Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 14 Mart 1921 (1337) tarihinde 7. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hacı Şükrü Bey Kemal Paşa’nın İddialarının İncelenmesi İçin “Acele Edilsin” Diyor:

    (Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Bey Mustafa Kemal’in kendisi ile ilgili dile getirdiği iftiralar hakkında inceleme yapan encümenin bu işi bir an önce tamamlamasını isteyen takrir veriyor.)

    Mersin Mebusu Selahattin Bey Müdafai Milliye Encümeni Mazbata Muharriri oluyor. Sf.103    

    2.Celse Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Cephe Zammı Kanunu’nun Genelkurmay Personelini de Kapsaması Hakkında Bir Görüşme.

    Maliye Vekili diyor ki Genelkurmay ve Müdafai Milliye Vekâletleri karargâhlarına da verelim mi? Mehmet Şükrü Bey bu zammı cephedekilere verdik diyor ve tartışma çıkıyor:

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Memleketin her tarafı cephe olduğuna göre bu cephenin ortasında bulunan Erkânı Harbiyei Umumiye de (Genelkurmay da) cephede sayılır. … cephe zammı vermemeli. fakat bizim Erkânı Harbiyei Umumiye karargâhı muhariptir (savaşçıdır).”

    Müdafi-i Milliye Encümenine havale ettiler. Sf.120 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 7, Celse: 1, – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Mart 1921 (1337) tarihinde 5. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    İstiklal Marşı Hakkında İtirazlar Görüşülüyor.

    (Muhittin Baha Bey söz alarak, M rumuzlu şiir benimdir ve bu yarışmadan çekiliyorum, yine Kemalettin Kamu adlı şair de vazgeçiyor diyor.) Sf. 85      

    Tunalı Hilmi Bey (Bolu); “-..bu marş milletin ruhundan doğma bir marş değildir. Bana mektuplar geldi, diğer şiirlerin daha iyi olduğunu iddia ediyorlar. Bir komisyon kurulup sonra bu işler yapılmalıydı.”  Sf. 87 

    (İstiklâl marşı konusu çok tartışılıyor, Karesi Mebusu Hasan Basri Bey’in takriri Akif’in şiirinin kabulü yönünde idi, sürekli gürültü ve alkış sesleri arasında takrir kabul edildi. Şiddetli ve sürekli alkışlar arasında şiir tekrar okundu.) Sf. 90

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 5, Celse: 1, – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Mart 1921 (1337) tarihinde 5. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Papa İle Mustafa Kemal Paşa Arasında Anadolu’daki Hıristiyanların Durumu İle İlgili Mektuplaşmalar;

    (Papa’nın Dışişleri Bakanı Kardinal Gaspari imzalı mektupta, Kafkasya ve Anadolu’da Hıristiyanların can ve mal güvenliğinin sağlanması isteniyor, Meclis’in verdiği cevapta ise diplomatik bir üslupla 24 Nisan 1920 deki Paşa’nın nutku gönderiliyor.) Sf. 90, 91

    İçtima: 6 Celse:1

    Ali Cenani Bey Antep Mebusu Oluyor.

    (Antep eski Mebusu olan Ali Cenani Bey, Malta’da, Mebus listesine dâhil edilmemiş, oylanıyor ve dâhil ediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 5 ve 6 Celse: 1, – Sf. 90, 91) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Mart 1921 (1337) tarihinde 5. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

    Hâriciye Vekilinin Londra Konferansı Hakkındaki Beyanatı;

    Hâriciye Vekâleti Vekili Muhtar Bey (İstanbul); “- …Kürdistan meselesine gelince; Böyle bir mesele bizde mevcut değildir. .. yalnız bir Türkiye meselesi vardır. .. şark konusuna gelince, … Batum liman, şehir ve Livasının işgaline karar verilmiş (alkışlar) ve ordu bu işgali tahtı karara (karar altına) almıştır. (Şiddetli ve sürekli alkışlar) … Ağıl, Güllük, Ahıska kazalarının dahi bu suretle tarafımızdan işgali için tarafeyn (taraflar) beyninde (arasında) muvafakat hâsıl olmuştur (anlaşma elde edilmiştir.)  .. Ahıska işgal edilmiştir diğer yerlerin işgali de bu sabaha kadar biter….”  Sf. 67

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 5, Celse: 1, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 159 İçtima (Genel Kurul) yapıldı, 51’i Gizli, 356’sı Aleni olmak üzere toplam 407 Celse (oturum) yapıldı.

    252 Kanun Teklifinin 104’ü Kabul Edildi 149’u Reddedildi, 55 Kanun Teklifi Bir Sonraki Devreye Devir Etti, 67 Kanun Teklifi ise Heyeti Vekileye Tevdi Edildi, 6 Kanunun Müzakeresi Tehir Edildi. Toplam 381 Kanun ile uğraşıldı.

    Hükümete Toplam 122 Adet İstizah yani Gensoru Verildi.

    Meclis’in 2. senesi 1 Mart 1921 itibarıyla başladı.

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 159, Celse: ? – Sf. 555) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Mart 1921 (1337) tarihinde 5. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni (ikinci başkan) Dr. Adnan Bey

    Dr. Adnan Bey’in Yerine Sıhhiye Vekili (sağlık bakanı) Seçimi Yapılıyor.

    Dr. Refik (Saydam) Bey 105 reyle Sıhhiye Vekilliğine seçiliyor. Sf.46

    Günün 24 Saat Olarak Kabulü Hakkında Kanun Teklifi Var.

    (Takrir sahibi Tunalı Hilmi Bey. Red sedaları ve gürültüler var.) Sf. 51

    Heyeti Vekîle’nin Görev ve Yetkilerini Belirleyen Kanunun Görüşüldüğü Encümeni Mahsusa’nın Yeniden Seçilmesi Hakkında Hüseyin Avni Bey’in Takriri Görüşülüyor.

    (Mehmet Şükrü Bey de destekliyor ama bu teklif red ediliyor.) Sf. 52

    Ziraat Aletlerinin Satın Alınması Hakkında Vekâlet Tezkeresi Görüşülüyor; 10.3.1921

    İktisat Vekili Mahmut Celal Bey (Saruhan); “-… çiftçinin hayvanlarının nalı bile memleketimizde bulunmuyor.” 

    (Satın alma listesi soruluyor bilseydim yanımda getirdim diyor. Nal ve pulluktan bahsediyor.)

    Hüseyin Avni Bey; “-Bir nal fabrikası ihdas etseniz (kursanız) daha münasip (uygun) olur.” 

    Yusuf Ziya Bey (Mersin); “-Basit bir şey sordum, ne alınacak diye cevap vermedi. … Yalnız Konya Ovasında iki milyon liralık âlâtı ziraiye (zirai aletler) çürümektedir. .. bunları tamir ettirin, bunları tamir edecek ustalarımız vardır.”  Sf. 55    

    Emin Bey (Eskişehir); “- .. işittim ki; ilk önce İtalyanlardan sorulmuş, sonra… İtalya’dan gelen listelerden daha dûn (aşağı) bir fiyatla başka yerden teklif vaki olmuş. Hatta birisi bendenize söylüyor; ben noksan fiyatla teklif yaptım kabul edilmedi, yine Avrupa’ya sipariş ediliyor dedi. (İsmini lütfediniz sesleri.) Suat Bey isminde bir zat söyledi.”  Sf.57 

    (Tüm ısrarlara rağmen Celal Bayar Bey Avrupa’dan getirilecek malzeme listesini veremiyor, vermiyor. Ve bu işlemin görüşülmesi sonraya bırakılıyor. Celal Bey bunu güvensizlik olarak kabul edip Oylama istiyor Meclis ona güvenoyu veriyor.) Sf.62, 63  

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 5, Celse: 1, – Sf. 62, 63) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • 7 Mart 1921 (1337) tarihinde 4. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

    Nisabı Müzakere Yani Görüşme Yeter Sayısı Kanununun Tadili Hakkında;

    (8 Eylül 1920’de kabul edilen bu kanun ile Meclis’in toplantı yapabilmesi için, her seçim bölgesinin beş azası olacağı hesabı ile toplananların yarısından bir fazlası olan rakam celse yeter sayısı olarak kabul edilmişti. Bu teklif reddediliyor.)  Sf. 35

    2.Celse; Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

      Kâtip seçimlerine devam 

      3.Celse; Reisi Sâni Dr. Adnan Bey

      Meclis kâtipliklerine Lazistan Mebusu Ziya Hurşit ve Muş Mebusu Sait Bey kâtip seçildiler.  Sf.43 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 3, Celse: 1, – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Mart 1921 (1337) tarihinde 3. İçtima 1. Celse,

    Antep Fransızların Eline Düşmüş.

