Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Adnan Menderes hükümetinin tepkisi üzerine Yunanistan, Oktay Engin ve Hasan Uçar’ı 15 Haziran 1956’da serbest bıraktı. Zanlılar 21 Eylül 1956 günü de istihbarat teşkilatı tarafından Türkiye’ye kaçırıldılar. Yunanistan’da bomba davası sonuçlanınca Oktay Engin, azmettirici olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Yunanistan yargı makamları cezasını çekmesi için Oktay Engin’i istedi fakat Türkiye vermedi. Sf.…
-
Zorlu, Kıbrıs sorununun görüşüldüğü, Yunanistan ve İngiltere Dışişleri Bakanı’nın katıldığı Londra Konferansı’nda Türkiye’yi temsil ediyordu. Zorlu, konferans başlamadan önce İngiltere Dışişleri Bakanı Harold Macmillan ile ön görüşme yaptı ve konferansın başlamasından bir gün önce yani 28 Ağustos’ta Başbakan Adnan Menderes’le Londra’daki Türk Büyükelçiliği’nden şifreli, bir telgraf çekti: Sf. 87 “…İngilizler Kıbrıs’taki anlaşmazlığı çözmek için, son…
-
(6-7 Eylül 1955 İstanbul) Yağmalanan yerler sadece ev ve işyerleri değildi. Kilise ve mezarlıklara da zarar verildi. Kilislerin içindeki kutsal eşya ve resimler, haçlar yakıldı. Şişli ve Balıklı’daki Rum-Ortodoks mezarlıklarında da zarar vermek için korkunç yöntemler izlenmişti. Mezar taşlarının parçalanmasıyla yetinilmemiş, mezarlar açılıp içindeki iskeletler yakılmıştı. Şişli Mezarlığı’nda yeni ölmüş Rum vatandaş Nicolas Eliasco’un mezarı…
-
Genelkurmay İstihbarat Dairesinde görevli Yüzbaşı Fuat Doğu, savaşın sonlarına doğru düzenlediği bu raporda, Ege Denizinde 12 Adalar’da bulunan Alman birliklerinin su ve yiyecek için gelip giden motorlarla kendilerine “Savaş sona eriyor bizi Yunanlılar esir alacağına, gelin siz alın” şeklinde haber yolladıklarını ifade etti, buraların alınmasını önerdi. Ancak İsmet İnönü bu öneriyi kabul etmedi. Sf. 72…
-
Dairenin genişletilmesi kapsamında Türkiye’nin jeopolitik önemi doğrultusunda Özel Harp Dairesi Bölge Başkanlıkları açıldı. Merkezi Ankara’da olan Özel Harp Dairesi’nin ilgili subayların atanmasından hemen sonra ilk iki bölge başkanlığı İstanbul ve İzmir’de kuruldu. Daha sonra Kars, Çanakkale, Konya, Edime, Samsun, Antalya ve Elazığ bölge başkanlıkları oluşturuldu. Sf. 54 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) –…
-
Müthiş bir gizlilik var. Özel Harpçi olan siviller kesinlikle birbirini tanımıyor. Sadece aynı birimdeki isimler birbirini tanır, o da yalnızca kod adlarıyla… Sf. 52 Özel Harp Dairesinde operasyon ve eylemlerde askerler kadar önemli olan bu siviller, askerlerin Bordo Bereliler adını almasıyla birlikte onlar da Beyaz Kuvvetler diye anılmaya başlandı. Sf. 54 Alıntı; Özel Harp Dairesi…
-
Amerika da, 1947’den beri eski Nazi subayların öncülüğünde eğittiği özel kuvvetleri ilk kez Kore Savaşı’nda kullandı. Daniş Karabelen’in ekibinde 12 Mart 1971 darbesinin simgesi haline gelecek ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı yapacak olan Binbaşı Faik Türün de vardı. Amerika’ya giden ekip içinde yer almayan Türün, Kore Savaşı’nda özel harp tekniklerini öğrendi. Özellikle burada öğrendiği esirleri sorgulama…
-
Subaylar eğitimin devamını ise Georgia’daki Amerikan Piyade Okulu’nda görüyorlardı. Eğitimin son üç aylık evresi çok önemliydi. Çünkü bu bölümde adam öldürme, sabotaj ve bomba yerleştirme teknikleri öğretiliyordu. Teğmen ile albay arası rütbedeki subayların yer aldığı üsteğmen Alparslan Türkeş’in yanı sıra önemli bir isim daha vardı: Turgut Sunalp. Sunalp, (1) 16 kişilik ekip içinde Amerika’ya önce…
-
Sol hareketlerin “siyasi bir oyunla ya da yıkıcı faaliyetlerle” iktidarı ele geçirebileceğini söyleyen Galula, gizli orduya halkı ayaklanmacılardan yani solculardan ayırmak için teröre yani kontrgerilla operasyonlarına başvurması gerektiğini belirtiyor. Galula, bu operasyonlardan ilkini “şuursuz terörizm” olarak adlandırıyor: “Şuursuz terörizmden maksat, alaka toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan taraftarları cezp etmektir.…
-
İstanbul Örfi İdari Mahkemesi’nde görülen dava sonunda 29 Mart 1945’te 14 sanık beraat ederken 10 sanığa çeşitli cezalar yerildi. Ceza alan isimlerden biri de Alparslan Türkeş’ti: 9 ay 10 gün hapis.. Cezaevinde yattığı süre cezasını karşılayınca tahliye edildi. Sf. 27 Askeri Yargıtay, Turancılık Davası’nda verilen cezaları bozdu ve tüm sanıklar 31 Mart 1947’de beraat etti.…
-
Özel harp eğitim alacak ilk ekip 16 kişiden oluşuyordu. 1948’da Amerika’ya giden bu ekip içinde Turancılık davasından kamuoyunun adını duyduğu ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Türkiye’deki bağlantılı ismi olan Yüzbaşı Alparslan Türkeş vardı. Sf. 27 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 – Sf. 27)…
-
Truman’a göre Ortadoğu’daki düzenin sağlanması da Türkiye ve Yunanistan’ın bütünlüklerinin korunması ve komünizmden uzak tutulmasına bağlıydı. Kongre’nin bu doktrini kabul etmesiyle Türkiye’ye yapılacak askeri yardımı görüşmek üzere 22 Mayıs 1947’de Amerikan heyeti Ankara’ya geldi. 12 Temmuz 1947’de anlaşmanın imzalanmasıyla Türkiye’ye yardımlar akmaya başladı. Sf. 25 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç,…
-
İleride 40 yıl boyunca adı kontrgerilla faaliyetleri içinde anılacak olan Türkeş, 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da doğdu. İlk askeri üniformayı Kuleli Askeri Lisesi’nde giyen Türkeş bu okulu 1936’da, Kara Harp Okulu’nu da 1938 yılında tamamladı. Bir yıl da Piyade Atış Okulu’nda eğitim gördü. Alparslan Türkeş, İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce, 1939 yılının başlarında İnönü’ye bir mektup…
-
26 Nisan 1944’de, aralarında Turancı hareketin önemli isimlerinin de bulunduğu grup, o dönemde Anafartalar Caddesi üzerinde bulunan Adliye’den Ulus’a doğru yürüyüşe geçti. Bu yürüyüş ilk ciddi komünizm karşıtı eylemdi. Yürüyüş boyunca “Kahrolsun Komünistler” sloganı atan gruba polis engel oldu. Eylemden sonra ırkçı grubun liderleri olarak 23 kişi tutuklandı, haklarında dava açıldı. Bu isimler şunlardı: Reha…
-
O vakte kadar umumi meclisler ve seçilen encümen azaları Van, Bitlis vilayetlerinde yarı müslim yarı gayrimüslim olacaktır. Erzurum vilayetinde nüfus sayımı bir sene içinde yapılmadığı takdirde umumi meclisler azaları yukarda bahsedildiği gibi eşitlik esası üzerine seçilecektir. Sf. 393 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları,…
-
Biz istiyorduk ki, bu iki Doğu Anadolu umumi müfettişliğini İngilizlere verelim ve bu sayede Rus entrikasından kurtulalım. Binaenaleyh bize böyle iki memur verip veremeyeceğini Sir Edward Grey’den öğrenmesini yazdığımız Londra sefiri Tevfik Paşa, İngilizler’in bu fikre pek mütemayil (meyilli, eğilimli) oldukları cevabını verdiğinden Sadrazam Paşa derhal resmen müracaat etti. Bu teklif İngiltere hükümeti tarafından kabul…
-
Fransızlar Arapları Suriye ıslahatı isteğinde bulunmağa teşvik ettikleri gibi, İstanbul Rus sefiri de 1912 Kasım ayının 26’sında Rusya Hariciye Nazırına yazdığı aşağıdaki telgrafla Ermenistan meselesini uyandırmağa başlamıştı. Sf.364 Sultan Abdülhamid’in Rusya, Fransa ve İngiltere’nin tazyiki altında 20 Teşrinievvel 1895 tarihinde hazırladığı ıslahat fermanı büsbütün unutulmuştur. Arazi meselesi günden güne çetinleşiyor. Arazinin büyük kısmı Kürtler tarafından…
-
İstanbul’da İttihat ve Terakki erkânıyla taraftarlarının hepsinin ortadan kaldırılması maksadıyla yapılan 31 Mart vakasının cereyanı sırasında Adana vilayetlerinde de Türklerle Ermeniler arasında büyük bir katliam baş göstermişti. 1909 senesi Ağustos ortalarında Adana valiliğine tayin olunduğum için Osmanlı meşrutiyet tarihinin en elim vakalarından biri olan bu katliamın psikolojik sebeplerini benim kadar tetkik etmiş kimse yoktur…