Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Burada ana çizgileriyle anlattığım yaklaşım, kişisel yaşamımızda ve kamu yaşamında karşılaştığımız etik problemleri ele alırken, insan onurunu -ve en başta kendi onurumuzu- koruyarak eylemde bulunmaya kararlı isek, çıkar yol bulmada daha elverişli görünüyor. Sf. 61

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Değerli bir amaç veya değerli bir kişi eylemi, insan için, insanların dünyası için ve bu amacın veya eylemin değerinin farkında olanlar için anlamlıdır.

    Bu söylediklerimden ortaya çıkıyor ki, yalnızca onlara sahip olan için anlamlı olan amaçlar ve yalnızca onları gerçekleştirenler için anlamlı olan eylemler vardır. Bunların anlamı bu amaçların ve eylemlerinin değerinin karşılığı değildir. Metafizik inançlar ve onların yol açtığı eylemler ve pratikler, anlamlı olanın bu türündendirler. Bunların yanında eylemlerin ve amaçların değerine tekabül ettikleri için anlamlı olan amaçlar ve eylemler vardır. Anlamlı olanın bu iki türünün -ya da bu iki tür anlamın- insan dünyası için yarattıkları sonuçlar farklı olmakla birlikte, kişilerin eylemlerini belirlemede aynı rolü oynarlar. Sf. 59

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır

  • Anlam, kişinin eylemleri ile ana amaçları arasında gördüğü -gerçekten var olan- ya da kurduğu -gerçekten var olmayan- ilişkiden oluşur. Dolayısıyla bunun gerçekleşmesi için yaptığı her şey onun için anlamlıdır. Onun için anlamlı olması, yaptığının bir başkası için anlamlı olmasını gerektirmez, ama başkası için de anlamlı olmasına engel değildir. Sf. 59

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplu anlam atfetmeler de, değerinden bağımsız olarak her şeye yapılabiliyor. Örnek olarak topluluk ideallerini, milliyetçilik ve ırkçılık gibi idealleri, “bütün dünya işçilerinin birleşmesi”, “Kudüs’ü kurtarma”, Turancılık gibi idealleri, şu arıda da, yaygın anlaşılma biçimiyle “Avrupa müktesebatı” denilenleri ya da “ifade özgürlüğü”nü düşünebiliriz.

    Şeylerin değerlerinden bağımsız olarak yapılan bu tür anlam atfetmelerden başka, anlamın anlamlı sayılan “şeylerin” değerinin öznel karşılığı olduğu durumlar da görüyoruz; başka bir deyişle, bir şeyin değerinin onun anlamının nesnel karşılığı olduğunu görüyoruz.

    Burada bir şeyin değeri ile anlamı arasında yapmaya çalıştığım ayrım görülebiliyor sanırım. Bir şey hep biri için -belirli bir kişi ya da topluluk için- anlamlıdır; oysa bir şeyin değeri onun nesnel bir özelliğidir. Ne var ki, daha önce sözünü ettiğim değer atfetmeler durumunda, bir şeye atfedilen anlamın onun aynı zamanda (nesnel) değeri olduğu farz ediliyor. Ya da tersi, herhangi bir nedenden dolayı biri tarafından bir şeye -bu ister bir etkinlik, ister bir nesne v.b. olsun- atfedilen değer, onu o kişi için aynı zamanda anlamlı kılıyor. Bu da, değer ile anlamı karıştırmanın nedenlerinden biri olsa gerek. Bu durumda bir şeyin değeri ile ona (biri tarafından) atfedilen anlam birbirini karşılamaz: onun değeri ile ona atfedilen anlam aynı olmadıkları halde, aynı olduğu farz ediliyor. Oysa birinin bir şeye atfettiği anlam, ancak onun (nesnel) değerinin karşılığı olduğu zaman, o şeyin değeri ile anlamı aynı şey oluyor. Sf. 57, 58

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 57, 58) kitabından birebir alınmıştır

  • ‘Etik’ sözcüğü bazen ahlâk anlamında, yani belirli bir grupta, belirli bir zamanda, kişilerin birbirleriyle ilişkilerinde değerlendirmelerini ve eylemlerini belirlemeleri beklenen değerlendirme ve davranış normları sistemleri anlamında kullanılıyor. Bunlar yazılı olmayan norm sistemleri ya da belirli bir zamanda, belirli bir kültürde neyin “iyi”, neyin “kötü” olduğuna ilişkin norm sistemleri, dolayısıyla kişilerin genel olarak neleri yapmaları, neleri yapmamaları gerektiğini dile getiren değişik ve değişken norm sistemleridir. Bu ahlâk normlarını, bugün yapıldığı gibi, etik değerlerle karıştırmamak gerekir. Sf. 45

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır

  • Bugün meslek etiklerinin aradığı şey normlardır, ama özel nitelikte normlar. Bu normların da, söz konusu mesleği yapanların, nerede olursa olsun, kararlarını ve eylemlerini belirlemesi bekleniyor. Sf. 30 

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı kişinin, bir kişinin aynı eyleminin, aynı durumun, aynı olayın farklı, birbirine aykırı, hatta çelişen değerlendirilmelerinden rahatsız olmaya ve buna başkaldırmaya başladığımda daha ilkokuldaydım. Ne var ki bu, dünyamızın bir olgusuydu ve bir sürü çatışmanın, adaletsizliğin ve kan dökmenin nedenlerinden biriydi. Sf. 27

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır

  • Gazetecinin işinin kendisinde etik sorunlar vardır; genellikle sanıldığı gibi, bu etik sorunlar bilinçli olarak yapılan, kısmî veya tam kamera hileleriyle, ‘haber’ uydurmakla, fotomontajla v.b. ile başlamazlar. Bu tür sorunlar, diğer şeyler yanında gazeteci de olan ve aracını, gazetecilikle hiçbir ilişkisi olmayan kendi amaçları için kullanan kişiden kaynaklanan sorunlardır. Sf. 22

    Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu yanlış bir soru. Türlerin Kökeni adlı eserinde ve sonraki yayınlarında Darwin, birçok teori geliştirmiştir, bunlardan beşi, en önemli olanlarıdır (bkz. Bölüm 4). Evrim ve ortak köken teorisi, Türlerin Kökeni adlı eserin 1859 yayınlanmasından birkaç yıl sonra biyologlar tarafından kabul görmüştü (bkz. Çerçeve 5.1). Bu, ilk Darwin devrimiydi. Diğer üç teori, yani kademecilik, türleşme ve doğal seçilim, çok sonra, ancak 1940’larda evrim sentezi esnasında geniş ölçüde kabul edilmişti. Bu, ikinci Darwin devrimiydi. Sf. 338

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrim, sadece bir fikir, bir teori ya da bir kavram değil, gerçekleşmesi kimsenin çürütemeyeceği şekilde bir kanıt dağıyla belgelenmiş olan doğal bir süreçtir. Sf. 338

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeryüzünde yaşamın başlamasının ardından, takip eden bir milyar yıl boyunca prokaryotlardan başka bir şey yoktu, yüksek zekâ içeren yaşam, ancak 300.000 yıl önce, Dünya’da doğan bir milyardan fazla türün içinden tek bir türde ortaya çıktı. Bunlar hakikaten de gerçekleşmesi olanaksız şeylerdir.

    Sonsuz evrende bir yerde, gerçekten de insan zekâsına paralel bir şey oluşmuş olsa bile onunla temas kurma ihtimalinin sıfır olduğu düşünülmelidir. Evet, nereden bakılırsa bakılsın, insan tek başınadır. Sf. 324, 325

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 324, 325) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eşitlik, medeni haklar bağlamında eşitliktir. Bu, yasalar önünde herkesin eşit olması ve fırsat eşitliği anlamına gelir. Topyekûn aynı olmak anlamına gelme, çünkü artık 6 milyar bireyin her birinin benzersiz olduğunu biliyoruz. Sf. 323

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uygulamakta sık sık başarısız olsak da, Hıristiyan dünyasını oluşturan kültürlerin çok sağlıklı ahlak ilkelerine sahip olduklarım da kabul etmeliyiz. Sf. 321

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 321) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geniş ölçüde kavranmış insan ahlakının tüm dünyada kabul görmesine karşı gösterilen direncin belki de ana nedeni, yabancılara uygulanan ayrımcılıktır. Eşitlik, demokrasi, hoşgörü ve insan haklan gibi temel sosyal ilkeler sayesinde yavaş yavaş bunun üstesinden gelinmektedir. Sf. 321

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 321) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bununla birlikte, çoğu kişi bu iki uç nokta arasında bir yerde bulunur. Gerçek ahlakı (yabancılara yönelik olan dâhil), öğrenerek edinirler. Mormon ahlak ilkelerinin yaygın olarak benimsendiği eyalet olan Utah’daki düşük suç oranı, öğrenmenin etkisini kanıtlamaktadır. Sf. 320

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yabancılara yönelik özgecilik, doğal seçilimin desteklemediği bir davranıştır.

    Sosyal grubun üyelerine yönelik özgeci davranış isteği, hakiki ahlakın gelişmesinde çok önemli bir bileşendir. Ama uygulanması için, bir dini liderin ya da düşünürün öğüdü gibi kültürel bir etmen gerekir. Evrimle birlikte otomatikman ortaya çıkmaz. Hakiki ahlak, kültürel liderlerin düşüncelerinin sonucudur. Yabancılara yönelik bir özgecilik duygusuyla doğmayız, onu kültür alarak ediniriz. Kalıtsal özgeci eğilimlerimizin yeni bir hedefe, yabancılara yönlendirilmesi gerekir. Sf. 320

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karşılıklı Yardımseverlik. Sosyal bir grubun bağlılığı, karşılıklı yardımseverlikle artar. Bu davranış, genellikle karşılıklı özgecilik olarak anılır fakat karşılık beklentisi nedeniyle bu tür yardımseverliğin altında yatan neden aslında bencilcedir. Sf. 319

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sosyal bir grubun çoğu üyesi, genişlemiş bir ailenin üyeleridir ve aynı genotipin parçalarını paylaşırlar. Akrabalar arasındaki özgecilik, doğal seçilim tarafından desteklenir. Sf. 318

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu tür özgeciliğin doğal seçilim tarafından destekleneceğini tartışmaya gerek yoktur. Bir ebeveynin, yavrusunun esenliği ve yaşamım sürdürmesi için yaptığı bir hareket, kendi genotipini korur. Sf. 318

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.

  • Omurgalı soyumuzun sıcakkanlı üyeleriyle olan benzerlik, insanın fiziksel olmayan özelliklerinin çoğu için de geçerlidir. Psikologlar, birçok memeli ve kuş türünün (örn. kargagiller ve papağanlar) dikkate değer bir zekâlarının olduğundan artık kuşku duymuyorlar. Ayrıca, birçok hayvanın korku, mutluluk, tedbir, depresyon ve bilinen diğer insan duygularına sahip oldukları da artık kavranmaktadır. Sf. 316, 317

    Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 316, 317) kitabından birebir alınmıştır.