Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Pozitif Bilimler
-
Mesela, do ve mi, do ve fa, do ve sol İkilileri rezonans olabilen notalardır. Fakat do ve re notaları birbirlerine benzer notalardır ve bir uyumsuzluk ortaya koyarlar. s. 61 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
-
Meselâ Copernicus devrimi bilimin bir açmaza geldiği bir zamanda oldu. Evrenin merkezi olarak arzı almak ve evrenin arz etrafında döndüğünü kabul etmek meseleleri çözmüyor ve bilimde gelişme olmuyordu. Copernicus, kendi hipotezi ile Dünya’yı daha doğrusu gözlemciyi evrenin merkezi diye almaktan çıkardı, durumu tersine çevirdi; yani evren sabit iken Dünya’nın (ya da gözlemcinin) döndüğünü ileri sürdü.…
-
Evrende mutlak hareket (absolute motion) yoktur. Yani, işaret edilmiş iki nokta arasındaki mesafe aynı kalmaz. Çünkü ikisinin relatif hareketi vardır. İkisinin birbirine göre hareketsiz olması hali, ancak mutlak hareketi temsil ederdi. Oysa evrende devamlı olan her şeyin kendine her anda spesifik hareketidir. Sf. 11 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman,…
-
Güneş yılını Mayalar 365,2420 gün olarak belirlemişlerdi; modern astronomiye göreyse güneş yılı tam olarak 365,2422 gündür. Yani dakika ve saniye gibi zaman ölçülerinden yoksun olduğu varsayılan Mayaların hesabı ile modern astronominin hesabı arasındaki yıllık fark yalnızca 17 saniye idi. Dinsel takvim 260 (20×13), güneş takvimi ise 365 günden oluşuyordu. 365 günlük güneş yılını, 20 günlük…
-
Caesar Julian takvimini oluşturdu. Julian takvimi M.S. 16. yüzyıla kadar değiştirmeden kullanılan bir takvimdir. Mısır Takvimi bu takvimin esasını oluşturur. M.Ö. 44’lerde Julius Caesar (Sezar) Mısır takvimindeki bazı zamansal pürüzleri gidermesi için yine Mısırlı olan Sosigenes’e görev verdi. Mısırlılar yılın 365 gün ve altı saat olduğunu dört yılda bir 1 gün hesabıyla 1460 yılda zamanın…
-
Herakleitos, çoklukla birlik arasındaki ilişkiyi sezip, bütünden bire ve birden bütüne diyen ilk düşünürüdür. Bütünle bütün olmayan, birlik olanla ikilik olan, anlaşma ve anlaşmazlık, bütün şeylerden bir şey ve bir şeyden bütün şeyler, Logos’ta birleşirler diyordu. Bütün cisimleri yalnız bir ve aynı unsurun değişmeleri sayıyordu. Gündüz gece, kış yaz, savaş barış, tokluk açlık, yaşayanla ölmüş,…
-
Efesli Herakleitos’a göre ise, doğanın en belirgin özelliği değişimdi. M.Ö. 540 ile 480 tarihleri arasında, “her şey akar” diyordu. Her şey hareket etmektedir ve hiçbir şey kalıcı değildir. Bu yüzden “aynı dereye iki kez girmek mümkün değildir.” Ona göre dünyada hep zıtlıklar vardı. Hiç hasta olmamışsak, sağlıklı olmanın anlamını kavrayamayız. Hiç aç kalmamışsak, tok olmanın…
-
Galileo’yu düşünce tarihinde önemli yapan, hep aynı hızda gitmenin değil, hız değiştirmenin önemli olduğunu bize öğretmesidir. .. Ricardo ve arkasından Marks’ın işaretleri de bu yönde oldu, dikkat ve merakımızı hep değişikliklere ve özellikle normalden sapmalara çevirmemizi bir düşünce normu hâline getirdiler. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 328)…
-
Copernicus dünyayı allak bullak eden, güneş değil dünya dönüyor gibi düşüncelerini yazdığı de Revalutionibus kitabının önsözünde “Burada ortaya çıkanlara inanmayın!” yollu tavsiyelerde bulunuyordu. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.
-
Giriş; Bir toplumda düşünce hayatının gelişmesi ve bunun seviyesi eleştiri kurumunun varlığına veya yokluğuna bağlıdır. Yanlışlığı ileri sürülemeyen, eleştirilemeyen bir önerme bilimsel olamaz. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 9, 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
Temel ilke şudur, ne hareket ediyorsa, başka bir güç tarafından harekete getiriliyordur. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 586) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gezegenleri harekete getiren nedir? Bilim tarihinin en önemli sorusunu Kepler sordu. Kepler, ancak bu soruyu sorabildi ve hareketin matematik ifadelerini ortaya koyabildi. Bu soruya ilk cevabı Newton verdi; yer çekimi. Yer çekiminin astronomi ve fizikte oynadığı rolü, siyasi iktisatta kişisel çıkar, Marks’ın vizyonunda sınıf çelişkisi üstlendi. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
Bilim, büyük ölçüde yöntemdir, bilimde her büyük katkı aynı zamanda mevcut yönteme katkıdır. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 590) kitabından birebir alınmıştır.
-
Orta çağdan bugüne bir konuyu bilen kişiye doktor deniyor. Çünkü bilgi edinmenin en yüksek ve formel bilgi üretmenin ilk ve son mertebesi doktora oluyor. Bu yüzden, üniversiteler, önem verdikleri kişilere, devlet adamlarına, fahri profesörlük değil, fahri doktorluk unvanı veriyorlar. Sf. 460 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 460)…
-
Galileo’nun insan düşüncesine eşsiz katkısı, hareketin değil, hareketteki değişmenin önemli olduğunu göstermesidir, bir düşünce alışkanlığı ve bir düşünme yöntemi olmak durumundadır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Zamanda eskiliği, uzayda, uzaklık olarak ele alıyorum. Zamanda yakınlığı uzayda da yakınlık olarak ele alıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kopernik, Kral’ın Worms Fermanı ile “Kitaplarının insanın belleğinden kazınması” kararı açıklanınca, müthiş korkuyor ve kuşkuya düşüyor. “Yerleşik bir inancın otoritesini kırmak akıllıca bir iş midir?” diye soruyor. Kopernik tehlike geçtikten sonra ise; “Witternberg’te yellenirsem, Roma’da kokusu duyulur” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 39) kitabından birebir…
-
“Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır. Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır. Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler…