Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

BAKKAL’IN NOTU (2007): Evrenin kanunlarını anlamaya çalışan Termodinamik bilimi, sıcaklığın dinamiğini inceler. Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası; “Eğer iki sistem birbiriyle etkileşim içerisinde iken, aralarında ısı veya madde alışverişi olmuyorsa bu sistemler dengededir” der. Cisimlerde sıcaklık, elektronların titreşimi ve birbirlerine çarpmaları sonucu oluşur. Elektronları daha çok titreşen cisimler diğerlerine göre daha sıcak cisimlerdir. Öte yandan elektronlar titreşirken birbirlerine çarptıkları için daha çok titreşmek durumunda kalmalarına karşılık, öte yandan da normal enerji seviyelerine, yani normal titreşim durumlarına dönmek isterler. Soğuk ve sıcak cisimler temas ettirildiğinde, sıcak cisimlerin elektronları yavaşlamak istediklerinden kendileri gibi sıcak ve yüksek titreşimli elektronlara değil de, daha yavaş titreşen soğuk cismin elektronlarına çarparak yavaşlamaya başlarlar, soğuk cismin elektronlarını da daha fazla hızlandırmış olurlar. Bu şekilde ısı sıcak cisimden soğuk cisme geçer. Termodinamiğin Birinci Yasası; Enerji yoktan var edilemez, vardan yok edilemez, sadece şekil değiştirir. Termodinamiğin İkinci Yasası; Buna tersinmezlik ve entropi yasası da denilebilir. Evrende kendi haline, doğal şartlara bırakılan tüm sistemlerin zamanla doğru orantılı olarak, düzensizliğe, dağınıklığa ve bozulmaya gideceğini söyler. Demek ki evren kendi haline bırakılmış bir sistem olsaydı, sonu olacaktı. O halde bir yaratıcının olması gerekiyor. Bu kanunu biraz daha açmak gerekiyor; Bir ısı kaynağından bir miktar ısı çekip bir iş elde etmek istersek, çektiğimiz ısıya eşit miktarda iş elde edemeyiz. Bu, tabiat olaylarının, tersinmez, yani kayıpsız geri dönemez olduğunu gösterir.   Bir sisteme dışarıdan bir enerji verilmediği sürece, sistemdeki düzenlilik düzensizliğe, düzensizlik de kaosa dönüşür. Tabiat düzensizliğe meyillidir. Tabiattaki olaylar tersinmezdir. Buna en güzel örnek; devrilen kitabı düzeltmek için, devirirken harcanan enerjiden daha fazla enerji harcamak gerekir. Çünkü kitabı devirirken uygulanan enerji; Kinetik enerji+ Potansiyel enerjidir. Bu kitabın devrilmesi ve düzeltilmesine bir sistem diyecek olursak, bu sistemin düzensiz olduğu görülür. Kitap düşerken, yerçekimi dolayısı ile düşmesi ona potansiyel enerji verir, bizim onu itmemiz ise bir kinetik enerji verir. Kitabın devrilmesi sırasında kitap yere çarparak, potansiyel enerjisinin bir miktarını ısı enerjisine dönüştürmüştür. Kitabı geri getirirken, düzeltirken, daha fazla enerji vermek gerekecektir. Bunun gibi tersinmez olaylar sonucunda tabiattaki entropi artmakta ve entropi arttıkça da düzensizlik artmaktadır. Kabaca entropi; bir sistemin düzensizliğinin ölçüsüdür. Bir sistemdeki düzensizlik arttıkça sistemin entropisi de artar, sistemin iş verme kabiliyeti de azalır. Sonuçta bir sistem olan evren, sonsuz da var olmuş ise bu durumda şimdiye kadar bütün fiziki olayların durduğu, kaos , yani bir diğer deyişle kıyamet olması gerekmez miydi ?. Bence sonsuz büyüklük yoktur ama hesaplamalarımızda ve kurgulamalarımızda sonsuzluğu bir kabul olarak alabiliriz.

Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi 1, Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1976, 2.Baskı, Sf. 37, 38) kitabından alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın