Kategori: Yalçın Küçük
-
İç savaş sınıf savaşıdır. Sınıf bakışını, keskinleştiriyor. Dış savaş ulusal savaştır. Sınıf bakışını köreltiyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 426) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aşırı anti-emperyalist vurgunun kapitalizm hedefini gizlemesi, Kemalizm’in büyük katkısıdır. Kemalizm, en çok bu rengiyle, sınıf bilincinin gelişmesini yavaşlatmıştır. Sf. 376 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 376) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hepsi bu kadar; her yılgın mücadele alanını terk etmek için bir gerekçe arıyor; Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 352, 353) kitabından birebir alınmıştır.
-
Paylaşım, sosyalizmin ilk ve temel ilkesidir. Açık Devrimci Parti paylaşımcı yaşam biçimini tanıtma, propaganda etme ve yayma görevini üstlenmelidir. Demokrasiyi, kararın alınmasında ve uygulanmasında paylaşım olarak ele almak daha yaratıcı sonuçlara kapı açabiliyor. Sf. 352 Topluma hizmet, başkasının iyiliği için çalışmak, toplumdaki en yüksek değer olmalıdır. Başkasına bir yarar götürebilmekten en büyük mutluluğu duyabilen insanları…
-
İstiklal Mahkemeleri’nin ilk önemli kararı, Mayıs 1921 tarihinde ve aynı celsede Çerkez Ethem ve kardeşlerinin gıyaplarında idama ve Halk İştirakiyyun Partisi yöneticileri Tokat Milletvekili Nazım ile Binbaşı ve Baytar Hacıoğlu Salih ve arkadaşlarının uzun yıllar hapse mahkûm edilmeleridir. Birbiriyle ilgisiz görünen iki hasım grup aynı tarihte mahkûm edildiler. Sf. 340 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın…
-
Demokrat milliyetçidir. Enternasyonalist olamaz. Sf. 349 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük, Çelik Bilgin (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 349) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dört, Türkiye’de Eylülist darbe hem yenilmemiştir hem de aşılmamıştır. Eylülizm bütün kazançlarını asıl şimdi hasat etmeye başlıyor Türkiye solculuğunu demokratizme, Kemalizm’e ve parlamentarizme mahkûm etmek Eylülizm’in büyük başarısı olarak ortaya çıkıyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 292, 293) kitabından birebir alınmıştır.
-
İkinci noktayı daha önemli buluyorum. Demokratlarla işbirliği aramak başkadır ve varsa demokrat adımları tamamlamak başkadır, demokrat olmak ise bambaşka olmalıdır. Birincisi yüce bir iş, İkincisi ise tam bir dejenerasyon ve kokuşmadır; bir sosyalistin demokratlaşması veya bir devrimci demokratın devrimciliğini yitirmesi insanlığın en lanetli transformasyonlarından birisi sayılmalıdır. Bunu hiçbir insana yakıştıramadığım bir dejenerasyon sayıyorum. Demokrasiyi savunmak…
-
Bilim daha inatçıdır. Sanat daha patlayıcı oluyor. Her bilim adamının sanatçı olması gerekmiyor; ancak her büyük bilim adamında bir sanatçı dokusu olmalıdır. Büyük bilim adamı, bir dönüşün, bir buluşun habercisidir; bilimde ve sanatta, haberci haberini, küçük küçük ipuçlarından, yalnızca ayrıntılardan alıyor. Büyük sanatçı, ayrıntılardaki büyük dönüşü sezebilendir. Büyük sanatçı ve büyük bilim adamı, bir büyük…
-
Her insan her eylemini ve en çok da eylemsizliğini, kendisini rahatlatan, zaman zaman tartışma ve düşünme zahmetinden kurtaran bir çekirdek düşünüşe dayandırmak gereğini duyuyor. Bu gereklilik, embriyonik biçimde, ideolojiyi anlatıyor. Fetiş, ilkelin ideolojisidir. Sf. 290 İdeoloji en çok eylemsizlik için gerekiyor. Fakat toprak akıyor ve akarak geleceği biriktiriyor. Politika, akan toprakta geleceği kurma sanatıdır. Politika,…
-
Geleceği değiştirebilmek için önce geçmişi değiştirmek gerekiyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 287) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapitalist ülkeler ve emperyalist sistemle ilgili iki nokta var. Bunlardan birisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin geliştirdiği ve “Seçmeli Caydırıcılık” olarak Türkçeye çevirdiğim Amerikan doktrini ile ilgilidir. Bu doktrin bir tek sonuca yöneliyor; artık, eninde sonunda ABD ile silahlı çatışmayı göze almadan Türkiye türünde ülkelerde bırakınız sosyalist, “kapitalist olmayan” veya Washington’a dost sayılmayan bir hükümet bile kurmak…
-
Sosyalizm, eşitçiliği ve ortak çalışma ve tüketmeyi ön plana çıkarmak olarak anlaşılıyor. Böyle anlamak istiyorum. Eşitliği sadece mülkiyette veya mülkiyetsizlikte görmüyorum. Ücretlerde bir eşitleyici süreci sosyalizmin kuruluşunun vazgeçilmez koşullarından birisi sayıyorum. 1920 yıllarında Ekim Devrimcileri ücret eşitliğine son derece önem verdiler ve bunu gerçekleştirmeyi çok doğal bir gerek saydılar. Ancak; 1930 yıllarının sanayileşme sorun ve…
-
Sosyalizmde insanlar giderek daha az çalışmalıdır. İnsanlar daha çok çalışacaksa, kapitalizmin ne kusuru var? Sosyalizmin amacı kapitalizmde çalışmayanları da çalıştırmak değil, tüm insanların çalışma süresini azaltmak ve sonunda insanların çalıştıkları süreyi duymadıkları bir toplum düzeni kurmaktır, zorunlu çalışmaktan uzaklaşma ve kurtulma insanın tarihinde ve doğasında var. Sf. 233 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve…
-
Cennette insanlar çalışmıyorlar. Cennette insanların gelecek kaygıları bulunmuyor. Dinler, insanları cennet düşüncesiyle avutarak cenneti gerçekleştirme projelerinden uzaklaştırıyor. İnsanlar, yaşadıkları dünyada bir cennet yaratmak zorundadırlar. Asillerin angaryasından kaçıp surların dışında bir küçük tezgâh kurarak geçimini sağlayan yeni “kentli” için, bunlara daha sonra burjuva deniliyor, feodalin kırbacının uzanamadığı evi ve tezgâhı bir tür cennet oluyor. Sf. 231…
-
Ayrıca kişilerin olduğu kadar toplumların yaşamında da, tüketim furyası, bir yandan bekleyen sorunlara uzak kalma alışkanlığını ve diğer yandan da çalışma hızının ve isteğinin yavaşlaması sonucunu da beraberinde getiriyor. Bu dönemde üretimin artış hızında önemli düşüşler kaydediliyor. Sf. 244 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf.…
-
Eski Amerikalılar çalışmazlar; çünkü çalışmak, bayağı ve banal bir iş oluyor. Eski Atinalılar için yaşam, felsefe ve politika yapmak, sohbet etmek, dolaşmak, sevişmek, yemek ve şarap içmektir; iş yapmak, kentli olmayanlara ve kölelere düşüyor. İş yapmanın aşağılık bir uğraş olmaktan çıkışı kapitalizmin doğuşu ile başlıyor. Emek harcamanın ve emeğin kutsallaştırılması, burjuvazinin Calvin’den aldığı bir örtüdür;…