Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Kapitalist ülkeler ve emperyalist sistemle ilgili iki nokta var. Bunlardan birisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin geliştirdiği ve “Seçmeli Caydırıcılık” olarak Türkçeye çevirdiğim Amerikan doktrini ile ilgilidir. Bu doktrin bir tek sonuca yöneliyor; artık, eninde sonunda ABD ile silahlı çatışmayı göze almadan Türkiye türünde ülkelerde bırakınız sosyalist, “kapitalist olmayan” veya Washington’a dost sayılmayan bir hükümet bile kurmak…

  •  Sosyalizm, eşitçiliği ve ortak çalışma ve tüketmeyi ön plana çıkarmak olarak anlaşılıyor. Böyle anlamak istiyorum. Eşitliği sadece mülkiyette veya mülkiyetsizlikte görmüyorum. Ücretlerde bir eşitleyici süreci sosyalizmin kuruluşunun vazgeçil­mez koşullarından birisi sayıyorum. 1920 yıllarında Ekim Devrim­cileri ücret eşitliğine son derece önem verdiler ve bunu gerçek­leştirmeyi çok doğal bir gerek saydılar. Ancak; 1930 yıllarının sanayileşme sorun ve…

  • Sosyalizmde insanlar giderek daha az çalışmalıdır. İnsanlar daha çok çalışacaksa, kapitalizmin ne kusuru var? Sosyalizmin amacı kapitalizmde çalışmayanları da çalıştırmak değil, tüm in­sanların çalışma süresini azaltmak ve sonunda insanların çalış­tıkları süreyi duymadıkları bir toplum düzeni kurmaktır, zorunlu çalışmaktan uzaklaşma ve kurtulma insanın tarihinde ve doğa­sında var. Sf. 233 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve…

  • Cennette insanlar çalışmıyorlar. Cennette insanların gelecek kaygıları bulunmuyor. Dinler, insanları cennet düşüncesiyle avutarak cenneti gerçekleştirme projelerinden uzaklaştırıyor. İnsanlar, yaşadıkları dünyada bir cennet yaratmak zorundadırlar. Asillerin angaryasından kaçıp surların dışında bir küçük tezgâh kurarak geçimini sağlayan yeni “kentli” için, bunlara daha son­ra burjuva deniliyor, feodalin kırbacının uzanamadığı evi ve tezgâhı bir tür cennet oluyor. Sf. 231…

  • Ayrıca kişilerin olduğu kadar toplumların yaşamında da, tüketim furyası, bir yandan bekleyen sorunlara uzak kalma alışkanlığını ve diğer yandan da çalışma hızının ve isteğinin yavaşlaması sonucunu da beraberinde getiriyor. Bu dönemde üretimin artış hızında önemli düşüşler kaydediliyor. Sf. 244 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf.…

  • Eski Amerikalılar çalışmazlar; çünkü çalışmak, bayağı ve banal bir iş oluyor. Eski Atinalılar için yaşam, felsefe ve politika yapmak, sohbet etmek, dolaşmak, sevişmek, yemek ve şarap içmektir; iş yapmak, kentli olmayanlara ve kölelere düşüyor. İş yapmanın aşağılık bir uğraş olmaktan çıkışı kapitalizmin doğuşu ile başlıyor. Emek harcamanın ve emeğin kutsallaştırılması, burjuvazinin Calvin’den aldığı bir örtüdür;…

  • “Şu ’pratik‘ denilen insanların aklına gülerim. Bir in­san öküz olmayı seçerse, insanlığın acılarına sırtını dönebilir ve kendi postunun derdine düşebilir. An­cak ben, en azından el yazması biçiminde de olsa, kitabımı tümüyle bitirmeden göçüp gidecek ol­saydım kendimi gerçekten alık sayardım.” Marx’tan Meyer’e, 30 Nisan 1867 Marx – Engels, Seçme Mektuplar, s, 193 Alıntı: Kurtuluş Yazısı –…

  • Köylülük, kapitalizmin gübreliğidir. Buharin, bir sosyalizmde kapitalist restorasyonun ideoloğu olarak ölmüştür.  Çalışmanın ürünü ile harcanan emek arasında birebir ilişki kurmaya çalışmak, başında, küçük mülk sahibi köylülüğün ahlakıdır, kapitalizmin temel ilkesidir ve emek değer yararının özüdür. Bunlara karşı çok titiz olmak gerekiyor. Sf. 211 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1.…

  • Ben demokrasinin zamanını doldurduğunu açıkça yazıyorum. Sf. 177 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir noktanın altını çizmek istiyorum; önemli olan hareket değil hareketin hızındaki değişmedir. Bu, Galileo’dan beri biliniyor ya da bunun bilinmesi gerekiyor. Aynı biçimde, önemli olan sapmadır; sapmalar, düzlükten daha düşündürücü ve aydınlatıcı oluyor. Sf. 173 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Istakozlar arasında tercih, yarıştırılarak yapılıyor. İstanbul’da oligarkların yalılarında, canlı ıstakozlar yarıştırılıyor; besili olan arkada kalıyor ve seçiliyor. Hemen sıcak suya atılıyor; haşlandıktan sonra oligarkların güzide misafirleri, basının bürokratlarına, ikrâm ediliyor. Sf. 160 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de, dün ve bugün, Kapital’i, başından sonuna kadar değil okuyanların, okumaya teşebbüs edenlerin sayısının bile beşi bul­madığına inanıyorum; hâlâ, Kapital’in henüz aşılmamış üstün aydın yeteneğini, becerisini, ustalığını, Türkiye araştırmalarına katma sorunuyla karşı karşıya bulunduğumuzu düşünüyorum. Sf. 148 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 148) kitabından…

  • İnsan ahlakının en sarsılmaz deneklerinden birisi cinsel ahlak oluyor ve insan, önce kendi vücudunda gerçekleşiyor. Karşı cinsle bütünleşme, cinsel birleşme, insanın büyümesidir ve büyük bir özgürlük kapısı oluyor. Özgürlüğün olduğu her yerde ahlak vardır ve eylem olmayan yerde özgürlük yoktur, ahlak, eylemde davranış ilkeleri oluyor. Cinsel birleşme, insanın ilk büyük özgürlük kapısı olduğu için mutlaka…

  • Solla ilgilenir görünmeniz, tekellerle uyuşmanızın zekâtıdır. Rauf Tamer ile Uğur Mumcu ve Nazlı Ilıcak ile Hasan Cemal artık beraberce imza atıp demokrasi koruyuculuğu yapıyor. Ne güzel günler değil mi? Sf. 131 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • Neden sinemaya ve sinemist bir kuşağa bu kadar güven? Bu kısa incelemeyi, bu alandaki görüşlerimi özetleyerek tamamlamak istiyorum. Bir: Sinema; sanatı ve dünyayı izlemenin en tembel ve en kolay yoludur. İki: Sinema, en pasif olarak izlenen sanattır. Üç: Sinema, izleyeni en çok yabancılaştıran sanattır. Bu anlamda sinema, en yalancı ve en kandırıcı sanattır. Sinema, insan…

  • İstihbarat kaynaklarından aldığı özel bilgileri haber haline ge­tirip yayımlamasıyla tanınan Mehmet Ali Kışlalı’nın Sinagog baskınıyla ilgili bir yayını “MİT-Emniyet Çekişmesi” olarak ele al­ması son derece ilgi çekicidir. Böylece belki de Türkiye basınında ilk kez, MIT ve Emniyetin bir çekişme içinde olduğu yazılıyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı…

  • Darbenin gerekli olmadığı zamanda seçim yapılıyor. Seçimin yetmediği dönemde darbe geliyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.

  • Paşa sözcüğü Farsça’dan geliyor ve padişah sözcüğünün küçül­tülmüşü anlamına geliyor. Paşaya “küçük padişah” gözüyle bakılıyor. Sf. 106 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye, giderek daha açık bir azınlık yönetimine yöneliyor. Azınlık yönetimi, artan ölçüde ve görülmemiş hızla “demokratik” kurumları soysuzlaştırmak zorunda kalıyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demokrasiler, hiçbir azgelişmiş denilen kapitalist ülkenin hiçbir temelli sorununu çözemez. Parlamentodan geniş halk yığınlarının büyük dert ve acılarına yönelik hiçbir çare beklenemez. Sf. 95 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.