“Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında işlem yapmayı ve durumu TBMM’ye bildirmeyi kararlaştırdı. Ve Kâzım Karabekir’in yeniden tutuklanması için emir verildi. Mustafa Kemal, Kılıç Ali Bey’i (Kel Ali, Altemur Kılıç’ın babası, dalkavuk, tetikçi) çağırtarak görüştü, Ankara’da bulunan İsmet Paşa’ya, davranışının İstiklâl Mehâkimi Kanunu’na aykırı olduğuna dikkatini çekerek, İzmir’e gelerek İstiklâl Mahkemesi üyeleri ile görüşmesini ve durumun düzeltilmesini istedi. İsmet Paşa 20.6.1926 günü (güya Bayram dolayısı ile geliyor. 1993) İzmir’e geldi. Mustafa Kemal’in ısrarı ile Mahkeme üyeleri ile birlikte İsmet’i karşıladılar. İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesini ziyarete gitti, Kâzım Karabekir’in tutuklanmasını da uygun buldu. 22.6.1926 günü istiklâl Mahkemesine verdiği yazı ile: “Meclis tarafından İstiklâl Mahkemesi’ne verilmiş olan yetkilerin yerinde olduğunu anladığını.. Mahkemenin yaptığı çalışmaların, Türk Milleti için .. bir adalet örneği olacağına inandığını” belirtti. (1) (TBMM Arşivi, T-3 Dosya 316) Atatürk’ün araya girmesi ile İstiklâl Mahkemesi ile İsmet Paşa arasındaki çıkabilecek çatışma önlendi. Ankara’da Kâzım Karabekir ve İstanbul’da Ali Fuat Cebesoy tutuklanarak İzmir’e yollandı. 23.6.1926 tarihli The Times gazetesi Mustafa Kemal’i diktatör olarak gösteriyordu.”
Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 334, 335) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1993): Yine aynı gün, İsmet Paşa Mahkemenin uygulamalarını övücü bir açıklamalar yaparak Mahkemenin, hışmından kendisini koruyor, koltuğunu koruyor, ama silah arkadaşlarını idam sehpasına sürüyor.
Yorum bırakın