    Sakat Kalanlara Meclis’ten Yardım Gönderiliyor. Sf. 23, 25

    2.Celse: Reisi Sani (ikinci başkan) Dr. Adnan Bey.

    Divan-ı Riyaset Kâtipleri seçimi. Sf. 26, 27

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 3, Celse: 1, – Sf. 23 ile 28 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Mart 1921 (1337) tarihinde 2. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Reis-i Sani (ikinci Başkan) Seçimi Yapıldı. Dr. Adnan Bey Kazandı. 

    (Seçime katılan üye sayısı 174 Dr. Adnan Bey 111 oy ile İkinci Başkan, yani Reisi sâni seçildi.) Sf.17    

    2.Celse: Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Reisi Sani (İkinci Başkanın) Vekillerinin Seçimi Yapıldı.

    Gümüşhane Mebusu Hasan Fehmi Bey 103, Abdullah Azmi Bey 93 rey ile Reis-i Sani Vekili seçildiler.  

    3.Celse: Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

    İdare Memurları ve Divanı Riyaset Kâtiplerinin Seçimi Yapıldı

    4.Celse: Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

    Seçimlere devam edildi. Sf. 20   

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 2, Celse: 1, 2, 3, 4 – Sf. 13 ile 20 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Mart 1921 (1337) tarihinde 1. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri.

    Reisi Sani (İkinci Başkan) Seçimi Yapıldı.

    171 kişi katıldı, Celalettin Arif Bey 82 Dr. Adnan Bey ise 80 oy aldı. Karar yeter sayısı 86 olduğundan bu seçim sonraki İçtima’ya (Genel Kurul’a) kaldı. Sf.12  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene;2, İçtima; 1, Celse: 1, – Sf. 4 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1 Mart 1921 (1337) tarihinde 1. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri

    Birinci Devrenin İkinci Yılının Açılış Nutku;

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “- .. Demircili Mehmet Efe ve Ethem ile kardeşlerinin hıyanetlerine şahit olduk. .. (Anadolu hocalarının fetvalarına özel teşekkür ediyor.) Şarkta Ermenistan muzafferiyetini kazandık ve garpta Yunanlıları mağlup ettik (alkışlar) (Şehitlere Fatiha okuyalım diyor ve okunuyor.) … bir milletin serkârı idaresinde (işinin başında) bulunan müdirânın da (idarecilerin de)  ihtirasat (hırslar) ve münakaşatı şahsiye (kişisel tartışmalar), vazifei milliye ve vataniyenin (milli ve vatani görevin) müstelzem olduğu (gerektirdiği) hissiyatı âliyeye (yüce hislere) galebe (üstün gelme)  derecesini bulduğu memleketlerde, inhilal (küçülme ) ve inkıraz (çöküş) gayri kabili itirazdır (itiraz kabul etmez).” 

    Tunalı Hilmi Bey; “-Paşa! Paşa! Senin tebrik ettiğin millet namına (adına) ben de seni, senin ululuğunu tebrik ediyorum“.. (alkışlar) (1)

      İstiklal Marşı’nın Kabulü Hakkında Görüşmeler;

      Hamdullah Suphi Bey (Antalya); “-…Birçok şiirler geldi. Arada yedi tanesi en fazla evsafı haiz (vasıflı) olarak görülmüş ve ayırılmıştır. .. Yalnız vekâlet yapmış olduğu tetkikatta (araştırmada) fevkalade bir şiir aramak lüzumu hissettiği için ben şahsen Mehmet Akif Beyefendiye müracaat ettim ve kendilerinin de bir şiir yazmalarını rica ettim. Kendileri çok asil bir endişe ile tereddüt gösterdiler. Bilirsiniz ki bu şiirler için bir ikramiye vaat edilmiştir. .. bundan çekindiklerini izhar ettiler (belirttiler, açık ettiler) . … Bu şartla büyük dini şairimiz bize fevkalade nefis bir şiir gönderdiler .. intihabı size aittir. “

    (İstiklâl Marşı Şiirin on kıtası da alkışlarla okundu. Sürekli alkışlar.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene;2, İçtima; 1, Celse: 1, – Sf. 4 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Mazhar Müfit Bey, İnönü kahramanı İsmet’e Meclis adına teşekkür ediyor. İsmet’te ordusunu övücü bir konuşma yapıyor. Sf.8   

    BAKKAL’IN YORUMU (2009): Ödülü kabul etmeyen Mehmet Akif Ersoy’a Türkiye ne yapmış acaba? Bakalım; Çetin Altan’dan bir anı; 1970’li yıllarda Milliyet gazetesindeki odasına perişan kılıklı bir insan girer, Sekreteri Emin Ersoy olduğunu söylediği için onu ağırlıyor, buyur ediyor, Emin ise ondan parasal yardım isteyince, Altan cüzdanını ona veriyor. Çetin Altan, Akif’in şiirlerine konu olan oğlunun bu durumundan çok etkileniyor, günlerce üzüntü yaşıyor. Bir kaç ay sonra Milliyet Gazetesinde bir haber okuyor, Emin Ersoy isminde kimsesiz birisi Beyoğlu’nun sokaklarından birinde soğuktan ölmüş vaziyette bulunmuş ve belediyenin çöp kamyonunun arakasında götürülüyor. Akif, Anadolu’ya geçtiği zaman ailesini Kayseri’ye yerleştirmiş. Oğlu Emin annesinin itirazına rağmen Ankara’ya gelmiş babası ile cephede bulunmuştur. Baytar yani veteriner hekim olan Mehmet Akif Bey savaştan Cumhuriyetin ilanından sonra bazı insanlar gibi yeni düzenden korkarak yurtdışına, Mısır’a kaçmış. Oğlu Emin ise Askeri okul öğrencisi iken arkadaşlarına Kur’an okuduğu için hem okuldan atılmış hem de mahkûm olmuş. Bir arkadaşının yardımıyla cezaevinden kaçarak yurtdışına çıkmış. Sonra af nedeni ile Türkiye’ye dönmüş ancak, hem iş bulamamış hem de derbeder bir hayat sürmüştür. Bu konu da incelenmelidir.)

  • 28 Şubat 1921 (1337) tarihinde 159. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Matbuat Ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Bütçesi Görüşmelerine Devam

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-… bana; Matbuat Müdüriyeti, amal (emeller) ve hissiyatı milliyeden (milli duygulardan) ziyade kendi fikrine göre bir meslek (ideoloji) takip ediyor; Mücahedei Milliyeyi (milli gayretleri) başka mecralara (yollara) dökmek istiyor. Binaenaleyh her tarafta umumi bir hoşnutsuzluk hâsıl oluyor gibi geliyor.” 

    (Türkiye’de 14 tane telsiz telgraf makinesi varmış.) Sf. 529

    1920 Yılı Bütçe Kanunu Görüşülüyor, Kabul Ediliyor.

    (25 Maddelik Bütçe Kanunu kabul ediliyor.) Sf.542 

    3. Celse: Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    1337 Matbuat Bütçesi de kabul edildi. Sf.;553

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 159, Celse: 1, – Sf. 438 ile 555 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Şubat 1921 (1337) tarihinde 159. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Matbuat (Basın) ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Bütçesi

    (Konya Mebusu Vehbi Efendi bunların bir şey yaptıkları yok, bu daireyi lağvedelim diyor.)

    Abdülgafur Efendi (Karesi); (İstihbarat tarafından son günlerde İstanbul’dan beş kişi daha getirilmiş, aylık 4000 kuruş maaş bağlanmış.) “- … bu adamlar İngilizlere mensup imiş, eğer sahih ise pek müteessir (üzülmüş) ve dilhûnum (kalbim yaralıdır) İngilizlerin amaline (emellerine, amaçlarına) hizmet edemedikleri için bunlar İstanbul’dan kovulmuş, buraya geldiler.”    

    Matbuat Ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi Muhittin Bey; “-Dehşetli mübalağa, büyük husumet (düşmanlık, hasımlık).” 

    Abdülgafur Efendi; “-…. Hâkimiyeti Milliye Gazetesine yine mesmuatı acizâneme nazaran (âcizane duyumuma göre) şehri muavenet (aylık yardım) kabilinden 3.000 lira veriliyor. … Hakkı Hami Bey’de söyledi bunlar taşraya üç-beş gazete bile göndermiyorlar. Sebilürreşat Gazetesine de yardım etti sonradan başka davrandı diyor.” 

    Mehmet Akif Bey; (İstiklâl marşı şairi. Sebilürreşat dergisinin sahibi. Hamdi Bey’e hitaben.) “- Bilmeyerek söyleme. Dalkavukluğun lüzumu yok.” 

    Hamdi Bey; “-Sensin dalkavuk!” 

    Mehmet Akif Bey: “-Rezil herif sus!” 

    Hamdi Bey; “-Rezil herif sensin!” 

    Mehmet Akif; “Dalkavuksun! Hergele sus!” (gürültüler) 

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); (Sosyalist, Emek Gazetesi sahibi): “-..Bugün elimize verilen matbuat hulasaları (özetleri) vaktiyle Hamdullah Suphi Bey biraderimiz tarafından da bir iki defa neşredilmişti (yayımlanmıştı). Bunun üçüncü sayfasında “Yunanlılar görünüşe göre Kemalilere şiddetli harekete karar vermişlerdi.” Yine keza o satırlarda Morning Post; Kemaliler muntazam bir orduya karşı koyacak bir halde değildir diyor. Ve daima ecnebi matbuatında bu kelimeye tesadüf ediliyor. Fransa Umuru Hâriciye (Dışişleri) Komiseri azasından Ayan Lüsyen Karpetyen böyle söylüyor ve buraya geçiyor. Jurnal Gazetesi de bunu yazmış ve daima bize hakaret yapılıyor.  Efendiler! Bu müdafaayı bir kişi, iki kişi yapmış değildir. Bu müdafaayı bir millet yapmıştır. Bu, millete aittir. Bunun daima Matbuat Müdüriyeti Umumiyesi tarafından Avrupa’ya karşı tekzip edilmesi lâzım gelir. Bunu yapan, millettir, teessüs eden (kurulmuş olan) bir hükümettir, münasebatı siyasiyeye (siyasi ilişkilere) girişmiştir, her tarafta sefirleri (büyükelçileri) vardır. Heyeti murahhasa (özel temsilciler heyeti ) gönderiyor. Londra Konferansına da murahhas gönderilmiştir. Sonra buna nasıl Kemali denilebilir? Nasıl tezyif edilebilir? (aşağılanabilir) Bu tezyifi reddederiz.”  Sf.523, 524 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 159, Celse: 1, – Sf. 438 ile 555 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Şubat 1921 (1337) tarihinde 158. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Jandarma Umum Kumandanlığı (Genel Komutanlığı) Bütçesi Görüşülüyor.

    Vehbi Bey (Karesi); “- Jandarmalar… ekseriyetle (çoğunlukla) belki asayişi ihlal (güvenliği bozma) memurlarıdır.İstiklâl Mahkemesi çok yere tesir etti, onlara tesir edemedi. … hırsızlık oluyor, evvela onların oturduğu yerlerde oluyor, soysuzluk oluyor, aynen. … sonra kumar oynanıyor… Sf.;485 Bu ahalinin bugün bu hükümetten bir üşümesi varsa sebebi jandarmadır. (pek doğru sadaları) Sf.486 Jandarmanın mahallinden seçilmesi yasakmış! .. yabancı olan bir adamın orada utanacağı olmaz, orada eğleşecek değil, ne vurursa kârdır. O, ne kimseden utanır, ne kimseden korkar, … artık bıktık!  İllallah!”  Sf.486

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 158, Celse: 1, – Sf. 486) kitabından birebir alınmıştır.

       

  • 26 Şubat 1921 (1337) tarihinde 157. İçtima 1. ve 2. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    1336 (1920) Hanedanı Saltanat Bütçesi Tartışmasız Kabul Edildi.

