(Mesuliyet Mecmuasında ilk baskının ilk sahifesinde:)
“Kanaatimizce mesuliyetin (sorumluluğun) egemen olmadığı ülkelerde adalet te gerçekleşmez. Bir mülkün selameti hak’tan başka hiçbir hatır ve gönül tanımaz. … Her devlet dünyayı kendisine miras kalmış bir malikâne, bütün insanlığı mevhup köle görmek ihtirasına (aşırı hırsına) tutulmuştur. Biz, tek başımıza kalsak ta, ağlanacak halimize gülmemeye karar verdik. Gücümüz, kuvvetimiz yettiği, sayılı nefeslerimiz yettiği derece, bu memlekette, hem millet hem de bütün insanlığa karşı sorumluluk ilkesinin kir ve törpü tutmaz (aşındırılmaz) bir inanç olmasına çalışacağız.”
(Babam aynı sayıda:) “CHP 23 yıldır memleketi muhalefetsiz, çiftliği gibi sömürmüştür. Halkın yardımını ve bütçenin yardımlarını tamamen parti yararına toplamış, halkın yararına en ufak bir yetki düzenlemesine gerek görmemiş, nahiyelerde, vilâyetlerde Esas Teşkilat Kanunu (Teşkilatı Esasiye Kanunu, anayasa) hükümlerini uygulamamış ve sıkı merkeziyetle memleketi emmiştir. İkinci cihan harbinde halkı ikiye ayırarak bir kısmına dar gelirliler bir kısmına da bol gelirliler demiş, altında dört otomobili olan Hükûmet Başkanını dar gelirli ve köylü Mehmet Dayıyı bol gelirli saymış. Türkiye’nin hâkimi kimdir? Köylüler. Yirmi üç senedir piyasaya sürülen bu sahte vecizelerin bugün maskesi kalkmıştır. Yalan, hile, baskı esasları üzerine kurulmuş, cebbar yönetimlerin sonucu ayaklar altına serilmektedir. .. Bu vesile ile bir şey sormak istiyorum: Halk Partisi’nin (CHP’nin) serveti nedir? Bu parayı kim buldu? Nereden buldu?“
(Bu dergi iki sayı çıktıktan sonra şu yazı çıktı:)
“Sıkıyönetim Komutanlığından alınan 24.7.1946 tarihli duyurunun bir örneği ektedir. …. bazı gazetelerin özellikle seçim sonuçları hakkında vatandaşları kuşkuya düşürücü ve bu yüzden memleketin huzurunu sarsıcı ağır yayına devam ettiği görülmektedir. Sıkıyönetim bölgesinde bu gibi tahriklerin devamına izin verilmeyeceği ve bunun gibi yazılara karşı, Sıkıyönetim Komutanlığınca hareket gereği duyurulur.” Babam olağanüstü duyuruyu yayınlayacağına dergiyi tatil etmeyi tercih etti.”
Alıntı: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş (Berksoy Yayınevi 1952 -s. 23, 24) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın