BAKKAL’IN NOTU (1992): Ethem Bey’in birlikleri Gediz’de saldırıya geçen Yunan birlikleri ile savaş durumunda. İsmet Paşa ise birliklerini almış Kütahya’dan Ethem’in üstüne geliyorlar. Ethem anlaşma yolu arıyor. Ankara askerlerine bir tek kurşun atmıyor. Sonunda bir kısım Alay Komutanlarına şu konuşmayı yapıyor: “Ankara’ya gönderdikleri İstanbul kurulunun (Salih ve İzzet Paşaların) açık konuşmaları ile de Yunanlıların aczi meydana çıkmıştı. Ne var ki bu kurulun Ankara’daki teması önlenmiştir. … Arkadaşlar! Kuvve-i Seyyareyi (seyyar kuvvetler, Ethem Bey’in paralı askerleri) bu acıklı duruma benim temiz yürekliliğim ve içten düşüncelerimle ben düşürdüm!” diyor. Bu konuşmadan sonra on subayı kendisi ile birlikte kalıyor, dört subay ve erleri silahlarını bırakmak koşulu ile serbest bırakılıyor. İstanbul heyetinin esir alınmasının sebebi anlaşıldı. Ethem’in başarısının yayılmaması. Ve çarçabuk Ethem ortadan kaldırıldı, ortadan çekildi! Ethem Bey’in imhası sırasında yani Aralık 1920 ile Ocak 1921 arasında Yunanistan da kaynıyor, Hükümetleri zor durumda. Yunan saldırısından iki gün önce İsmet Paşa, Çerkez Ethem’e saldırıyor. Havadan bildiri atıyorlar, ilk defa “Çerkez Ethem” sözünü kullanıyorlar. Ethem Bey, Saruhan Mebusu Reşat Bey ve Binbaşı Aziz Bey’i İsmet Paşa’ya arabulucu gönderdi: “Kardeş kuvvetler arasında dökülecek olan kanlar iki taraf için ihanet olacağı gibi, karşımızda durumu çok sarsılmış düşmanlarımıza fırsat ve yeniden can vereceğini, söyleyiniz. İsmet Bey’e son selamımı söyleyiniz, insafa çağırınız.” İsmet Bey bunları Ankara’ya gönderdi. Ethem Bey iki adamını Yunan komutanına göndererek Ateşkes antlaşması yolunu da aradı. Dört günlük ateşkes sağlandı. Hasan İzzettin Dinamo’ya göre, Çerkez Ethem, İsmet Paşa güçlerine karşı savaş açtı, onları bozguna uğrattı. .. Bu sırada Yunan uçakları Kütahya’ya çekilen 8. ve 11. tümenler üzerine birkaç bomba da attı. Bu olay Yunanlıların Kuvve-i Seyyare ile el ele çalıştıkları duygusunu yaratmak içindi. Ethem Bey Bolşevik Taburu Komutanı Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’e şu emrini verdi. “Bozulan İsmet Bey birliklerini izleyerek Kütahya’ya doğru ilerliyorum. Fakat Yunanlıların aramızdaki bu çekişmeyi fırsat sayarak, yararlanmaları ihtimali çoktur…. Eğer herhangi bir yandan ve özellikle Gediz’e doğru ateşkes hükümlerini bozan bir saldırı karşısında kalırsanız, tereddütsüz silahla karşı koymak ile görevlisiniz.” Çatışmanın üçüncü gününde… İsmet tam yenilmek üzere iken Refet Bey yardımına koşuyor. Ethem Bey güçlerini arkadan vurmaya çalışan Refet Bey’i Ethem Bey çok fena yendi, Refet Paşa evrak çantasını da bırakarak kaçtı… Bu sırada İsmail Hakkı Bey’den Ethem’e bir haber geliyor: ” …Yunanlılar, bize gelen doğru haberlere ve keşiflerimize göre saldırı amacıyla hazırlıklarda bulunmaktadırlar. Hatta şimdi Uşak’taki bir casusumuzun verdiği habere göre Yunan birliklerinin Uşak’ın Doğu yönünden Dumlupınar ve Afyon yönüne doğru saldırıya geçmiş ve ilerlemekte oldukları ….” Ethem Bey bu haber üzerine kardeşi ve Komutanları ile bir toplantı yapıyor. Üstün durumda olmalarına rağmen, tam bir vatanseverlik örneği gösterip, İsmet Bey güçlerinin arkasını bırakıp, Kuvve-i seyyareyi yine Gediz’e çekmeye karar vererek hemen o gece bunu uygulamaya başladı. Dördüncü gün Ethem Bey’in birlikleri Yunan ile savaşıyor. İsmet Paşa ise Ethem’i izliyor. .. Daha sonra İsmet de ağırlığını Yunan’a kaydırıyor. Bu sırada Refet Bey kuvvetleri de Ethem’i kovalıyor. Reşit Bey (Ethem’in ağabeyi) Yunan karargâhında, bir sığınma Protokolü yapılıyor. Ethem, Refet Birliklerinin üzerine top atışı yapılmasına mani oluyor. Ethem Bey in kardeşi Tevfik Bey Yunan’a sığınıyor. Ethem Kardeşlerine son notunu yazıyor: “Yunanlılarla yaptığımız sığınma Protokolü nefsime çok ağır geldiğinden dolayı sizin arkanızdan gelmeyeceğim. Beni bağışlayınız. Kuvve-i Seyyare Subay ve eratlarını bıraktım. Hepsini dağıttıktan sonra ben de karargâhımla bilinmeyen bir yana doğru Tanrıya sığınarak gidiyorum.”
Alıntı: Kutsal İsyan V – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 329 ile 346 arası) kitabından notlar alınmıştır.
Yorum bırakın