    2. Celse Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    İktisat Vekâleti Bütçesinin Görüşülmesine Devam Ediliyor; Kabul Edildi. Sf. 443 

    Adana’da Fransa Yanlısı Gazete ve İstekler;

    Zamir Bey (Adana); “-…Adana’da bir gazete çıkıyor; Ferda Gazetesi.  Fransız parasıyla çıkıyor ve bunu da çıkartan Mesut Fani ve ailesi. Fransa bunların bir kısmını memur yapıyor. Bu Mesut Fani gazetede bir beyanname yazıyor ve Osmanlı’dan vazgeçip Fransa’ya bağlanalım diyor. Adana ve Karesi’de halktan zorla imza topluyorlar.”  Sf.446

    Londra Konferansı Hakkında Mustafa Kemal Paşa’nın Beyanatı;

    (Paşa; Londra’da Tevfik Bey sözü Ankara Heyetine bırakıyor. Lloyd George Ankara Heyetini dinledikten sonra İstanbul heyetini de dinlemeyi arzu ediyor. Bekir Sami’nin gönderdiği bilgi bu yönde diyor.)

    Adliye Vekâleti (Bakanlığı) Bütçesi Görüşülüyor:

    (Bütçe görüşmeleri sırasında şahsına yönelik konuşulunca Mehmet Akif ilk defa Kürsüye çıkıyor; “-İlk söze şahsiyatla başladım!” diyor.) Sf. 452  

    Mehmet Şükrü; “-…Eğer memlekette bir adalet tesis etmek istiyorsak; Hükkâmın (hâkimlerin) Layenazilliği (azil edilememeleri) esasını kabul etmeliyiz. .. Onları müstakil (bağımsız) ve halkın ihtiyacatı adliyesini yapacak bir şekle sokmalıyız.”  Sf.460 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 157, Celse: 1, 2 – Sf. 446 ile 460 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Şubat 1921 (1337) tarihinde 158. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Bütçe Görüşmeleri;

    Abdullah Efendi (İzmit); “- …Arkadaşlar bizim çektiğimiz sıkıntı nedir? … bilir misiniz? Evet, hepiniz biliyorsunuz. .. bir memur hangi sınıftan ise o sınıfa tayin etmemek, bu bir. İkincisi; memuru idareten azil etmek. Üçüncüsü; terfi sırasını bilmemek.”  Sf.482

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 8 (31.1.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 158, Celse: 1, – Sf. 438 ile 466 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Şubat 1921 (1337) tarihinde 157. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    İstiklal Marşı Hakkında Görüşme;

    (Maarif Vekâletinden İstiklâl marşı ile ilgili bir tezkere Meclis’e geliyor. Mehmet Akif, İstiklâl Marşı değerlendirme komisyonu olan Maarif Encümeninin Reisi hem de kendi şiirini değerlendirecek. Hasan Basri Bey de ona tenezzül etmez diyor.)

    Hamdi Namık Bey (İzmit); “-…bunların içinde… Maarif Encümeni Reisi Mehmet Akif Bey’in de bir şiiri vardır. Bunun için ayrıca bir encümen intihabını teklif ederim.”

    Hasan Basri Bey (Karesi); “-Mehmet Akif o zilleti (aşağılanmayı) irtikâp etmez (yapmaz, kullanmaz). Katiyen ona tenezzül etmez.” (gürültüler)   Sf. 439

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 157, Celse: 1, – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Şubat 1921 (1337) tarihinde 157. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

     Celalettin Arif Bey İle İlgili Görüşme; (Çorum Mebusu Ferit Bey’in Ereğli Havzası maden işletme ve şimendifer inşası ruhsatnamesinin yok sayılması hakkındaki takriri Mecliste görüşülmüş, önceki içtimalarda, Celalettin Arif Bey’in İtalyanlara da kolaylık sağlayacak bir faaliyetinden bahsedilmişti.)

    Celalettin Arif Bey (Erzurum); “-… İbni Melcemvari arkamdan indirilen bir hançere cevap vermeğe borçluyum.” (Celalettin Arif Bey’in yolsuzluk yaptığına dair önerge kendisinin Meclis’te olmadığı bir gün görüşüldü. Kendisi konuyu anlatıyor; Notacı Emin Bey 314 senesinde Ereğli Havzası kömür imtiyazını yani kullanma ayrıcalığını almış. Sonra devlet bu adamın madenlerini elinden almış. Sonra 1324’te (1908) meşrutiyetin ilanı ile adama tekrar iade etmişler. Ben de bu madenden hisse aldım diyor ve devam ediyor.)

    “Eğer bu memlekette siyaseti devletle (devlet siyaseti ile) iştigal edebilmek (uğraşabilmek) için dikili ağacı olmamak lâzım ise, affedersiniz benim dikili ağacım vardır. Yalnız bu değil daha bundan başka birçok madenlerim ve emlakim vardır.  … eline bir fırça alıp hoşumuza gitmeyen adamların yüzünü gözünü karalamağa siyaset tabir edilemez. (alkışlar) ” 

    Celalettin Arif Bey hakkında verilmiş olan takrir reddediliyor. Sf.433

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 157, Celse: 1, – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.

  • 24 Şubat 1921 (1337) tarihinde 156. İçtima 3. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Mebusların Müteahhitlik Yapmaması Konusunda Ertuğrul Mebusu Ahmet Hamdi Bey’in Takriri Encümene Gitti.  (Bu takrirde Mebuslar ticaret yapabilir ama devletten iş alma işini yani müteahhitliği yapmasınlar diyor. Reis bunu bir kanun haline getirip Lâyiha Encümenine verelim diyor.)  Sf.424

    Ardahan ve Artvin’i Gürcülerin Boşaltması İle İlgili Fevzi Paşa’nın Beyanatı;

    (Başvekil ve Müdafai Milliye Vekili Fevzi Paşa; Hâriciye vekili Ahmet Muhtar, 21 Şubat 1921 tarihinde Gürcistan yetkili temsilcisi Medivani’ye bir nota veriyor. Eğer 23 Şubat akşamına kadar Ardahan ve Artvin’i boşalmazsanız orayı idaremiz altına alacağız. .. Gürcüler olumlu cevap verip buraları boşaltıyorlar. Gürcistan ordusuna dört taraftan tecavüz edilmiştir diyor. Bolşevikler üç koldan ilerliyor Fransızlar da gemileriyle Gürcülere destek oluyor. Batum’da ise her iki taraf jandarmalar nezaretinde referandum yapılacak diyor.

    Tahsin Bey (Aydın); “-Onların tahtı işgalinde (işgali altında) bulunan bir memlekette ârâyı umumiyeye (referanduma, kamuoyuna) müracaat etmek nasıl olur?” 

    Muhittin Baha Bey; “-BMM kararı katisini (kesin kararını) vermiştir; Misakı Milli (milli sınırlar kararı) yegâne rehberimizdir. Heyeti Vekile zaten o dairede hareket ediyor.” 

    (Fevzi Paşa da tabii tabii diyor.)  Sf. 425 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 8 (31.1.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 156, Celse: 3, – Sf. 413 ile 424 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 24 Şubat 1921 (1337) tarihinde 156. İçtima 3. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

    Celalettin Arif Bey’in Uluslararası İş İlişkisi Hakkında Görüşme:

    Ferit Bey (Çorum): “-Bir maden ruhsatı işi var. Ruhsat 1314 (1898) de verilmiş. 1913’te uzatılması gerekiyormuş, bu hissenin sahibi Notacı Emin Bey, Celalettin Arif Bey’e % 10 hissesini vermiş. Maden Nezareti süreyi uzatmış. Bir harita çizip “biz bu sahada faaliyete başladık” havası vermek istemişler. Yine Mustafa Necati karşı çıkmış. 1334’de Şurayı Devlet’e başvurmuşlar ….”  

