Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Ayrıca Elçiliklere yazdığımız muhtıranın (siyasi ihtar yazı) sureti de şudur;

“..Sekiz ay önce kapatılmış olan Millet Meclisimiz, Kanun-i Esasi (anayasa) gereğince, dört ay içerisinde yeniden toplanması gerektiği halde, .. hâlâ toplanamamıştır. Bu vaziyet (durum) üzerine harekâtı ile icraatında hiçbir fikri meşruiyet (haklılık) kalmayan Ferit Paşa kabinesi (hükümeti), genel nefret karşısında zulüm ve şiddetle payidar olabilmek ve siyaseti ortadan kaldırmak için Müslüman halkları birbirleriyle kırıma yöneltmek istemişse de bu girişime ait belge milletin eline geçerek memleketin genel emniyeti zarar görmekten kurtulmuştur. .. mevcut Hükûmetin Versay Konferansına gönderdiği delege heyeti, sırf milli emelleri temsil eden bir hükûmet tarafından gönderilmiş olmadığından dolayı bir ehli hibre (haberdar kişi, bilirkişi) telakki edilmiştir. Binaenaleyh (bundan dolayıdır ki) sulhun kararlaştırılması da ancak millete dayanan bir Osmanlı Kabinesi kurulması ile kabil (mümkün) olabilir. Bu suretle, gerek milletimizin ve gerekse Avrupa ve Amerika’nın gelecekteki yüksek yararlarınızı bilmekte olan mevcut milli heyetimizin, asayişin (iç güvenliğin) halli dışında hiçbir fikre dayanmadığını ve genel emniyeti bozacak hiçbir olay ortaya çıkmayacağını ve bütün anlamı ile ıslah edici bir hatt-ı hareket (hareket yolu) takip edileceğini … arz ederiz.

                                                     Sivas’ta mün’akit (akdedilmiş) Umumi Kongre Heyeti.” (1)

Trabzon, Kastamonu, Konya Valileri başta olmak üzere bazı memurlar da bu işlere karşı çıkıyorlar. Ve “Biz yasal ve kurulu devletin temsilcileriyiz. Heyet-i Temsiliye ne demek? Bunlar Padişah ve Hükûmetin gözünde birer asi ve şaki (eşkıya) olmaktan başka hukuki bir duruma sahip olmayan insanlardır. Hükûmetin acz (çaresizlik) ve zaafından (zayıflığından), memleketin içindeki sarsıntı ve dağınıklıktan yararlanarak meydanı boş buluyorlar.” diyorlar.” (2)

Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Milli Kurtuluşçular, emperyalistlere kendi devletlerini şikâyet ediyorlar ve burada manda için gerekenleri yaptık, yapacağız diyorlar. Biz sizin menfaatinizin neler olduğunu biliyoruz bir kusur işlemeyiz diyorlar ve bir siyasi fikrimiz, ideolojimiz yoktur, biz içeriyi sustururuz diyorlar ve bu davetlerini de arz ediyorlar. Çok önemli bir belge.

BAKKAL’IN NOTU (2) (1993): Bu muhtıraları İstanbul basını ve Belediyelere de duyuruyorlar. Ancak bu ihtilal deklarasyonlarından Kongredeki insanlar da endişelenmiş olacak ki, Mustafa Kemal’in önünü kesmeye gayret etmişler. Heyet bu yazılara imza koymaktan kaçınıyor, Kâzım Karabekir Paşa da bu işin başını kaşıyor. En sonunda Heyet-i Temsiliye namına (adına) Mustafa Kemal imzası uygun görülüyor.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın