Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“1 Mayıs 1922’de Aşiret Alaylarının (1) ve dolayısı ile Kürtlerin ıslahı (iyileştirilmeleri) için düşündüğüm şeyleri, Aşiret reisleri kumandanı Sabri Bey ve kurmaylarımla (Komutanın askeri danışmanları, yakın çalışma arkadaşları) görüştüm. Düşündüklerimi uygun buldular. 12 Yaşından küçük yetenekli çocukları gece yatılı okullara almak, bu işsiz insanlara iş bulmak, (ziraat birlikleri, yol yapım birlikleri gibi). Aşiret Alayları barış zamanı tarım müfrezeleri (birlikleri) haline dönüştürülebilirler. Şeyhler, üniversite mezunu aydın Türk hocaları ile değiştirilmeli, tabii ki Kürtçe bilmeleri şarttır. Önemli merkez ve güzergâhlar (yol boyları) Türk unsuru ile güçlendirilmeli. Van gölü etrafındakiler de dâhil bütün Aşiret teşkilatını esasen mümkün olduğu kadar küçük parçalara ayırmıştım. Sıkı kontrol ve sürekli propaganda ile Kürtlerin Türklük topluluğundan ayrı bir unsur olmadıklarını ve Kürtlük meselesi diye yapılan işlerin, Büyük Ermeni Yurdu kurulması ile Kürtleri yok etmek için yapıldığını anlatıyordum. Fakat Doğu’da bir Genel Müfettişlik (Birkaç Vilâyetin bağlı olduğu bir çeşit eyalet gibi bir idari yöntem) kurularak, uygulanabilir bir program ile uzun yıllar uğraşılmasının gerektiği görülüyordu. Aksi halde, her devlet şubesi ve hatta her Vali ve memur, kendi aklınca işler görecek, işler, şimdiye kadar olduğu gibi, yine İstanbul zihniyeti ve İstanbul bilgisi ile idare olunacaktır ki, bunun sonucu, yapmak değil yıkmak olacaktır. Maliyeti ise tabii ki Kürt ve Türk kanı ile parasıdır. (2)

… 1922 yılı sonunda Ankara’ya geldiğim zaman, ne Doğu’ya ne de Kürtlüğe dair hiç kimsede değil bilgi, düşünmeye kararlılık bile görmedim. Verdiğim raporları tekrar yazdım, sözlü olarak da ilgililere gerektiği gibi anlattım fakat dinletemedim ve sonuç korktuğum gibi oldu. Kürt ve Türk kanı boşuna döküldü. Gurur, inat, korku gibi başarının doğurduğu zararlı ürünler gerçeği kapattı.”

Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 1059, 1060) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (2007): Hamidiye Alayları da denilir. Abdülhamid’in, Kürtlerin devlete bağlılığını arttırmak ve Ermenistan fikrine karşı Ermenileri Kürtlere kırdırmak için oluşturduğu, okullu olmayan askeri birliklerdir.

BAKKAL’IN YORUMU (2) (2007): Karabekir Paşa endişesinde haklı çıkmıştır. Ama reçetesi, asimilasyon ve Kürt halkına güvenmeme üzerine yapılmış teşhisin sonucudur. Türk bürokrasisi, özellikle askeri bürokrasi, 1906 Arnavutluk isyanından beri, tüm farklı unsurlardan korkmaya başlamış, onları potansiyel ayrılıkçı görmüştür. Bunları daha iyi idare etmek, daha adil davranmak ve onlara gelecekle ilgili umut vermek yerine, onları da bize benzetmek gibi zor ve insanlık dışı bir yolu seçmişlerdir. Abdülhamid’in şu sözü çok önemlidir: “Hiçbir kavim, bağlı olduğu ülke zayıflarsa, rahat durmaz.”

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın