Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • İşçi partisinin sosyalist milletvekilleri, … Demirel’in emperyalizme bağımlı Anti-Kemalist hükümetini çalışamaz hâle getiriyordu; İktidar, çâreyi iç savaşta bulmuştur.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • Görüntüye tapınma bir tükeniştir. Bir sığlık ve bir birikimsizliktir; bunu, yeniden Ortaçağ’a ve köylülüğe dönüş olarak da anlayabiliriz. Sf. 216

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hayvansal canlılıklarını sürdürebilmeye yeten bir ücret. Sf. 23

    Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Bilim adamı ve aydın, düşünme işlemini kavramlar ile geliştiren yaratıktır…

    Mistik ya da sûfi sembollere, aydın ya da bilim adamı kavramlara eğilimlidir.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Put, yönetmek ve satmak için gerekmektedir. Bütün putların sigara kâğıdı kadar sığ oldukları..

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim yaptığım kehânet değil, ülkeye, bilimsel, aynı anlama gelmek üzere maddeci bir gözle bakmaktır.

    Darwin’in öğrettikleri arasında en çarpıcı olanı, uzun süre karanlık bir mağarada yaşamak zorunda kalan bir canlının gözünü kaybetmesidir. Engels ise bize, ihtiyacın keşfin anası olduğunu haber veriyordu ve bu durumda ihtiyacın kalmamış olması da budanmanın habercisi olmaktadır.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaptığım eşeklik (1) ve katırlıktır; Eğer birisi has aydın olacaksa katır inadı ve eşek bakışı olacaktır.

     Alıntı: Tekelistan – Prof. Dr. Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1998); Karayollarında yeni yol güzergâhı tespitinde eşek %7 den daha dik eğimli yolda yürüyemediği için, kendisine uygun yolu seçeceğinden eskiden yol etüdü yapanların yardımcısıydı.

  • Tekelistan kitabını, düşünmeyi öğretmek ve asıl önemlisi, düşünmenin çok hoş bir iş olduğunu hatırlatmak için yazdım.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Copernicus dünyayı allak bullak eden, güneş değil dünya dönüyor gibi düşüncelerini yazdığı de Revalutionibus kitabının önsözünde “Burada ortaya çıkanlara inanmayın!” yollu tavsiyelerde bulunuyordu.

     Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendi “güzel” tanımı olmayan canlı, hayvandır.

    Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Vahdettin’in ölüm telgrafı Mustafa Kemal’e Adana’da verildi. Reisicumhur dostlarıyla yemeğe oturmuştu. Haberi işitince; “Çok namuslu bir adam öldü.” Dedi. “İsteseydi Topkapı’nın bütün cevahirini götürür ve öyle bir Ordu kurup dönerdi ki!”

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otopsi operasyonunu yapan Prof. Fava’nın ücretine yetecek para kimsede yoktu ve ona da borçlanıldı. 2 bin 200 liretlik borcu günler sonra Şahbaba’nın kızı Sabiha Sultan küpelerini satarak ödedi. Sf. 392 Bakkal Steiner ve manav Mori’nin toplam alacağı 60 bin liret. Sf. 392

    Onların hemen arkasında haciz memurları göründü. … Manolya Villasında ne varsa her şeye haciz konuldu ve odalar mühürlendi.  Hatta tarihte eşine emsaline belki de hiç rastlanmamış ve rastlanmayacak bir hadise daha yaşandı; Şahbaba’nın cenazesi villanın giriş katındaki salona indirildi ve eşyalarla beraber cenaze de haciz edildi. Sf.392

    Alacaklılara verilecek paranın temini tam bir ay sürdü. Tabut San Remo’lular tarafından bir ay ziyaret edildi. 15 Haziran 1926 günü cenaze evden çıktı. Tabut San Remo Yeşil Haç’ına ait bir at arabası ile taşındı. Sf. 402

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 392 ile 402 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Mayıs 1926 Kahire’de Hilafet toplantısı için El Ezher Üniversitesi başkanına mektup yazıyor, Halife Ben’im diyor.

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.

  • “… Türk halkı halen cebir ve şiddet yoluyla kendisini âlet eden ve masumiyetiyle temiz kalpliliğinden yararlanarak onu aldatan, çoğunun kökü ve inançları belirsiz, etkili bir azınlığın yönetimi ve güdümü altında bulunmaktadır.”  Sf. 337 Ve bu mektubu Osmanlı İmparatoru olarak imzalıyor. Sf. 338

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin 20 Ağustos 1923’te İngiltere Kralı 5. George’a bir mektup yazdı. Ailesi ile beraber Kıbrıs’a yerleşmek istediğini söylüyor ve hem bu konuda hem de Türkiye’deki mallarını geri alabilmesi hususunda kralın tavassutunu (aracılığını) rica ediyor, kibarca reddedildi.

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihin garip cilvesi olacak, aynı zırhlı tam 16 sene sonra bir başka görev için İstanbul’a geldi. Mustafa Kemal’in cenaze merasimine gelmişti.

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • Torunu Hümeyra Hanım Sultan’a göre; “… 20 bin sterlin şahsi parası varmış, bir de ağızlığıyla tespihi. Bizlerden kim hazineden bir şey alıp gitti ki? Son dakikada yanındaki mücevher kutusunu bile iade etmiş giderken. Belki de Türk Hükümetinin makamıyla münasip (uygun) bir şeyler vereceğini ümit etmiştir. Ama her neyse 20 bin sterlinle gitti, selamlığıyla, haremiyle böyle kaç sene yaşayacağını bilmeden dımdızlak çıktı. Osmanlı İşte Böyle Çıkar.” Sf. 247

    Sultan Vahdettin de zaten aynı şeyi söylüyordu; “İstanbul’u terk ederken Osmanlı Hanedanına ait olan ve benim için çok büyük kıymet taşıyan eşyaları yanıma almayı düşünmedim. Bu sebeple, şimdi yabancı bir memlekette beş parasız, yüzüstü ve ıstırap içinde kaldık.” Sf. 247 

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anadolu’daki gazilere ulaştırılmak üzere açılan yardım kampanyalarına Padişah başta olmak üzere Hanedanın hemen bütün mensupları katılıyor.

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ferit Paşa’nın 1920’nin 16 Ekimindeki istifasının hemen ertesi günü, İtilaf Devletlerinin İstanbul’daki Yüksek Komiserleri, Padişah’a yaptıkları toplu ziyarette Vahdettin’den Anadolu ile anlaşabilecek bir hükümet kurmasını rica ettiler. … Sadarete Tevfik Paşa getirildi. (1) Sf. 221

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2002): Tevfik Paşa gereğini yaptı; Milliciler ile ilgili davalar düştü, Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkındaki idam hükmü kaldırıldı.

  • O günlerde .. Damat Ferit Paşa’nın yalısından bile Kuvayı Milliye’ye destek gitmekteydi. .. Paşa Baltalimanı’ndaki yalıda küçük bir inşaata girişti, deniz tarafına yığma taştan iki kulübe yaptırdı; Kuvayı Milliye’nin başta Maslak olmak üzere çeşitli semtlerdeki İngiliz ve Türk birliklerinden kaldırdığı silahları Anadolu’ya nakletmede kullanacağı iki kulübe….” Sf. 220

    Rıhtıma geceleri Murad isminde, ayağı sakat bir subayın idare ettiği takalar yanaşıyor, önceden getirilmiş silahlar alelacele yüklenip Anadolu’ya doğru dümen kırmaktaydı.” Sf. 220

    Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 220) kitabından birebir alınmıştır.