (Bingöl)’in Kanîya Reş (Karlıova) ilçesine gelerek Hâlidi Cibrî’nin evinde ikinci toplantıyı yapar. 8 Ocak’ta Çêwlîk (Bingöl)’in Boğlan (Solhan) ilçesine bağlı Melikhan (Melikhan) köyüne gelen Şeyh Sâîd…

  • Şeyh Sâîd, yeni kurulan rejim hakkında fetvasını vermiş ve kıyam (ayaklanma) kararı almıştır. Şeyh Sâîd eve döner ve 2 Ocak 1925’te hanımına durumu izah ederek evden ayrılacağını ve devlete karşı ayaklanacağını söyleyince hânımı karşı çıkar: “Bey bey! Bizi bırakıp da nereye gidiyorsun? Sen gidersen bizim namusumuzu kim koruyacak? Bizim namusumuzu hiç düşünmez misin?”  Ama Şeyh…

  • 1865 yılında, Mezra (Elâzığ) ili Palo (Palu) ilçesinde Şeyh Mahmud Efendi’nin bir oğlu olur. Adını “Mûhâmmed Sâîd” koyarlar. İşte bu çocuk, İslâmî serhıldanın rehberi Şeyh Sâîd’dir. Mûhâmmed Sâîd, daha sonra babası Şeyh Mahmud Efendi tarafından Kalikala (Erzurum)’nın Hınıs ilçesine yerleştirilip ikâmet ettirilmiş, burada medrese tahsili görmeye ve fıkıh, tefsir ve hâdis dersleri almaya başlamıştır. Halkın…

  • Yıl 1640…  Yer Amed (Diyarbakır)’e bağlı Bismil ilçesinin Çılsıtun (Kırksütun) köyü… Topyekûn bir halkın, şeyh ve mollaların önderliğinde başlattığı İslâmî direniş dalgasını kırmak için IV. Murad’ın verdiği emir (ferman) yerine getirilir ve Çılsıtun başta olmak üzere Bismil’in köyleri katliâma uğrar. Canını kurtarabilen birkaç çocuk ve kadından başka, herkesin canına kastedilir. Köyler boşaltılıp yıkılır ve köy…

  • Daha sonra gelen Sokullu Devri (1566 – 1579)’nde siyasal bağlamda önemli bir hâdise çıkmaz; ancak bu dönemde Kürdistan’daki şeyhler, mollalar ve halk arasında sürekli bir huzursuzluk yaşanır. Kürtler, bu devirde Osmanlı Devleti’nden nefret eder duruma gelirler. Bunun sebebi, Sarı Selim’in içkiye ve III. Murat’ın da kadına olan aşırı derecedeki düşkünlüğüdür. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı –…

  • Yavuz Selim zamanında doruk noktaya ulaşan mezhepçi yönetim, 1520 yılında tahta geçen Kanunî Sultan Süleyman tarafından devam ettirildi ve Kanunî, saltanatının yedinci yılında kendisine karşı Şiî bir isyanın oluşmasına engel olamadı. 1527 yılında Kalenderoğlu, Yavuz zamanından beri sinmiş olan Şiileri etrafında topladı. Kanunî tarafından idâm edilip dirliği dağıtılan Gırgûm (Kahramanmaraş) Beylerbeyi Dulkadiroğlu Ali Bey taraftarları…

  •  XV. yy’da ve XVI. asrın başlarında, Kürdistan İslâm toprakları, İran – Safevî Şâhlık devletinin egemenliği altındaydı. Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında tahta geçmesiyle beraber Osmanlılar, tamamen bir “siyaset-i şarkîyye” (doğu siyaseti) izlemeye başlamış ve bütün uğraşılarını Doğu üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Tahta çıktıktan hemen iki yıl sonra Yavuz Sultan Selim, ilk seferini, mezhebî gerekçelerle İran üzerine yapar.…

  • 1623 yılında, IV. Murad’ın tahta geçişiyle beraber, Kürdistan, yeni bir sosyo – politik sürecin içine girer.  IV. Murad, sert yöntemlerle ilk başta isyancıları itaat altına alır. Kendisi tiryaki derecesinde içki müptelâsı olduğu halde IV. Murad, memlekette içkiyi, tütünü ve sigarayı yasaklar, gece sokağa çıkma yasağı getirir. Devrin bilginlerine raporlar hazırlattırır. IV. Murad, Revan Seferi neticesinde…

  • “Ben, idâresi altındaki memlekette içkiyi yasaklayıp, kendisi sarayında içki içen adama bi’at etmem!” Bu sözler, Amed (Diyarbakır) ilinin Bismil ilçesine bağlı Çılsıtun (Kırksütun) köyünden mümtaz ve saygın bir şahsiyet olan Şeyh Kâsım-i Haşim’e ait… 1640 yılında, Osmanlı Padişahı IV. Murad’a söylenmiştir. İlmi, takvası ve dinî önderliğiyle nam salmış olan Şeyh Kâsım, bir başka âlim olan…

  • Fyodor Tyutçev, “Rusya sizin bildiğiniz ülke değildir.” diyor.  “Onun aklını ölçemezsin; çok büyüktür senin aklınla o anlaşılmaz, Rusya’ya inanmak gerekir.  Rusya bir iman meselesidir.”   Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geçen asırda İran toplumu, bunun adını çook mizahi bir biçimde koymuştur; “depremzede” gibi “garbzede” diye bir tabir .. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yani milliyetçiliğin ilk kateşizmi (1) Mustafa Celaleddin Paşa’nın Les Turcs Anciens et Modernes (Eski ve Modern Türkler) adlı kitabıdır. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2016); Kateşizm; Hristiyanların dine girenler için kullandıkları soru cevap şeklindeki ilk temel ritüeller kitabı.…

  • Avusturya ve Rusya’ya karşı ayaklanan Macar ve Polonyalı milliyetçiler, bu büyük mücadeleleri sırasında bir ara Macaristan’da 1848’de müstakil bir cumhuriyet ilan etmelerine rağmen, Rusya ve Avusturya ittifakı tarafından bastırılıyorlar ve Devlet-i Âliyyemize sığınıyorlar.  Rusya ve Avusturya bunları geri istiyor.  Biz vermiyoruz.  Ordumuz bile yok, …  Bu insanların bir kısmı dinlerini muhafaza ederek burada kalmıştır; bir…