    İktisat Vekili Celal Bey (Saruhan); “-İtalyanlar oraya geldiği vakit mutasarrıfı görerek müktesep (kazanılmış) haklarına istinaden (dayanarak) 371 numaralı ocağı işleteceklerini ve ona bağlı 15-16 km’lik bir şimendifer hattı yapacaklarını ve kendilerinin Celalettin Arif Beyle görüşmek istediklerini Müsteşar Bey bana yazmıştır. Arkadaşım olan Celalettin Arif Bey’e konuyu bildirdim. Eğer karşımda Celalettin Arif Bey olsaydı, İtalyanlar olmasaydı bu izini verirdim. Ama Sevr Muahedesinden (antlaşmasından) evvel İtalyanların Fransızlarla müşterek (ortak) bir itilafnamenin (uzlaşmanın) ….   onlar havzayı iki kısma ayırıyorlardı, Ereğli ve Zonguldak.  ..    1308 (1892) akabinde Bahriye Mimarı Yanko Bey’in delaleti (yol göstermesi) ile Zonguldak havalisine Fransızlar yerleşmişler ve el’an (o anda) çalışıyorlardı. Diğer sahayı da İtalyanlara verdiğimiz takdirde, bu Ereğli havzası da tamamen elimizden çıkmış addolunabilirdi. … Meşhur Nafıa Nazırı Hallaçyan’ın orada havai hatla işler bir ocağı vardır. … İtalyanların Hallaçyan’la müzakerede oldukları haberini alıyorum.  Aynı zamanda İtalyanlar Ereğli Limanının imtiyazını almak için de uğraşıyorlardı. … Ben sermayenin düşmanı değilim ve yalnız memleketimize maksadı siyasiye ile gelenlerin bilaistisna (istisnasız, ayrım yapmadan) düşmanıyım. (Bravo sesleri) ” 

    Emin Bey (Eskişehir) (Emin Sazak, toprak ağası ve tüccar.) “-… bir aralık bunaldık, hükümet Bolşevik mi oluyor dedik? Acaba hükümet komünistleri kendisi mi icat ediyor? Dedik. … Komünist yağmacıları mı oluyor? Dedik. Efendiler ben mebus isem de köylü gibi söyleyeceğim. Şimdi efendiler bir şey telkin edilmeye başlanıldı. Hükümete mi hücum ediyorsun? Bu muhalif bir vaziyet gibi gösteriliyor. Bendeniz bu Meclis’te en muhalif görünenleri tetkik ediyorum; ruhlarında mücadelatı milliyenin (milli mücadelenin) idamesinden (sürdürülmesinden) başka bir fikir taşıyan yoktur. Bu hususta Hükümetin Reisi Muhteremi Paşa’nın nazarı dikkatlerini celp ederim (bu konuya çekerim).” 

    Fuat Bey (Çorum); “-Ne demek? Bunu anlayamadım? 

    Emin Bey Devamla; “-Paşa Hazretleri anlamıştır. Ben müteahhit falan değil 5-10 fakire bakan bir adamım… Bunun için rica ederim herkesin namusuyla oynanmasın. Celal Bey orman varidatı yükselmiştir dedi. Buna inanmıyorum. Çünkü bendeniz o cihetlerde bulundum ve orada onbeş senedir fabrika sahibiyim… bugün orada on tane fabrikayı kapattırmıştır.”  Sf.412  

    İktisat Vekâleti Vekili Mahmut Celal Bey (Saruhan); “-…Ormanlarda bizim memleketimizde 1288 (1862) tarihinden beri ıslahat yapılmak istenmiştir. … halkın yedinde (elinde) bulunan hususi baltalıklara, ormanlara tecavüz etmek istemiştir ve maksadı da ormanları heyeti umumiyesi ile (tamamen) miri (kamuya ait) olarak bulundurmak ve orman bekçileriyle ormanları tahtı muhafazaya (koruma altına) almak istemiştir. Fakat üç lira maaş vermek sureti ile yerli ahaliden intihap ettiği (seçtiği) orman bekçileri vasıtası ile şimdiye kadar hiçbir yerde ormanları bu suretle muhafaza etmeğe muvaffak olamamıştır.”  Sf. 413 

    (Hüseyin Avni Bey, İktisat Vekili Yusuf Kemal Bey idi. Celal Bey’de onun vekili idi. Yusuf Kemal Bey yurtdışı görevden geldi ve istifa edip Adliye Vekili oldu. Bir iktisat vekili seçmeliyiz, Celal Bey’in durumu zayıftır diyor.)

    Mustafa Kemal Paşa; “-Bu hususta bir teehhür (gecikme) varsa doğrudan doğruya bendenize aittir.” 

    (Paşa hemen bir aday belirleyelim seçimini yapalım diyor.) Sf.415

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 156, Celse: 3, – Sf. 415) kitabından birebir alınmıştır.